WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/6102 E.  ,  2024/3345 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1150 E., 2022/1474 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. GEREKÇE
Mağdur beyanları, tanık beyanları, sanığın tevil yollu ikrar içeren savunması, olay yeri inceleme ve yakalama tutanağı gibi deliller karşısında, sanığın eylemlerinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafinin; sanık hakkında mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 30.05.2022 tarihli ve 2022/1150 Esas, 2022/1474 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

12.03.2024 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Dosya kapsamı ve soruşturma sırasında alınan beyanlardan mağdur ...’ın kardeşi ... ile ...’ın ortak iş yapmak amacıyla sanık ...’den değişik zamanlarda ...’in 25.000,00 TL, ...’ın 20.000,00 TL borçlu olacakları şeklinde paralar aldıkları, söz verdikleri zamanda borçlarını ödemedikleri, ...’in ...’ın aldığı paraya da kefil olduğu, sanıkla mağdur ve arkadaşını tanıştıran ...’ın sıkıştırması üzerine ...’in kardeşi ... para istediği ...’ın istenen parayı vermeyip, alacaklı ile görüşüp ek süre almayı teklif ettiği, bunun üzerine mağdur ..., ... ve ...’ın bir ofiste buluşup konuştukları, ek süre talebinin kabul edilmemesi üzerine olay yerine sanık ...’in çağrıldığı, ... de katıldığı konuşmalar sırasında ek süre talebi kabul edilmeyince sanık ...’in tehdit ederek mağdur ...’a kardeşi ... ve ortağı ...’ın borcu miktarı ile aynı değerde 25.000,00 TL ve 20.000,00 TL’lik iki senedi zorla imzalattığı olayda, ...’in daha önce verdiği borçları tahsil amacıyla hareket ettiği, borç miktarı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlığın bulunmadığı, görüşmeler sırasında ve öncesinde ...’in ...’a, ...’ın ise ... kefil olduğu anlaşılmıştır.

Açıklanan bu durum karşısında sanık ...’in Türk Ceza Kanunu’nun 150/1. maddesi kapsamında hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil gayesiyle hareket ettiği görüşünde olduğumuzdan çoğunluğun onama yönündeki kararına katılmıyoruz.