WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/34 E.  ,  2023/10973 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2012 tarihli ve 2012/42481 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında iftira ve nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267/1, 149/1-a-d-h, 35, 63, 53/1-2 maddeleri gereğince kamu davası açılmıştır.

2. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2013 tarihli ve 2012/387 Esas, 2013/501 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlığa teşebbüs, iftira ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143, 35, 62, 53/1, 58/6, 63 maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis; 116/1-4, 62, 53/1, 58/6, 63. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 268 maddesi delaletiyle 267/1, 62, 53/1, 58/6, 63 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Karar sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmiştir.

3. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28.11.2017 tarihli ve 2014/14882 Esas, 2017/5446 Karar sayılı ilâmı ile;
"I.Sanık ... hakkında iftira suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK’nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak
TC. Anayasası'nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanın ücretlerinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün yargılama giderleri ile ilgili fıkrasından sanık için atanan zorunlu savunman ücretinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında hırsızlığa teşebbüs ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, hırsızlık amacıyla yakınanların evine girdiği, cep telefonu ve 15.-TL parayı aldığı, çıkan seslere uyanan yakınan Hayran’ın duruma müdahale edince sanığın bıçak çekerek onunla bir müddet boğuşmaya başladığı, olay yerine gelen Saddam’ın yardımı ile sanığı etkisiz kılıp suça konu malın geri alındığı olayda; sanığın eyleminin bütün halinde nitelikli yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması nedeniyle karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu ''
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2018 tarihli ve 2018/24 Esas, 2018/185 Karar sayılı kararıyla sanığın yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-d-h, 35, 62/1, 53/1, 63 maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis kazanılmış hakkı nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince 1 yıl 15 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğu ve mahsuba karar verilmiştir. Karar sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmiştir.

5. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2018/3470 Esas, 2020/1610 Karar sayılı ilâmı ile;
''Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği 26.04.2018 tarihli karar oturumunda, sanık ... savunmanlarının mütalaaya karşı savunma hazırlamak için süre istediklerini beyan ettikleri, yerel mahkeme tarafından sanık savunmanlarının bu talebinin reddine karar verilerek hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; sanık savunmanlarına mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamaları için süre verilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 216/2, 289/h maddelerine aykırı davranılması ve böylece savunma hakkının kısıtlanması,''
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/182 Esas, 2021/74 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-d-h, 35, 62/1, 53/1-2-3, 63 maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis kazanılmış hakkı nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince 1 yıl 15 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğu ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Yağmanın unsurları olan cebir ve tehdidin olmadığına, bıçak kullanılmadığına,
2.Suç vasfının hatalı değerlendirildiğine,
3. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde gece 04.30 sıralarında şikâyetçiler ... ve ...'nın evlerinde uyudukları sırada şikâyetçilerin evinin yatak odasının pvc camını bıçakla zorlamak suretiyle açıp şikâyetçilerin evine giren sanığın şikâyetçi ...'a ait Nokia marka cep telefonu ile 15,00 TL parasını alarak cebine koyduğu, elinde bıçak evin içinde dolaşırken çıkardığı gürültüden uyanan ...'nın sanığı gördüğü, önünde durarak kaçmasına engel olduğu, elindeki bıçağı almaya çalışarak bir süre boğuştukları, gürültüye uyanan ...'ın da babasına yardım etmesi üzerine sanığın yakalandığı, polisi aramak için cep telefonunu aradığı sırada bulamadığı, sanığa sorduğu, sanığın cep telefonu ve paranın cebinde olduğunu söylemesi üzerine şikâyetçilerin sanığın cebinden sanığın çaldığı para ve cep telefonunu geri aldıkları ve polise haber verdikleri, olay yerine gelen polisin sanığı elinde bıçakla yakaladığı, hastaneden alınan adli raporda sanığın elinde kesi olduğu anlaşılmaktadır.

2. Kimliksiz olarak yakalanan sanığın kendi kimliğini gizlemek suretiyle yeğeni olan ve sabıkasız olan şikâyetçi ...'ın kimlik bilgilerini beyan ettiği, polis tarafından kendisi hakkında ... kimliğiyle işlem yapıldığı, tutanakların bu isme göre düzenlendiği, sanığın ... kimliği ile tutuklandığı, hakkında Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2005 tarihli iddianamesiyle Eyüp Ağır Ceza Mahkemesine nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kamu davası açıldığı, Eyüp 3. Ağır Ceza Mahkemesince 2005/65 Esas sayılı, 2005/2 Karar sayılı kararla görevsizlik kararı verildiği, Eyüp 1. Asliye Ceza Mahkemesince 05.01.2006 tarihinde 2005/1800 Esas, 2006/1 Karar sayılı kararla görevsizlik kararı verildiği, görev ihtilafından dolayı Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından 2006/2450 Esas, 2006/2544 Karar sayılı 28.03.2006 tarihinde verilen kararla Eyüp 3. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırıldığı, Eyüp 3. Ağır Ceza Mahkemesinde ... ismiyle yargılanan sanığın 29.03.2007 tarihinde 2006/272 Esas, 2007/92 Karar sayılı kararla hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkûmiyetine karar verildiği, kararın Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 30.03.2011 tarihli kararıyla bozulduğu, ... 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/193 Esas sayılı dosyasında ...'ın eylemi gerçekleştiren kişi olmadığı ortaya çıktığından beraatine karar verilip gerçek sanık ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.

3. Sanığın aşamalarda ''Hırsızlık yaptığını ancak tehdit edip bıçak çekmediğini", yakalandığında ablasının oğlunun kimlik bilgilerini kullandığını'' beyan ettiği ikrar içeren savunması dosyasında mevcuttur.

4. Şikâyetçilerin birbirini doğrulayan beyanları dosyasında mevcuttur.

5. ... Emniyet Müdürlüğünün ekspertiz raporu dosyasında mevcuttur.

6. Olay yeri krokisi, raporu dosyasında mevcuttur.

7. Sanığın elinde kesi olduğuna dair Adli rapor dosyasında mevcuttur.

8. Olay tespit tutanağı dosyasında mevcuttur.

9. Sanık ...'ın ... kimliğinde savunmasını içeren ... 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/193 Esas, 2012/76 Karar sayılı dosyası, dosyasında mevcuttur.

10. Yakalama tutanağı dosyasında mevcuttur.

11. Mahkemece Hukuki Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Bakımından,
Sanığın suça konu evden çaldığı cep telefonu ve 15,00 TL para üzerinde iken uyguladığı cebir nedeniyle yağma suçuna dönüşen eyleminde, şikâyetçinin hakimiyet alanından çıkmadan sanık yakalandığından suçun teşebbüs halinde olduğunun kabulüyle, tebliğnamedeki tamamlanmış yağma suçundan hüküm kurulması gerektiği yönündeki tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Yağmanın Unsurları Olan Cebir ve Tehdidin Olmadığına, Bıçak Kullanılmadığına, Suç Vasfının Hatalı Değerlendirildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
1. 5237 sayılı Kanun'un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya bir malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (1) numaralı paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Şikâyetçilerin birbirini doğrulayan beyanları, sanığın elinde kesi olduğuna dair Adli rapor, Yakalama tutanağı, Olay tespit tutanağı, sanığın savunması ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/182 Esas, 2021/74 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

25.05.2023 tarihinde karar verildi.