6. Ceza Dairesi 2022/8012 E. , 2024/3424 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/341 E., 2020/1122 K.
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 6 Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2017/239 Esas, 2018/527 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.09.2020 tarihli, 2019/341 Esas, 2020/1122 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılığınca tanzim olunan, 22.08.2022 tarihli ve 6-2021/5166 sayılı, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle
1. Suçun kabulü halinde 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki suçun oluşabileceğine,
2. Sanığa isnat edilen eylemin sübut bulmadığına,
3. Sanığın tutuklu bulunması nedeniyle zararı karşılayamadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihi olan 11.04.2017 günü saat 20.00 sıralarında katılan ...'in 10 yaşındaki erkek kardeşi ile fotokopi çekmek için dışarıya çıktığı, bu sırada öğretmeninin kendisini araması üzerine öğretmeni ile konuşmak amacıyla telefonunu çıkarıp konuşmaya başladığı esnada sanık ...'ın birden mağdurun konuşmakta olduğu telefonu çekmeye başladığı, mağdurun vermemek üzere direndiği, bir süre telefonu sanık çekiştirdiği halde buna karşı koyarak vermediği, ancak bu durumdan korkan arkasındaki kardeşinin çığlık atması üzerine bundan etkilenerek sanığa direnmekten vazgeçip telefonu sanığın çekerek aldığı, biraz ilerideki diğer iki sanığın içinde bulunduğu araca binerek sanığın uzaklaşmak suretiyle yağma suçunu işlediğinin ilk derece mahkemesi tarafından kabul edildiği anlaşılmıştır
2. Eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğine yönelik katılan ... ile diğer sanıklar ... ve ...'in beyanları dosya içerisinde yer almaktadır.
3. Katılan ...'in sanık ...'ı teşhisine dair 13.04.2017 tarihli canlı teşhis tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır.
4. Olaya ilişkin olarak düzenlenen 02.04.2017 tarihli olay tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır.
5. Suçun işlendiği Gaziantep ilinde olay tarihinde güneşin doğuş ve batış saatlerini gösterir çizelge dosya içerisinde yer almaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yağma suçunun oluşabilmesi için, suça konu malın, elinde bulunduran kişiden cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle alınması veya mağdurun malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınması gerekir. Dolayısıyla yağma suçunda mağdur, cebir veya tehdit kullanılması ve bunun sonucunda malın alınması, teslimi ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılmaktadır. Cebir veya tehdit, bir kimseyi, malını teslim etmeye veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak için yapılmalıdır. Cebir veya tehdidin bu amaçla ve bu şekilde yapılması, yağma suçunu, malvarlığına karşı işlenen diğer suçlardan ayırmaktadır.
Hırsızlık suçunun başlangıcından tamamlanıncaya kadar, zilyedin tasarruf olanağının kalkmasına kadarki aşamada kullanılan cebir veya tehdit, hırsızlığı yağmaya dönüştürür.
Tehdit ve cebrin malı, müştekinin hakimiyet alanından çıkarmaya yönelik olması gerekir. Sonra gerçekleşen cebir ve tehdit, eylemi yağmaya dönüştürmez.
Cebir ve tehdit, malın kendisine teslimine yada geri alınmasını engellemeye yönelik ise eylem yağmaya dönüşecek, tamamlandıktan sonra kendini kurtarmaya, olay yerinden kaçmaya yönelik ise tamamlanan hırsızlık ve ayrıca tehdit veya müessir fiil suçlarından ceza verilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; sanığın, katılanın elinde bulunan telefonu, cebir veya tehdit kullanmaksızın çekip almaya çalıştığı sırada katılanın telefonu bırakmadığı ve sanık ile katılanın kısa bir süre telefonu çekiştirdiği, devamında katılanın 10 yaşındaki kardeşinin çığlık atması üzerine katılanın telefonu çekmeyi bıraktığı ve sanığın telefonu alarak olay yerinde bulunan araca binerek kaçtığı şeklinde gerçekleşen olayda, 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen hırsızlık suçunun sübut bulduğu düşünülmeden, delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde yağma suçundan mahkûmiyet kararı verilen hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
2. Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamışıtır .
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.09.2020 tarihli ve 2019/341 Esas, 2020/1122 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!