6. Ceza Dairesi 2022/4062 E. , 2024/799 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3856 E., 2020/436 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/158454 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2.b.1, 53/1, 63/1 maddeleri uyarına kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2018 tarihli ve 2018/851 Esas, 2018/518 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin yağma suçuna girme ihtimali bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
3. Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2018 tarih ve 2018/115 Esas, 2018/98 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2.b,62,53 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Ceza Dairesinin, 17.02.2020 tarihli ve 2019/3856 Esas, 2020/436 Karar sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak; sanık hakkında katılana yönelik yağma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 148/1,62,53 ve CMUK 283. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.05.2022 tarihli ve 2020/34627 sayılı, 5271 sayılı Kanun'un 302 inci maddesinin birinci fıkrası geregi temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olup, suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Suç vasfının yanlış değerlendirildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Katılanın olay günü saat 07.00 sıralarında yolda yürümekte olduğu sırada sanığın kendisini takip ettiğini hissedip tedirgin olması sebebiyle cebindeki suça konu cep telefonunu çıkartıp babası müştekiyi arayacağı sırada, sanığın mağdurun önüne geçerek elindeki cep telefonunu çekip aldığı ve koşarak uzaklaştığı anlaşılmıştır.
2.Mağdurun yargılama aşamasındaki beyanları ve diğer delillerin değerlendirilmesi sonucu; sanığın mal edinmek amacıyla hedeflediği cep telefonunu mağdurun elinden alabilmek amacıyla hamle yaptığında mağdurun telefonu bırakmayıp sıkıca tutmaya çalıştığı, karşılıklı çekiştirme sonucu telefonun mağdurun elinden kayması ile sanığın eline geçtiği, gerek bu aşamaya kadar gerekse sonrasında yağma suçunun unsurları arasında yer alan tehdit ve cebir unsularının oluşumuna yeter şekilde davranışların sanık tarafından sergilenmediği, sanığın eylemi anında mağdura yönelik fiziksel bir şiddetinin ya da direncini kırabilecek suç teşkil eden bir sözünün bulunmadığı gözetildiğinde eylemin yağma suçunu oluşturmayıp nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Olayın sıcağı sıcağına katılanın soruşturma aşamasındaki beyanında, sanık ...'ın katılanın beni durdurdu, telefonumu direkt elinden almak için hamle yaptı, ben almaması için direndim, sonrasında sanık zorla çekerek telefonu aldı ve merdivenlerden aşağı doğru koşmaya başladı, ben de peşinden koştum dediği, bu sebeple eyleminin yağma suçunu oluşturabileceği düşünülerek sanık hakkında eylemine yönelik kurulan mahkumiyet hükmünün istinaf incelemesinde duruşma açılmasına karar verildiği,yapılan yargılamada katılanın beyanına itibar edilmesinin gerektiği, bu nedenle sanık ...'in katılana karşı eyleminin TCK'nun 148/1 maddesinde düzenlemesini bulan yağma suçunu oluşturduğu, bu nedenle sanık hakkında sabit olan yağma suçundan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık ve müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Bir başkasının, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Yani mağdurun rızasının failin ve/veya faillerin cebir ve tehdidi ile sağlanması halinde bu suç oluşur. Yağma suçunun en başta gelen özelliği malın cebir, şiddet veya tehdit ile alınmasıdır. Yani zilyedin elinden malın alınması veya malın fail tarafından zaptına karşı sukut etmesini zorunlu kılması gerekir. Tehdidin, nitelik ve nicelik bakımından yağma suçunda aranan boyutta olması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın olay günü, katılanın cep telefonunu çekip aldığı olayda; mevcut eylemin yağma suçunda aranan boyutta objektif nitelikte ciddi, korkutucu seviyede cebir/tehdit içermediği, katılanın herhangi bir direnç göstermediği gibi direnci kırmak için fiili şiddette uygulanmadığı, bu haliyle sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 142/2.b maddesinde tanımlanan hırsızlık boyutunda kaldığının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 17.02.2020 tarihli ve 2019/3856 Esas, 2020/436 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
18.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!