WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/4202 E.  ,  2024/1118 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/688 E., 2019/2532 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Esastan reddi ile onama
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Hükmedilen cezaların süresine göre, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir.

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiince özetle teşhis işleminin usulsüz yapıldığına, sanığın telefonlarına ait iletişim tespiti (HTS) kayıtlarına itibar edilmediğine, katılanın beyanlarının çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, lehe tanık beyanlarına itibar edilmediğine, kabule göre de değer azlığı nedeniyle cezada indirim yapılması gerektiğine, zarar giderimi için depo kararı verilmesi gerektiğine dair ileri sürülen temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, özellikle evvelce aralarında husumet bulunmayan katlanın kovuşturma aşaması dahil tüm aşamalarda sanığı teşhis etmiş olması ile tüm dosya kapsamı gözetildiğinde suçun sanık tarafından işlenmediği ile diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, katılandan zorla aldığı 40,00 TL paranın suç tarihi olan 01.08.2018 itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150/2 nci maddesi uyarınca sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemiş olması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 5.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.