6. Ceza Dairesi 2022/4797 E. , 2024/773 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/105 E., 2021/234 K.
Sanıklar haklarında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;
1. Olay tarihinde sanıkların katılanın yanına giderek sanık ...'in bir ev alacağını, işin uzmanı olarak katılanın eve bakmasını istedikleri ve ısrarcı oldukları; sanıkların ısrarı üzerine katılanın kendisini evden almalarını söylediği, sanık ...'in saat 20.00 dan sonra tek başına gelerek katılanı evinden aldığı, ev bakılacak inşaatın katılana ait olmadığı, sanık ...’in giderken bir yerde durup telefonla konuştuğu, biraz daha ilerledikten sonra sanık ... ve maskeli bir şahısın gelip arabanın arka koltuğuna oturdukları, önce ...'in sonra üçünün birlikte sanık ...'in ev alacağını, 200.000,00 TL paraya ihtiyacı olduğunu söyledikleri, maskeli şahsın arkadan katılanın sırtına silah dayamak suretiyle ''Senedi imzalayacaksın, hiçbir yere de şikayetçi olmayacaksın'' dediği, boş senet koçanını sanık ...'in çıkardığı, katılanın senedi imzaladığı, sonrasında maskeli şahsın araçtan indiği, sonrasında sanıklar ... ve Hamza'nın katılanı evine bıraktıklarının iddia edildiği olayda;
Her ne kadar Dairemizin 29.11.2018 tarihli ve 2016/2523 Esas, 2018/7448 Karar sayılı bozma ilamı üzerine katılana ait ticari defterlerin yaptırılan incelemesinde katılana ait şirkete ilişkin olarak işe giriş veya işten çıkış tarihlerinin bir çoğunun belli olmadığı ve sanıklara ait alacak-borç kaydı bulunmamış ise de; ülkemizde yapılan inşai faaliyetlerde alt taşeron işçisi çalıştırılması suretiyle yapılan işlerde işçi ve işveren arasında herhangi bir sözleşme yapılmaması, kayıt tutulmaması, SGK işe giriş-çıkış kayıtlarının eksik tutulması şeklinde ticari hayat içerisinde gelişen bir teamülün bulunduğu, sanıklar ile katılan arasında bulunduğu iddia edilen ticari ilişkide yazılı belge bulunmamasının ticari hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu sebeple tarafların iddialarının gerçekliğinin tespiti noktasında ispat bakımından tanık beyanlarının önem kazandığı ve özellikle irdelenmesi gerektiği, aşamalarda dinlenen tanıklar ... ve ...'nın katılan ve dosyamız tanığı ...'in beyanlarının aksine "İnşaat ustası olan sanık ...'in yanında çalıştıklarını, katılanın da ara sıra aynı anda diğer inşaatlarla birlikte işlerini yaptıklarını, sanık ...'in kendilerine çalışma ücretlerini vermediğinde sürekli alacağını katılan ...'den henüz almadığını söylediğini" beyan ettikleri, katılan ve tanık ...'in aşamalardaki beyanlarına göre sanıklar ile aralarında sadece katılanın kardeşi olan tanık ...'ten inşaat malzemesi alışverişi yapmaları sebebiyle tanışıklık bulunan ve fazla bir samimiyetleri bulunmayan katılanın akşam saatlerinde sadece müteahhit olması ve ev işlerinden iyi anlaması sebebiyle alacakları eve bakmaya gitmesinin hayatın olağan akışına uygun bir durum olmadığı da gözetildiğinde; öncelikle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilerek sanıkların eylemlerinin sübut bulup bulmadığının tespiti ile, eylemlerinin sübutu halinde ise taraflar arasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun)150/1. maddesi kapsamında hukuki bir alacak bulunup bulunmadığı da yöntemince irdelenerek ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek hangi tanık anlatımına hangi nedenlerle üstünlük tanındığı açıklanıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile sanıklar hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;
Sanıkların yağma suçunu 5237 sayılı Kanun'un 149/1-b bendine aykırı olarak yanlarındaki açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen maskeli şahıs ile birlikte gerçekleştirdikleri anlaşılmakla; anılan bendin uygulanması için faillerden birinin dahi kendisini tanınmayacak hale getirmesinin yeterli olması karşısında, tüm sanıklar haklarında 5237 sayılı Kanun'un 149/1 maddesinin (a), (c) ve (h) bentlerinin yanında (b) bendi ile de uygulama yapılması gerektiği gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!