WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/4215 E.  ,  2024/3754 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/123 E., 2021/354 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I-) Sanıklar ... ve ... hakkında hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından; sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; sanık ... hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından; kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre, sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan ...'un temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, sanıklar ... ve ... hakkında hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla yağma ve nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından; sanıklar ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden oy birliği ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hüküm yönünde ise Sayın Başkan vekili ... ve Sayın Üye ...'un muhalefeti ile oy çokluğu ile;

II-) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
1. Katılan ...’dan olan alacağını tahsil etmek amacıyla sanık ...'in yakın ilişkide oldukları; akrabası ve ortağı olan sanık ... ve işçisi olan sanık ... ile birlikte hareket ederek katılanı darp ve tehdit etmek suretiyle zorla senetler imzalatttıklarının anlaşılması karşısında sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda (5237 sayılı Kanun) düzenlenen yağma suçunda daha az cezayı gerektiren hal başlıklı 150/1. maddesi delaletiyle kasten yaralama ve nitelikli tehdit suçlarını oluşturduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Sanıklar ... ve ...'ın, eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesi delaletiyle 86/1, 3-e ve 106/2-a-c maddelerinde tanımlanan kasten yaralama ve nitelikli tehdit suçlarının gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 2004 Ekim ayından karar tarihine kadar geçmiş bulunduğunun gözetilmemesi,

2. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.03.2012 tarihli ve 2011/241 Esas, 2012/114 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; 765 sayılı Yasa'nın 104 üncü maddesinde, 5237 sayılı Yasa'nın 67/2-d maddesinin aksine sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet hükmü verilmesinin zamanaşımını kesen sebepler arasında sayılmadığı dikkate alındığında; sanık ...’ın eylemine uyan ve zamanaşımı bakımından daha lehe hükümler içeren 765 sayılı TCK’nın 499/1. cümlesinde tanımlanan yağma suçunun aynı Yasa'nın 102/2. maddesinde öngörülen 15 yıllık olağan dava zamanaşımına bağlı olduğu ve sanığın sorgusunun yapıldığı 09.06.2005 tarihinden 23.11.2021 olan hüküm tarihine kadar başka bir kesme nedeni bulunmadığından, 104/2. maddesinde belirtilen 15 yıllık sürenin geçmiş bulunduğu gözetilmeden, sanık ... hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeni ile düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hüküm yönünden oy birliği ile sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümler yönünde ise Sayın Üye ...'ın muhalefeti ile oy çokluğu ile;

III-) Sanık ... hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelemesine gelince;
UYAP'tan alınan nüfus kaydına göre, sanık ...'un 19.12.2022 tarihinde öldüğünün anlaşılmış olması karşısında 5271 sayılı Kanun'un 223/8 ve 5237 sayılı Kanun'un 64/1. maddeleri uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunlululuk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... müdafilerinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 20.03.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

K A R Ş I O Y

Emekli İstihbarat Subayı olduğu anlaşılan sanık ... ...'in mağdura karşı fiili bir eyleminin olmadığı, eyleme sadece mağdurun yerinin bulunması amacıyla GSM verileri üzerinden teknik araştırma yaparak yardım ettiği, uzun bir süre çeşitli yerlerde zorla tutulan mağdurun bu süreçte zorla tutulduğu otelde, "sanık ...'i bir kez gördüm" şeklindeki beyanı da değerlendirilerek sanığın eyleminin TCK 39 kapsamında yağma suçuna yardım mahiyetinde olduğu görüşünde olduğumuzdan çoğunluğun onama yolundaki görüşüne katılmıyoruz.

K A R Ş I O Y

Sanıklar ... ve ... ile katılan ... arasında yurt dışından kredi bulma hususundan kaynaklanan alacak borç ilişkisinin bulunduğu, katılan ...'un sanıklara yurt dışından kredi temin edeceğini vaat ederek masraf adı altında para aldığı ancak kredi sağlayamadığı, aralarında bu kapsamda hukuki ilişkinin mevcut olduğu, katılanın sanıklardan aldığı parayı ödeyememesi üzerine sanıkların ... Jandarma Komutanlığına başvurduğu, katılanın jandarma tarafından ifadesinin alındığı, 05 Ekim 2004 tarihinde katılanın ifadesi alındıktan sonra karakol çıkışında sanık ...'nun katılanı aracına bindirerek yanında diğer sanık ... ve ... isimli kimliği tespit edilemeyen kişi ile birlikte Denizli'ye getirdikleri, burada sanık ...'in kayınpederine ait otele yerleştikleri, otele giriş sırasında katılan'ın ve sanık ...'in isminin kayıtlara geçirilmediği, katılanın yaklaşık 3 ay boyunca bu otelde ...'le aynı odada tutulduğu, sanıkların amaçların katılana ödedikleri parayı almak olduğu, bu süreçte sanık sıfatıyla yargılanan ve beraat eden Antalya Barosu avukatlarından ... ...'e vekâletname verilmesini sağlayarak katılanın yurt dışı bankalarındaki hesaplarından para çekmek istedikleri, cebir-tehdit kullanmak suretiyle katılandan sürekli olarak ödedikleri parayı istedikleri, katılanın yanında çalışan sanık ...'ın şirkete ait bir kısım evrakları da diğer sanıklara vererek birlikte hareket ettiği ve otelde kalmaya başladığı, katılanın yakınlarının resmî makamlara başvurması üzerine katılanı otelden çıkararak sanık ...'e ait Denizli Sanayii Bölgesinde bulunan tekstil fabrikasına götürdüklerini, fabrikada bulundukları dönemde sanık ...'nin sürekli olarak katılana refakat ettiği, bu süreçte sanık ... ve ...'nin katılana sistematik olarak işkence yaptığı, bu kapsamda katılanın vücudundaki kılları çektikleri, tırnaklarının içine topluiğne batırdıkları, ellerini arkadan bağlayarak askı da tuttukları, cinsel organına ip bağlayarak çektikleri, parmaklarını kesmekle tehdit ettikleri, katılanın yapılan işkencelere dayanamayarak ... isimli kuruluşta parasının olduğunu, oraya talimat yazacağını söyleyerek sanıkların eylemlerine son vermelerini sağladığı, sanıkların suça konu senetleri tekstil fabrikasında katılana zorla imzalatarak aldıkları, katılanın 15 Mart 2005 günü 02.30 sıralarında sanık ...'nin uyumasından istifade ederek bulundukları asma katın penceresinden atlayarak sanıkların elinden kurtulduğu, asma kattan atlaması sonucunda ayak topuklarının kırıldığı, fabrikadan bu şekilde kaçtıktan sonra katılanın iki gece arazide saklandığı, sonrasında çevredeki apartmanda bulunanlardan yardım istediği ve bu şekilde olayın resmi makamlara intikal ettiği anlaşılmıştır.
Dairemiz ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun uygulamalarına göre failin yakın arkadaşı, akrabası veya işçi iş veren ilişkisinin bulunduğu diğer kişilerin faille birlikte hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla birlikte hareket etmeleri ve yağma suçunu işlemeleri halinde bu kişilerinde TCK'nın 150/1. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Dosya kapsamına göre sanık ...'ün daha önce sanık ... ile ortak iş yaptıkları ve arkadaş oldukları, Sanık ...'nin ise ...'e ait ... Tekstil isimli fabrikada işçi olarak asgari ücretle çalıştığı görülmektedir. TCK'nın 150/1 maddesinden asıl alacaklı dışında kimlerin faydalanabileceğine dair Dairemizin ve Ceza Genel Kurulunun yukarıda belirttiğim içtihatlarının uygulanması sırasında "yakın arkadaş, akraba veya işveren-işçi ilişkisi" tespit edilirken dosyaya özgü değerlendirme yapılmalı, meydana gelen olayın oluş şekli ve niteliği de değerlendirilmelidir.Belirtilen ilişki içinde bulunan her sanık bu madde kapsamında kabul edilemez.Dairemizin konuyla ilgili içtihatları genel olarak yakın ve sıkı ilişki içinde bulunan akraba, arkadaş ve iş ilişkisi nedeniyle asıl failin suçun işlenmesinden önceki teklifini geri çeviremeyen veya samimiyet nedeniyle yardım düşüncesiyle hareket eden hukuki ilişkinin tarafı olmayan sanıkları kapsadığı gibi, daha sade ve basit şekilde işlenen yağma suçlarına özgü uygulanmaktadır.Sanıklar tarafından katılanın kaçırılarak 04 Ekim 2004 ile 15 Mart 2005 tarihleri arasında yaklaşık 6 ay hürriyetinden yoksun bırakılması ve sistematik bir işkenceye maruz bırakılarak suça konu senetlerin zorla katılandan alınması,suçun işleniş şeklindeki vehamet de nazara alındığında sanıklar ... ve ...'ın hukuki ilişkinin tarafı olmadıkları ve TCK 150/1 maddesinden faydalanamayacakları düşüncesinde olduğumdan yağma suçundan mahkûmiyetlerine ilşkin yerel mahkeme kararının onanması gerektiğinden aksi yöndeki çoğunluk kararına iştirak etmiyorum.