6. Ceza Dairesi 2022/37 E. , 2023/10554 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1 Menemen Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2010 tarihli ve 2010/2152 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında kasten yaralama ve hırsızlık suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.2.2011 tarihli ve 2010/393 Esas, 2011/72 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin yağma suçu kapsamında kaldığı ve bu suça ilişkin yargılamayı yapıp delilleri takdir etme yetki ve görevinin üst dereceli ... Ceza Mahkemesine ait olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
3. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2012 tarihli ve 2011/167 Esas, 2012/44 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 141 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükümlerin 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu kararlar 22.03.2012 tarihinde kesinleşmiş; sanığın denetim süresi içinde 10.11.2014 tarihinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2015 tarih, 2015/215 Esas, 2015/647 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi üzerine ihbarda bulunulmuş, ihbar üzerine sanık hakkında hükümler açıklanmıştır.
4. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve 2016/38 Esas, 2016/67 Karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.11.2020 tarihli ve 2018/3109 Esas, 2020/4028 Karar sayılı ilâmıyla;
"Oluş ve dosya kapsamına göre, olay tarihinde, katılanı, sanık ...'ın telefonla görüşmek için çağırdığı, katılanın, sanıklar ... ve ... ... ile hakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilen ... varken, bir süre birlikte yürüdükleri, tenha bir yere vardıklarında, katılanın, sanık ...'ın amcasının kızını rahatsız ettiği iddiası ile aralarında tartışmaya başladıkları, tartışma sırasında sanık ...'in yumrukla, sanık ...'ın ise bıçakla vurarak katılanı yaraladıkları, yere düşen katılanın cebinden cep telefonunu ve 20-TL parasını aldıklarının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin bir bütün olarak yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, kanıtların değerlendirilmesinde ve takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi" nedeniyle kazanılmış hakkı korunmak suretiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. ... 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2021 tarihli ve 2020/456 Esas, 2021/339 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü ve birinci fıkraları, 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanunun 326/son madde gereği sanığın cezasının önceki cezasına indirilmesi suretiyle sanığın bu suçtan 12 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Suç kastının bulunmadığına,
2. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde sanığın, katılanı telefon ile görüşmek için çağırdığı, katılanın sanıklar ... ve ... ... ile tanık F.K. olduğu halde bir süre yürüdükleri, tenha bir yere vardıklarında sanık ile katılanın, sanığın amcasının kızını katılanın rahatsız ettiği iddiasıyla aralarında tartışmaya başladıkları, tartışma sırasında ...'in yumrukla, sanığın ise bıçakla vurarak katılanı yaraladıkları, yere düşen katılanın cebinden cep telefonu ve 20,00 TL parasını aldıkları anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda tevil yollu ikrar içeren savunmalarda bulunmuştur.
3. Katılanın yaralanmasına ilişkin 23.04.2010 tarihli adli muayene raporu dosya arasındadır.
4. Katılana ait cep telefonunun teslimine dair 24.04.2010 tarihli teslim tesellüm tutanağı mevcuttur.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Suç kastı olmadığına ilişkin temyiz sebebi yönünden
Katılanın aşamalardaki beyanı, katılan beyanı ile uyumlu doktor raporu ve Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Vesaire yönünden
Katılanın telefonu ile birlikte 20,00 TL parasının yağmalandığı, telefonunun soruşturma aşamasında sanığın yakını tarafından iade edildiği, 20,00 TL paranın ise suçu birlikte işleyen suça sürüklenen çocuk tarafından kovuşturma aşamasında iade edildiği, sanık yönünden soruşturma aşamasında kısmi iadenin bulunduğu, katılana kısmi iadeye muvafakatı sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Kanunun 168/3-1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde indirim yapılması, kazanılmış hakkın korunması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2021 tarihli ve 2020/456 Esas, 2021/339 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden Gerekçe bölümü 2 numaralı bendin ilk paragrafından belirtilen eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!