6. Ceza Dairesi 2022/5451 E. , 2023/15092 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/311 E., 2021/361 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
A. 02.12.2016 günlü ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 36 ncı maddesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi değiştirilerek;
"Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir...." şeklindeki düzenleme karşısında, yerel mahkemece verilen direnme kararı üzerine dosya Dairemize gönderilmekle;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun (Y.C.G.K.) süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,
c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak, suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir.
B. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Diğer temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ... ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...'in mağdurlar ... ve ...’ya ait cep telefonlarını üzerlerini arayarak ve mağdurları tehdit ederek aldıkları, telefonları inceledikleri ve daha sonra geri verdikleri, her iki olayda da mağdurların zilyetliğinin sona ermediği, sanıkların kanunun gerekçesinde belirtilen "alma" icra hareketini tamamlayarak neticeyi gerçekleştirmedikleri, bu nedenle sanığın bu iki olayda eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, hakkında tamamlanmış yağma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
Dosya kapsamına göre, olay günü mağdurların Çorlu ilçe merkezinde gezdikleri sırada sanık ...'ın mağdurlara hitaben "Gelin lan buraya" diyerek yanına çağırdığı mağdurların sanığın yanına gittiği, birlikte yürüdükleri sırada temyiz dışı suça sürüklenen çocuk Umut'un da yanlarına geldiği, mağdurları trafonun arkasına çağırmaları nedeniyle, hep birlikte trafonun arkasına gittikleri, suça sürüklenen çocuk Umut'un ele geçirilemeyen bıçağı üzerinden çıkararak mağdurlara gösterdiği, bu sırada sanık ...'ın mağdurların üzerini aradığı, mağdurlar Ayhan ve Muhammed Salih'in üzerinden çıkan telefonları eski olması nedeniyle mağdurlara iade ettikleri anlaşılmış olmakla, suça konu telefonların mağdurların hakimiyetinden çıkmasıyla suçun tamamlandığı, Dairemizin yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğu, nitekim Dairemizin 2016/7201 Esas, 2019/671 Karar sayılı bozma ilâmında da sanığın eyleminin her iki mağdura yönelik tamamlanmış yağma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği, yağma suçunun tamamlanmasından sonra sanığın telefonları mağdurlara geri verilmesinin 5237 sayılı Kanun'un 168/3-1. maddesindeki etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sanığın eyleminin yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğuna ilişkin sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!