6. Ceza Dairesi 2022/7214 E. , 2023/11081 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/344E. 2022/75 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2015 tarihli ve 2015/153034 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi,43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli ve 2015/381 Esas, 2016/141 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine; sanık ... hakkında; 5237 sayılı Kanunun 86 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanık ... hakkında; 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli ve 2015/381 Esas, 2016/141 Karar sayılı kararının katılan ... vekili ve sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.09.2020 tarihli ve 2018/477 Esas, 2020/2759 Karar sayılı ilâmıyla;
"Oluşa ve dosya içeriğine göre; uzun süreden beri ısrarla talep ettiği halde sanıklarca sürekli oyalandığı için alacağını tahsil edemeyen katılanın, bu defa da olay günü arkadaşı müşteki ...’a ait araçla sanıklara ait işletmeye gittiği; sanıkların burada bulunmadıklarını öğrenmesi üzerine kendisine telefonla ulaştığı sanık ... ile karşılıklı hakaretlerle sonuçlanan bir görüşme yaptığı; kısa bir süre sonra bir işyeri çalışanı tarafından, sanık ...'in aşağıda kendilerini beklediğinin söylenmesi üzerine aşağıya inip park halindeki aracın yanına gittikleri, sanığın konuşma bahanesiyle yaptığı davet üzerine, sağ ön yolcu koltuğunda tanımadıkları bir şahıs oturan araca bindikleri, mağdurlar biner binmez, sanık ...’in camları ve kapısını kapattığı aracı hızla hareket ettirip katılana; "Sen bizi çok bunalttın, senin ananı avradını sinkaf edeceğim" diyerek hakaret ettiği ve biraz ileride, ellerinde sopalarla bekleyen sanık ... ve beraberinde mağdurlarca tanınmayan bir kişinin bulunduğu yerde aracı durdurduğu; müşteki ...’in, hızla duran araçtan inerek kaçtığı, araç içinde kalan mağdur ...’ı elleriyle darp eden sanık ...’in, katılanın pantolonunun cebinde bulunan 840 TL parasını aldığı, ardından zorla araçtan indirilen katılanı bu sefer sanık ... ve yanındaki şahsın da sopalarla darp ettikleri olayda; sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde tamamlanmış yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgı sonucu, genel geçişli ifadelere yer vermek suretiyle yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
2- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun mağdur sayısınca oluştuğu düşünülmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Kabule göre de; 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde yapılan değişikliğin, karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu",
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2020/344 Esas, 2022/75 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... ve ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Müştekinin beyanlarının çelişkili ve gerçeği yansıtmadığına
2. Sanıkların atılı suçu işlemediğine
3. Müştekinin ve tanık İ.T.'nin bozma sonrası beyanlarına itibar edilmediğine
4. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine
5. Yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına
6. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur ...'ın suç tarihinden önce sanıklara borç verdiği ve alacağının bulunduğu, sanıkların bu borcu ödememeleri üzerine suç tarihinde arkadaşı katılan ...'la birlikte sanıklara ait işletmeye gittiği; sanıkların burada bulunmadıklarını öğrenmesi üzerine sanık ...'i telefonla aradığı, sanık ... ile karşılıklı hakaretlerle sonuçlanan bir görüşme yaptığı; kısa bir süre sonra bir işyeri çalışanı tarafından, sanık ...'in aşağıda kendilerini beklediğinin söylenmesi üzerine aşağıya inip park halindeki aracın yanına gittikleri, sanığın konuşma bahanesiyle yaptığı davet üzerine, sağ ön yolcu koltuğunda tanımadıkları bir şahıs oturan araca bindikleri, mağdurların araca biner binmez, sanık ...’in camları ve kapısını kapattığı aracı hızla hareket ettirip mağdur ...'a; "Sen bizi çok bunalttın, senin ananı avradını sinkaf edeceğim" diyerek hakaret ettiği ve biraz ileride, ellerinde sopalarla bekleyen sanık ... ve beraberinde mağdurlarca tanınmayan bir kişinin bulunduğu yerde aracı durdurduğu; katılan ...’in, hızla duran araçtan inerek kaçtığı, sanık ...'in araç içinde kalan mağdur ...’ı elleriyle darp ettiği ve mağdurun pantolonunun cebinde bulunan 840,00 TL parasını aldığı, ardından zorla araçtan indirilen mağdurun bu sefer sanık ... ve yanındaki şahsın da sopalarla darp ettikleri anlaşılmıştır.
2. Sanıklar aşamalarda inkar içeren savunmalarda bulunmuştur.
3. Katılan ve mağdur bozma öncesi beyanlarında istikrarlı ve oluşa uygun beyanlarda bulunmuştur.
4. Mağdur ... ve katılan Enginin basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte yaralandığına ilişkin doktor raporu bulunmaktadır.
5. Zarar giderimine ilişkin 21.09.2021 tairhli ptt dekontu dosyaya sunulmuştur.
6. Olay anına ilişkin görüntüleri içeren dvdye yönelik 29.02.2016 tarihli bilirkişi raporu mevcuttur.
7. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına kısmen uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Mağdur ...'ın Beyanlarının Çelişkili ve Gerçeği Yansıtmadığına, Sanıkların Atılı Suçu İşlemediğine, Yağma ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Yasal Unsurlarının Oluşmadığına ve Haksız Tahrik Hükümlerine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılan ... ile mağdur ...'ın beyanları, katılan beyanı ile uyumlu adlî muayene raporları, bilirkişi raporu ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanıkların eylemlerinin sabit olduğu belirlendiği, haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Mağdur ...'ın Bozma Sonrası Beyanlarına İtibar Edilmesi Gerektiğine,
Tüm dosya kapsamına göre mağdur ...'ın sıcağı sıcağına alınan beyanı ile soruşturma ve bozma öncesinde kovuşturma aşamasında vermiş olduğu birbirleriyle uyumlu ve benzer nitelikteki beyanları olayın akışına uygun olup, sonradan sanığı suçtan kurtarmak amacıyla değiştirmiş olduğu bozma sonrasında vermiş olduğu beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği kanaatine varılmakla bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Vesaire yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Mağdur ...'ın 25.02.2021 tarihli duruşmada sanıklardan davacı ve şikâyetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini beyan etmesi üzerine katılma kararının kaldırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar yönünden katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “Sanıklardan eşit olarak” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde C paragrafında (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2020/344 Esas, 2022/75 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından yargılama gideri ile ilgili kısım çıkarılarak yerine “Sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı; ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmalarına” ibaresinin eklenmesine ve hüküm fıkrasından "Katılan ... kendisini duruşmada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10.250 TL vekalet ücretinin sanıklardan alınarak katılana verilmesine," ilişkin bölümün çıkartılarak hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!