WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/15927 E.  ,  2023/11053 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi
TARİHİ : 04.10.2022
SAYISI : 2022/2645 E., 2022/1974 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
SUÇ TARİHİ : 2019
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

1. Sanık ... hakkında yağma suçlarından, 3 yıl 4 ay, 4 yıl 2 ay ve 2 yıl 6 ay hapis cezaları ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/246 Esas, 2022/182 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 168/3, 62, 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten ayrı ayrı 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/2645 Esas, 2022/1994 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafilerinin Sanıklar Hakkında Temyiz Talepleri
1. Şikâyetçi ...'nın dinlenilmeden karar verildiğine,
2. Sadece tape kayıtlarıyla mahkûmiyet hükmü kurulamayacağına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Şikâyetçi ... ile arasında ticari ihtilaf bulunan ...’ın alacağını tahsil edilmesi amacıyla sanıklar ... ve ... ile görüştüğü, dosya içerisinde bulunan tape kayıtları, şikâyetçi beyanı, tanık beyanları ve kolluk tutanakları dikkate alındığında olay tarihinde sanık ... ile şikâyetçi arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde, sanık ...'un aralarında alacak verecek meselesi bulunmayan şikâyetçiden tehditle para istediği, yine sanık ...'in sanık ...'yı şikâyetçinin işyerine göndererek tehdit etmesi yönünde ifadelerinin bulunduğu, şikâyetçinin, babasının parayı vereceğinden bahsettiği telefon görüşmesinde de şikâyetçiden alacaklı olduğunu iddia eden ... adına tahsilat yaptığının açıkça konuşulduğu, şikâyetçi ...'nın alınan ifadesinde de babası tarafından 60.000,00 TL para verildiğinin beyan edildiği iddia edilmiştir.

2. Sanık ... alınan savunmasında; şikâyetçinin arkadaşı olduğunu, ona 25.000,00 TL borç para verdiğini fakat şikâyetçinin kendisine borcunu ödemediğini, bunun üzerine kendisinin de şikâyetçiyi arayarak "sen dolandırıcısın" dediğini, şikâyetçinin kendisine Veysel diye bir şahısla arattırarak tehdit ettirdiğini, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.

3. Sanık ... alınan savunmasında; sadece sanık ... ve ...'yı tanıdığını, olay tarihinde sanık ...'in kendisini arayıp Okmeydanı'na gitmesini bir ödeme almasını istediğini, kendisinin evrak var mı diye sorduğunu, ...'in de kendisine git onlar biliyor dediğini, işi yoğun olduğu için gitmediğini, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.

4. Her ne kadar şikâyetçi kovuşturma aşamasında hazırlık aşamasında vermiş olduğu beyanının aksi ve sanıkları kurtamaya yönelik beyanlarda bulunmuş ise de şikâyetçinin üzerindeki baskı ve tehditler nedeniyle hazırlık beyenından döndüğünün ve de ayrıca dosyada mevcut tape kayıtları ile şikâyetçinin hazırlık beyanının uyumlu olduğunun anlaşılması karşısında kovuşturma aşamasında alınan şikâyetçi beyanlarının itibar edilebilir olmadığının anlaşılması nedenleriyle sanıklar ... ve ...’nın birden fazla kişiyle birlikte yağma suçunu işledikleri sabit görülmekle 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c maddesi uyarınca cezalandırılmalarına; mahkemece karar verilmiştir.

5. Şikâyetçi ... ve babasının kovuşturma aşamasında dinlenilmediği, soruşturma aşamasındaki beyanlarının aydınlatılmadığı tespit edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunup bulunmadığına yer verilir.

IV. GEREKÇE
A. İddianame anlatımı ile İlk Derece Mahkemesinin kabulüne göre; şikâyetçi ...'nın arasında ticari ilişki bulunan dava dışı ...'a borcu bulunduğu, ...'ın alacağını tahsil amacıyla sanıklardan ... ile irtibat kurduğu, sanık ...'in muhtelif zamanlarda şikâyetçiyi telefonla arayarak alacağın tahsili hususunda tehditlerde bulunduğu, diğer sanık İbrahim'i şikâyetçinin ortak olduğu babasına ait işyerine göndererek zorla alacağın tahsilini sağlamaya çalıştığı, şikâyetçinin babasından 60.000,00 TL alındığı şeklinde gerçekleştiği kabul edilen somut olayda, şikâyetçinin kendisine ulaşılamaması nedeniyle yargılama aşamasında ifadesinin alınamadığı, iddianame içeriği ve dosya kapsamından şikâyetçinin aynı olaya ilişkin olarak şikâyeti üzerine yağma suçundan ... hakkında kamu davası açıldığı, İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/126 Esas, 2021/346 Karar sayılı dava dosyasında ...'ın nitelikli yağma suçundan beraat, tefecilik suçundan mahkûmiyet aldığı ancak henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı, şikâyetçinin kolluk ifadesinde kendisini ... olarak tanıtan şahıs tarafından tehdit edildiğini ve kendisine borcu olmadığını iletmesi için ... isimli şahsın aracı olmak amacıyla sanıkla görüştüğünü ancak onun da sanık tarafından tehdit edildiğini beyan ettiği, sanık ...'nın yargılama aşamasındaki savunmasında olay tarihinde sanık ...'in kendisini arayıp Okmeydanı'na gitmesini bir ödeme almasını istediğini, kendisinin "evrak var mı" diye sorduğunu, ...'in de "kendisine git onlar biliyor" dediğini, işi yoğun olduğu için gitmediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların ... isimli şahısla irtibatları olup olmadığı, bu bağlamda sanık İbrahim'in şikâyetçinin babasına ait işyerine giderek zorla para alıp almadığı, şikâyetçinin babasının 60.000,00 TL verdiğini iddia ettiği şahısların kimler olduğunun tam olarak tespit edildikten sonra dosyamıza konu sanıklara atfedilen suçun teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması amacıya bahse konu aynı olaya ilişkin İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin yargılama dosyasının akıbetinin araştırılması, şikâyetçinin babası ile ifadede geçen ... ile ...'ın beyanlarına başvurulması gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Şikâyetçinin kolluk ifadesinde olay nedeniyle zararı olduğu ve şikâyetçi olduğunu beyan ettiği, yargılama aşamasında ise kendisine ulaşılamaması nedeniyle beyanı alınamadığının anlaşılması karşısında, "mağdurun işlenen suç nedeniyle karşılanmasını istediği herhangi bir zararının ve şikâyetinin bulunmadığını beyan etmiş olması" şeklindeki dosya kapsamına uymayan çelişkili gerekçe ile sanıklar hakkında kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinin gerçekleştiğinin kabulüyle 5237 sayılı Kanun’un 168/3 üncü maddesinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Kabule göre, sanık ...'in talimatıyla diğer sanık İbrahim'in şikâyetçinin ortağı olan babasına ait iş yerine giderek zorla para aldığının kabul edildiği somut olayda 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d maddesinin tatbiki gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Mağdurlar ...'a (1. Eylem), ...'a (2), ... ...'ye (3), ...'a (5), ...'e (6), ...'e (8), ...'a (10) Yönelik Yağma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Giriş bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar Hakkında Şikâyetçi ...'ya (7. Eylem) Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/2645 Esas, 2022/1994 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.