6. Ceza Dairesi 2022/4730 E. , 2024/2513 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/220 E., 2020/1092 K.
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2018/130 Esas, 2018/283 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2019/220 Esas, 2020/1092 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
1. Usul ve yasaya aykırı kararın, eksik inceleme sonucu verildiğine ve gerekçesiz olduğuna,
2. Olay günü sanığın, suçun işlendiği işletmede dahi bulunmadığına,
3. Atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığından, "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi gereğince sanığın beraatine,
İlişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Haksız ve mesnetsiz olan kararın, sanık lehine bozulması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıklar ... ve ...'ın, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek mağdurların işlettikleri pastanenin, bedelsiz olarak kendilerine devrini sağlamak amacıyla eylemlerde bulundukları, buna göre sanık ...'nın olay günü işletmeye giderek mağdur ...'a hitaben, "neden baktın" diyerek ve bu bahanenin ardına sığınarak çıkardığı kavgada mağduru adli emanetin ... sırasına kayıtlı bıçakla vücudunun hayati önem arz etmeyen yerlerine vurmak suretiyle adli tıp kurumunun ... sayılı raporuyla tespit edildiği üzere, etkisi basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir ölçüde yaraladığı, aynı suçun icrası kapsamında bu olaydan sonra sanıkların devam eden birkaç gün boyunca, yanlarında başka kişiler de olduğu halde, bahse konu pastaneye yeniden gelerek, iş yeri içerisinde, mağdurlara hitaben, "burayı hiçbir şey almaksızın bize bırakacaksınız, yoksa sizi yaşatmayız" ve benzeri sözlerle tehdit ettiklerinin, kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Mağdur ...'ın yaralanmasını gösterir adli rapor, dava dosyasında mevcuttur.
3. Tanıklar F. A. ve A.T.'nin aşamalarda değişmeyen, mağdurların sıcağı sıcağına alınan beyanlarını destekleyen anlatımları, dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış ancak, "İddianamede iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan da sanığın cezalandırılması talep edildiği halde, bu suçla ilgili hükümde, olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği; her ne kadar ilk derece mahkemesince, gerekçeli kararda, gerekçede, bu hususa değinilmiş ise de; iş yerinde yağma suçu uygulandığından, ayrıca iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu, bu yağma suçunun unsuru olması nedeniyle ayrıca uygulanamayacağından hükümde, bununla ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, bu yönde hüküm kurulmamış ise de; iş yerinde yağma suçlarında, ayrıca bu suçun oluşmayacağı gözetilerek sonuca etkili görülmeyip bozma sebebi yapılmamıştır." şeklinde eleştiri yapılmıştır.
IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular başlığı altında yer alan (A) bendinde belirtildiği şekilde gerçekleşen olayda, mağdurlar ve tanıkların beyanları, sanıkların savunmaları, adli rapor ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği kabul edilmekle, sanıklar müdafilerince ileri sürülen temyiz nedenleri bakımından kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümlerde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2019/220 Esas, 2020/1092 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!