6. Ceza Dairesi 2022/78 E. , 2023/10543 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2017 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. ... Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2018 tarihli ve 2017/612 Esas, 2018/468 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/3240 Esas 2019/329 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın cezalandırılmasını gerektiren her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü,
2. Kabul anlamına gelmemekle birlikte katılanın anlatımındaki sanığın eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu,
3. Değer azlığı hükümlerinin ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü katılan ...'nun okulunun önündeyken, mahalleden tanıdığı sanık ...'ın yanına gelerek katılandan para istediği, katılanın parası olmadığını söylemesi üzerine bu kez birini arayacağını söyleyerek cep telefonunu istediği, katılanın kullanması için General Mobile 5 plus marka cep telefonunu verdiği, ancak sanığın telefon konuşmasını bitirdikten sonra telefonu geri vermediği, sanık ile katılan arasında itişme olduğu, ardından sanığın katılanın direncini kırmak için bıçak gösterdiği, zararın karşılanmadığı anlaşılmıştır.
2. Katılanın, "sanığın katılanın direncini kırmak için bıçak gösterdiği ve cep telefonunu aldığı"na ilişkin tutarlı beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Sanık kollukta alınan savunmasında katılanın cep telefonunu rızasıyla kendisine konuşması için verdiğini, telefonu kaybettiği için yerine ikinci el başka bir cep telefonu teslim ettiğini belirtmiş, mahkemedeki savunmasında da katılanın cep telefonunu zorla almadığını belirterek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Sanığa eyleminin subutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanması ihtimaline binaen 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmıştır.
4. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun'un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ederek veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu, katılanın, "sanığın katılanın direncini kırmak için bıçak gösterdiği ve cep telefonunu aldığı"na ilişkin tutarlı beyanları, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar ve sanığın tevil yollu ikrar içeren savunması ile anlaşılmakla; sanık hakkında kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın katılandan bıçak tehdidiyle General Mobile 5 plus marka cep telefonunu aldığı olayda, suç tarihi olan 27.04.2017 itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığa verilen cezada değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi isabetli görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanığın yakalama ile savunmasının alınmış olması, sanığın sabıkalı oluşu, fiilden sonraki yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi isabetli görüldüğünden, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/3240 Esas 2019/329 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!