WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/8017 E.  ,  2024/3417 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1675 E., 2020/2528 K.
SUÇ : Konutta, geceleyin silahla yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ve 2020/47 Esas, 2020/195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a, d ve h) bendleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 58 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 10.12.2020 tarihli ve 2020/1675 Esas, 2020/2528 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Suç unsurlarının oluşmadığına,
Sanığın telefonu mal edinme kastı bulunmadığına,
Buna ilişkin cebir ve tehdit uygulamadığına,
Mağdurun şikayetinden vazgeçtiğine,
Kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ... ile mağdur ...'in olay tarihi öncesinde aralarında duygusal arkadaşlık bulunmakla birlikte sorunlar yaşadıkları, suç tarihinde saat 04.30 sıralarında alkollü bir şekilde mağdurun kalmış olduğu binaya gelen sanığın mağdurun kaldığı kattaki ahşap kapıyı kırarak açtıktan sonra mağdurun kapısını çaldığı, mağdurun kapıyı açması üzerine mağdurun kaldığı apart daireye giren sanık ile mağdurun tartışmaya başladıkları, tartışma sırasında sanığın mutfak bölümünden aldığı bıçağı mağdurun boğazına dayayıp, mağdurun kafasını koltuğunun altına sıkıştırdığı, çıkan sesler üzerine tanık S.K'nin gelip sanığa müdahale etmek istediği, bunun üzerine sanığın mağduru sürükleyip mağdurun cep telefonunu aldığı, tanığın polise haber vermek için ayrılması üzerine sanığın mağdura ait cep telefonu ile olay yerinden ayrıldığı, olaydan yaklaşık bir buçuk saat sonra sanığın kendiliğinden polis merkezine giderek mağdura ait telefonu polis merkezinde mağdura teslim ettiği kabul edilerek nitelikli yağma suçundan hüküm kurulmuştur.

2.Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dosya içerisinde mevcuttur.

3.Sanığın aşamalardaki ifadelerinde, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148/1. maddesi uyarınca, kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceği ya da mal varlığı bakımından böyle bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan "zor yoluyla hırsızlık" bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etme şeklinde tanımlanmıştır. Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan bir çok hukuki değeri korumaktadır.

Somut olaya gelince; mağdur ve sanığın eski sevgili oldukları, mağdurun beyanına göre olay tarihinde sanığın mağdurun yaşadığı yere giderek, mağdurun başkaları ile ilişkisi olduğu düşüncesiyle kıskançlık nedeniyle tartıştığı, sanığın öfkeyle mağdurun boğazına önce bıçak dayayıp tehdit ettiği, sonrada yerlerde sürüklediği ve mağdurun cep telefonunu alıp ayrıldığı, aynı gün telefonu polis merkezinde mağdura teslim ettiği, daha sonraki aşamalarda mağdurun önceki beyanını değiştirerek, sanığın telefonunu zorla almadığını belirterek şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmıştır. Somut olay ve fiil, yağma suçunun manevi unsuru yönünden değerlendirildiğinde; sanığın, Kanun'un kabul ettiği anlamda yarar sağlama maksadıyla hareket etmediği, bu nedenle müsnet suçun manevi unsurunun oluşmadığı, sanığın cep telefonunu mal edinme ve kullanma amacı olmadan, oldukça kısa sayılan bir süre içerisinde kullanmadan aynen kolluk güçleri nezaretinde mağdura teslim ettiği dikkate alındığında, sanığın mağdurun cep telefonunu faydalanmak maksadı ile aldığı hususu sabit olmadığından, unsurları yönünden oluşmayan nitelikli yağma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, her ne kadar bıçakla yaralama suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilmiş ise de, ... protokol nolu Sağlık Raporunda ''15 mmlik çizgi şeklinde düzgün kenarlı yere paralel düzgün kenarlı cilt yaralanması'' tarif edilmekle, boğaza dayanan bıçağın kesi oluşturduğu, bu nedenle silahla kasten yaralama ve bu suçla birlikte işlendiği takdirde uzlaşmaya tabi olmayan geceleyin konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları yönünden gereğine tevessül edilmesinin gerekmesi bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 10.12.2020 tarihli ve 2020/1675 Esas, 2020/2528 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

13.03.2024 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Her ne kadar sayın çoğunluk tarafından, sanığın faydalanma kastı ile hareket etmediği, suç kastı olmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğinden bozma kararı verilmiş ise de; Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/47 Esas, 2020/195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a, d, h ve 168/1, 3. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 2020/1675 Esas, 2020/2528 sayılı kararının esastan reddine karar verilerek dosyanın dairemize geldiği,

Dosyanın incelemesinde; sanık ve mağdur beyanları, sabıka kaydı, dosya içindeki yağma olayının gerçekleştiği apartta sanık tarafından mala zarar verme yönünden düzenlenen tutanak, doktor raporları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın müşteki ile daha önce arkadaşlık yaptığı, olay günü gecesi saat 04.30 da müştekinin kaldığı yere gelerek kapıyı kırıp, müştekinin kapıyı açmasını istediği, daha sonra müştekiye hakaret edip mutfaktan aldığı bıçakla müştekinin yanına gelip zorla cep telefonunu aldığı, müştekinin bağırması üzerine apart sahibi S.K.'nin olay yerine geldiği ve bu olayı müşteki anlatımı gibi doğruladığı, bu sırada sanık olay yerinden ayrılınca emniyete haber verdikleri, emniyette sanığın müştekiyi araması üzerine emniyete bilahare geldiği ve telefonu orada iade ettiği yoksa sanığın kendiliğinden telefon iade etmesinin söz konusu olmadığı,

Buna göre sanığın yağma suçunu işlediği tüm delillerle açıkça anlaşıldığından her ne kadar çoğunluk tarafından cep telefonunun faydalanmak maksadı ile alınmasından bahsedilmiş ise de, kanunda faydalanma maksadı diye bir tabirin bulunmadığı, zilyetliğini ele geçirmesiyle suçun oluştuğu,

Bu halde suçun sabit olduğu anlaşıldığından, sanığın cezalandırılması yönündeki istinaf kararının onanması kanaatinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun bu yöndeki görüşüne katılmıyorum.