6. Ceza Dairesi 2022/3139 E. , 2023/15239 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/237 E., 2021/501 K.
SUÇLAR :Yağma, tefecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümler; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 24.04.2014 tarihli ve 2013/1256 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında kasten yaralama, hakaret, tehdit ve tefecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125/2, 86/2, 106/1-1.cümle, 241/1 ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... (Yenihisar) 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.01.2015 tarihli ve 2014/198 Esas, 2015/12 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/2, 62 ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, kasten yaralama suçundan 86/2, 62 ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tehdit ve tefecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
3. ... (Yenihisar) 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.01.2015 tarihli ve 2014/198 Esas, 2015/12 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısının, katılan vekili ve katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24.03.2021 tarihli ve 2020/5119 Esas, 2021/1617 Karar sayılı ilâmıyla;
'' ...Sanığın faizle borç para alan müştekiye verdiği 20.000 TL borç paraya karşılık birkaç gün sonra almak üzere 22.000 TL talep ettiği, müştekinin kabul ettiği, bu paranın bir kısmını tahsil ettiği, kalan borcun tahsilini teminat altına almak için müştekiyle buluşup darp ettiği ve kalan miktar için senet aldığı ve bu şekilde verilen borç parayı faizi ile tahsil ederek tefecilik suçunu işlediği, mahkemece sabit görülen yaralama suçundan mahkumiyet, tehdit suçundan ise mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraat kararı verilmiş ise de;
TCK'nın 150/1. maddesinde "Kişinin bir hukukî ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması hâlinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır." hükmüne yer verildiği, Yargıtay içtihatlarında duraksamasız olarak kabul edildiği üzere bir alacağın, hukuki alacak olarak kabul edilebilmesi ve bunun sonucu olarak hukuki korumadan yararlanabilmesi için, hukuk düzenince meşru kabul edilen bir ilişkiden doğması gerektiği, konusu suç teşkil eden bir ilişkiden kaynaklanan alacakların bu kapsamda değerlendirilmesinin olanaklı olmadığı,
Tefecilik yaptığı ve bu faaliyetinden kaynaklanan parayı tahsil etmek için müştekiye karşı tehdit eyleminde bulunduğu iddia edilen sanığın, suç teşkil eden tefecilik eyleminden kaynaklandığı ileri sürülen alacağın hukuki alacak olarak kabul edilmesinin olanaklı olmaması karşısında eylemlerinin sübutu halinde yağma suçunu oluşturabileceği anlaşılmakla, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 12. maddesi uyarınca eylemleri nitelendirme ve kanıtları değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu, delillerin birlikte takdir edilmesi bakımından tefecilik suçundan açılan davanın da birlikte görülmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,''
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. ... (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2021 tarihli ve 2021/287 Esas, 2021/338 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçun 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesi kapsamında kalma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
5. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/237 Esas, 2021/501 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 35/1-2, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, tefecilik suçundan 241/1, 62, 53 ve 52/2-4 üncü maddeler uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20 eşit taksitler halinde ödenmek üzere 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafii Temyiz Sebepleri
1.Sanıkların atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak somut, kesin ve inandırıcı hiç bir delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da hükmün ertelenmesine karar verilmesi gerekirken doğrudan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı olduğuna,
3.Vesaire,
İlişkindir.
B.Katılan Vekili Temyiz Sebepleri
1.Yağma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle cezada indirim uygulanması,
2.Tefecilik suçunda alt sınırdan ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna,
3. Vesaire,
İlişkindir.
C.Katılan Kurum Vekili Temyiz Sebepleri
Katılan kurum vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. ...'in katılandan para istediği, ancak katılanın parasının olmaması üzerine sanık ...'dan 20.000,00 TL borç para alma hususunda sanıkla anlaştıkları, herhangi bir belge düzenlemeden sanığın katılan ve arkadaşına 20.000,00 TL'yi verdiği, katılan ve arkadaşı Ertuğrul'un bu parayı birkaç gün içinde 22.000 ,00 TL olarak vermeyi kabul ettikleri, Ertuğrul'un parayı vermemesi üzerine katılanın sanığa bir kısım para ödemesi yaptığı ancak kalan kısım için sanığın ısrarla katılandan para talep ettiği, sanığın kalan borcun tahsilini teminat altına almak maksadıyla katılanı darp ederek senet aldığı, sanığın katılanın arkadaşının ihtiyacı için 20.000,00 TL borç paraya karşılık birkaç gün sonra almak üzere 22.000,00 TL talep ettiği, bu suretle faiz kaşışığında para verdiği, sanığın aşamalarda katılandan çeşitli zamanlarda parayı ödemesini istediğine dair beyanlarının tevil yoluyla ikrar mahiyetinde olduğu, sanığın katılanın işsiz olduğunu, elinde tapu fotokopisi ile dolaştığını, ucuza daire bulduğunu söylemesi üzerine ev almaya karar verdiğini ve 20.000,00 TL'yi kaparo olarak Ecevit'e verdiğini beyan ettiği, söz konusu paranın miktarı gözetildiğinde, sanığın herhangi bir resmi işlem ve belge olmaksızın, satın alacağı evi dahi görmeden, 20.000,00 TL'yi ev için kaparo olarak ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın bu yöndeki savunmaları suçtan kurtulmaya yönelik olup savunmalarına itibar edilemeyeceği, tutanaklar, çelişkili sanık beyanları ile katılan beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı tefecilik suçunu işlediği, sanığın faiz karşığı verdiği 20.000,00 TL'yi tahsil etmek için katılanın telefonuna 25.03.2013 tarihinde "Niye cevap vermiyon Allah büyüktür bir gün görüscez insan nasil s.... görcen" ve 27.03.2013 tarihinde "senin anani avradini bacini s....baska dilden anlamiyon" şeklinde mesaj göndererek katılanı tehdit ettiği ve sanığın tefecilik yapmasından kaynaklı parayı tahsil etmek amacıyla katılanı tehdit ettiği, bu suretle sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, alacağın hukuki bir ilişkiden değil, aksine konusu suç teşkil eden bir ilişkiden kaynaklı olduğu, bu suretle hukuki bir alacağın tahsili amacından bahsedilemeyeceğinden, sanığın katılana karşı yağmaya teşebbüs suçunu işlediği mahkemece maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2.27.03.2013 tarihli katılan şikâyet dilekçesi üzerine savcılıkça katılanın ifadesi alınırken sanık tarafından katılanın telefonuna gönderilen mesaj içeriklerinin tutanağa bağlandığı anlaşılmıştır.
3.İletişimin tespitine ilişkin iletişim tespiti (HTS) kayıtlarının dosya arasında olduğu anlaşılmıştır.
4. Mağdurun 2 defa ... Devlet hastanesinde muayane olduğuna dair Epikriz raporları dosya arasında mevcuttur.
5.Tanık Y.B nın beyanları dosya arasında mevcuttur.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
II. GEREKÇE
1.Olay ve Olgular başlığının (1) numaralı bölümünde izah edildiği şekilde gerçekleşen olayda katılan beyanı, sanık savunmaları, olaya müdahale eden tanıkların beyanı ile Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eylemlerinin sabit olduğu ve sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarları karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükümler açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümlerde sanık müdafiinin ve katılan vekillerini temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Vesaire yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan vekillerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Ancak
Sanığın tefecilik suçu yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren katılan hazine lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. madde ve fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) numaralı paragrafında açıklanan nedenle Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/237 Esas, 2021/501 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii, katılan vekili ve katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı sayılı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince hüküm fıkrasına ''Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir olunan 10.250,00 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınarak kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazineye verilmesine” cümlesi eklenmek suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!