WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/7201 E.  ,  2024/2770 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/980 E., 2022/734 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/5343 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında, nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi gereğince kamu davası açılmıştır.

B. Mersin 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/146 Esas, 2021/119 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli yağma suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

C. Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/980 Esas, 2022/734 Karar sayılı kararıyla; sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik inceleme ile karar verildiğine,
2. Alt sınırdan hüküm kurulması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde sanığın saat 13.30 da katılanın evine giderek elinde bulunan bıçak ile katılandan zorla para istediği, katılanın para vermemesi üzerine sanığın sinirlenerek elindeki bıçak ile katılanın evinde bulunan koltukları kestiği ve yine televizyonu vurarak yere düşürdüğü ayrıca mutfak dolabının camlarını kırarak katılanın ikametinden ayrıldığı anlaşılmıştır.

2. Kolluk tarafından düzenlenen olay yerine ait koltuğun kesildiği, mobilyanın çizildiği, mutfak dolap camının kırıldığının gözüktüğü fotoğraflar dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

4. Sanığın tüm aşamalarda, olay günü katılan ile tartıştıklarını ve evdeki bir kısım eşyalara zarar verdiğini, kesinlikle zorla para istemediğini belirttiği savunması dava dosyasında mevcuttur.

5. Olaydan sonra sanık ve katılan arasında mesajlaşmalar dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerde kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Oluş ve dosya içeriğine göre; sanık ile katılan arasında ayrılmaları sebebiyle husumet bulunduğu, daha önceden aralarında alacak verecek meselesi olduğu, olayı gören tanığın bulunmadığı, dosyaya sunulan suç tarihinden sonra aralarındaki mesajlaşmalarda katılanın evine zarar vermesi dışında zorla para istendiğine dair bir mesaj bulunmadığı, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında katılan ile aralarında tartıştıklarını sinirlendiği için evdeki eşyalara zarar verdiğini ancak kesinlikle zorla para istemediğini belirtmesi karşısında katılanın ifadesinin doğrulanmadığı anlaşılmakla, sanığın bu olayı gerçekleştirdiğine dair hükümlülüğüne yeterli, kesin ve inandırıcı hukuka uygun kanıtlar bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi, hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/980 Esas, 2022/734 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

29.02.2024 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Her ne kadar çoğunluk tarafından sanığın suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğinden bozma kararı verilmiş ise de;

Dosyanın incelemesinde sanık savunması, katılan anlatımı ve özellikle tanık Z.'nin beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın olay günü gündüz vakti saat 13.30 da mağdurun evine giderek, bıçak çekip, mağdurdan zorla para istediği, daha önceleri de borç adı altında mağdurdan para aldığı ve aldığı paraları iade etmediği, sanığın daha önce aldığı paraları iade etmediğini kabul ettiği, olay günü mağdurun para vermemesi üzerine dosya içindeki resimlerden ve sanığın da kabul ettiği şekilde mağdurun koltuklarını kestiği, mutfak dolabını kırdığı, televizyonuna zarar verdiği anlaşılmakla, sanığın yağma suçunu gerçekleştirdiği sabit olduğundan, daha önce yağma, tehdit ve hakaret suçlarından sabıkalı oluşu, kişiliği ve olayın özellikleri de birlikte değerlendirildiğinde sanığın yağma suçundan cezalandırılmasına yönelik Mersin 10. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ve bu kararın Adana Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine dair kararının doğru olduğu, kararın onanması gerektiği,

Buna göre sanığın cezalandırılması gerektiği kanaatinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun bu yöndeki görüşüne katılmıyorum.