WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/3912 E.  ,  2024/3114 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1321 E., 2019/2843 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ile Bıçaklar ve Diğer Aletler Hakkında Kanuna Muhaletfet
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Bozma

İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen hükme konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen "esastan ret" kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının" temyizi mümkün olmadığından, sanık ... ve müdafiinin temyiz isteklerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği,

İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Hükmedilen cezaların tür ve süresi itibarıyla koşulları bulunmadığından sanık ...'nun duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelemesinde;
6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II- Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Mağdurlar ve sanıkların suç tarihinden önce birbirlerini tanıdıkları, sanık ... ve temyiz dışı olan ...'nun birlikte mağdur ...'ın işlettiği düğün salonuna geldikleri ve orada bulunan mağdur ...'a hitaben "sana 500.000,00 TL ceza kestik. muhatabımız ... eğer 500.000,00 TL'yi vermez ise biz seni direğe asacağız" dedikleri, mağdur ...'in "Parayı vermeyeceğim" dediği, sanık ...'nin mağdur ...'e hitaben "parayı vermez isen ...'a gerekeni yapacağız, daha sonra ise sana gerekeni yapacağız" dediği ve olay yerinden ayrıldıkları, sonrasında sanık ...'nin mağdur ...'i telefonla arayarak "perşembe günü ... ceza evinden izne çıkıyor, eğer 1 haftaya kadar bu işi halletmezseniz önce ...'ı daha sonra seni vuracağız" diyerek tehditte bulunduğu, yine sanık ...'nun cezaevinden izinli çıktığı tarihte mağdur ...'a hitaben "sana da 100.000,00 TL ceza kestim, bu işin içinden nasıl çıkıyorsan çık" dediği, mağdurların sanıklara para vermedikleri, bu nedenle sanık ... tarafından mağdur ...'ın tabanca ile bacağından vurulduğu olayda; sanıkların mağdurlara yönelik eylemlerinin baştan itibaren hedeflenen aynı parayı almaya yönelik olması karşısında, sanıkların tek bir yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğinin ayrıca suçun işleniş biçimi ve suç yolunda katedilen mesafe dikkate alınarak teşebbüs sebebiyle, temel cezadan 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi gereğince alt sınırdan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve müdafileri ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, bozmanın temyize gelmeyen sanık ...'na 5271 sayılı Kanun'un 306 ncı maddesi uyarınca sirayet ettirilmesine,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

29.02.2024 tarihinde karar verildi.