WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/8028 E.  ,  2024/3626 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1194 E., 2020/1619 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun’un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;

Ziraat Bankasına ait ATM'lerin log kayıtlarına göre, sanıkların katılana ait bankamatik kartını zorla aldıktan sonra saat 21.54 sıralarında kartı, 1 numaralı ATM'de kullanmak suretiyle para çekmek istediklerinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245/1. maddesinde düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun, sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Katılanın beyanına göre, cep telefonu ve banka kartının kendisine iade edilmediği ve zararının da giderilmediği belirtilmiş ise de, kolluk tarafından düzenlenen 22.03.2016 tarihli olay, yakalama, üst arama, teslim tesellüm tutanağı içeriği ile tüm dosya kapsamına göre; sanıklar yakalanıp suça konu telefon ve bankamatik kartı sorulduğunda, sanık ...'ın, mağdura ait cep telefonunun, olay tarihinde üzerinde bulunan kot pantolonunun cebinde olabileceğini beyan etmesi üzerine, kolluk tarafından sanığın evinden temin edilen kot pantolonunun arka sol cebinde telefon bulunarak ele geçtiği; mağdura ait Ziraat Bankası banka kartının ise, sanık ...’un, kendi ikameti önünde düşmüş olabileceğini beyan etmesi üzerine kolluk tarafından sanığın ikametinin önünde bulunarak ele geçtiği, 22.03.2016 tarihli tutanak ile cep telefonu ve kartın mağdura teslim edildiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-3. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.