WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/7140 E.  ,  2024/3444 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/306 E., 2022/12 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli yağmaya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

I- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Hükmolunan cezaların miktarları ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun)
286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca REDDİNE,

II- Sanıklar ..., ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk ... müdafii dilekçesinde; delil bulunmadığını, mağdur ve katılanın ifadelerinin çelişkili olduğunu, beraat kararı verilmesi gerektiğini, 62 nci maddenin uygulanması gerektiğini belirtmiş, sanık ... müdafii dilekçesinde; suçu işlemediğini, suç kastının bulunmadığını, eksik inceleme yapıldığını, delil bulunmadığını, beraat kararı verilmesi gerektiğini, 62 nci maddenin uygulanması gerektiğini, cezanın ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüş; sanık ... müdafii ise dilekçesinde özetle; katılanların ifadelerinin çelişkili olduğunu, delil bulunmadığını, aleyhe bozma yasağının çiğnendiğini belirtmiş; anılan temyiz dilekçelerindeki belirtilen sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun, mağdur sayısınca oluştuğu halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesi ile uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar ..., ... müdafiilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

III- Suça sürüklenen çocuk ..., sanıklar ..., ... hakkında nitelikli yağma suçundan ve nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümlerin incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçların sanıklar ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında ilk derece mahkemesince 17.11.2018 tarihinde verilen sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafilerince istinaf edilen hükümlerde nitelikli yağma suçundan; suça sürüklenen çocuk için 8 yıl hapis cezasının; sanıklar için ise 12 yıl hapis cezalarının 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca sanıklar ve suça sürüklenen çocuk lehine kazanılmış hak teşkil etmesi nedeniyle sonuç cezaların suça sürüklenen çocuk için 8 yıl hapis ve sanıklar için 12 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken, bu cezalar üzerinden cezalandırılmalarının infazda değerlendirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar ... ve ... müdafiileri ile suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, 05.01.2022 tarihli istinaf mahkemesinin hükmünün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümlerden kazanılmış hakla ilgili kısımlar çıkarılarak yerlerine; sanıklar hakkında her iki mağdura karşı işlenen nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin sonuna "5271 sayılı CMK'un 283/1 maddesi gereğince sanıklar hakkında daha ağır bir ceza verilemeyeceğinden sanıkların kazanılmış hakları gözetilerek sonuç cezalarının 12 yıl hapis cezası olarak belirlenip bu miktar üzerinden infaz edilmesine " suça sürüklenen çocuk hakkında her iki mağdura karşı işlenen nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin sonuna ise "5271 sayılı CMK'un 283/1 maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında daha ağır bir ceza verilemeyeceğinden suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç cezanın 8 yıl hapis cezası olarak belirlenip bu miktar üzerinden infaz edilmesine" cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.