6. Ceza Dairesi 2022/15033 E. , 2023/10883 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanıklar hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/139589 Soruşturma No.lu 18.12.2012 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 35 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/545 Esas, 2015/313 Karar sayılı kararı sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
3. ... 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/545 Esas, 2015/313 Karar sayılı kararının katılan ... vekili ve katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 2016/5450 Esas, 2019/2309 Karar sayılı kararı ile;
"Sanıklar ... ve ... ile aynı olayda, kimliğinin belirlenememesi sebebiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının tefrik kararı ile 2012/166618 sayılı soruşturma dosyasında ayrı soruşturma yürütüldüğü anlaşılan ... isimli şahsın, dava dosyası akıbetinin araştırılarak dava açılmış ise, her iki dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nin 8. ve 11. maddeleri gereğince birleştirilip, delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi, birleştirmesi mümkün değil ise, ... isimli şahsın dava dosyasına ait evrakın tasdikli bir nüshasının denetime olanak verecek şekilde dosya arasına konulması gerektiğinin gözetilmemesi",
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. ... 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/238 Esas, 2020/80 Karar sayılı kararı sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
5. ... 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/238 Esas, 2020/80 Karar sayılı kararının katılan ... vekilinin temyiz etmesi üzerine Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 08.06.2021 tarihli ve 2020/9687 Esas, 2021/10886 Karar sayılı kararı ile;
"Dosya kapsamı, oluş ve içeriğe göre; katılan ...’in suç tarihinde evden kaçan kızı,1999 doğumlu katılan ...’i polis merkezinden teslim alarak, çıkıp birlikte eve yürüdükleri sırada katılan ...’i daha önceden tanıyan sanıkların, katılan ve mağdurun yanına gelerek katılana kim olduğunu sordukları, katılanın da mağdurun babası olduğunu ve sanıklara kim olduklarını sorduğu, sanık ...’nın kendisini asker olarak tanıtıp kimlik gösterdiği, katılandan da kimlik göstermesini istemeleri üzerine katılanın arka cebinden çıkardığı ve içerisinde katılan ...’in kimliği ile 55 TL paranın bulunduğu cüzdanını çıkardığı, kimliğini sanıklara gösterdiği, sanık ...’nın ‘kızla konuşup ona göre karar vereceğiz’ diyerek katılan ...’le konuştukları sırada katılanın polise haber verdiği, bu sırada sanıkların tekrar katılan ...’ın yanına gelerek arka cebindeki cüzdanını çekiştirmeye başladıkları, ...’ın direnmesi üzerine sanık ...’nın elinde bulunan kırık cam şişesini karın boşluğuna dayadığı, ...’ı tekme ve yumruklarla darp ederek 20.10.2012 tarihli doktor raporunda belirtildiği şekilde yaraladıkları, bu sırada sanık ... ve kimliği tespit edilemeyen ... isimli şahsın cüzdanı aldığı, katılan ...’i de kolundan çekerek kaçmaya başladıkları, bu sırada olay yerine polislerin intikal ettiği, polis kovalamacası neticesinde katılan ... ile sanıkların ara sokakta birlikte yakalandıklarının anlaşılması karşısında üzerlerine atılı birden fazla kişi ile birlikte, silahla, gece vakti yağma ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs etme suçlarını işleyen sanıkların mahkumiyeti yerine, kanıtların takdirinde yanılgı sonucu yazılı şekilde beraatine karar verilmesi"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. ... 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2021/276 Esas, 2022/323 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 35 inci maddesi ve 62 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...'ın Temyiz Sebebi
1. Müştekinin çelişkili beyanlarına dayanılarak karar verilmesinin hukuka aykırılığına,
2. Atılı suçları işlemediğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine,
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebebi
1. Mağdure ve katılanın aşamalardaki çelişkili beyanları dışında suçların işlendiğine dair somut delil bulunmadığına,
2. Deliller ve sanığa verilen cezalar arasında orantısızlık bulunduğuna,
C. Sanık ...'ın Temyiz Sebebi
1. Atılı suçları işlediğine dair delil bulunmadığına,
2. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
D. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebebi
1. Sanığın atılı suçları işlemediğine
2. Mahkumiyetine yeter nitelikte delil bulunmadığına
3. Mağdurenin çelişkili beyanlarının bulunduğuna
E.Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan ...’in suç tarihinde evden kaçan kızı, 1998 doğumlu ve 15 yaşından küçük katılan ...’i polis merkezinden teslim alarak, çıkıp birlikte eve yürüdükleri sırada katılan ...’i daha önceden tanıyan sanıkların, katılan ve mağdurun yanına gelerek katılana kim olduğunu sordukları, katılanın da mağdurun babası olduğunu ve sanıklara kim olduklarını sorduğu, sanık ...’nın kendisini asker olarak tanıtıp kimlik gösterdiği, katılandan da kimlik göstermesini istemeleri üzerine katılanın arka cebinden çıkardığı ve içerisinde katılan ...’in kimliği ile 55,00 TL paranın bulunduğu cüzdanını çıkardığı, kimliğini sanıklara gösterdiği, sanık ...’nın ‘Kızla konuşup ona göre karar vereceğiz’ diyerek katılan ...’le konuştukları sırada katılanın polise haber verdiği, bu sırada sanıkların tekrar katılan ...’ın yanına gelerek arka cebindeki cüzdanını çekiştirmeye başladıkları, ...’ın direnmesi üzerine sanık ...’nın elinde bulunan kırık cam şişesini karın boşluğuna dayadığı, ...’ı tekme ve yumruklarla darp ederek 20.10.2012 tarihli doktor raporunda belirtildiği şekilde yaraladıkları, bu sırada sanık ... ve kimliği tespit edilemeyen ... isimli şahsın cüzdanı aldığı, katılan ...’i de kolundan çekerek kaçmaya başladıkları, bu sırada olay yerine polislerin intikal ettiği, polis kovalamacası neticesinde katılan ... ile sanıkların ara sokakta birlikte yakalandıklarının mahkemece maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Kolluğun 20.10.2012 tarihli tutanağında; kavga olayı anonsu üzerine olay yerine intikal edildiği, Cevahir avm önünde bir şahsın genç yaşta bir kızı elinden tutarak hızlı ve ivedi şekilde olay yerinden uzaklaştırmaya çalıştığı, bu şahıslar ile yanlarında bulunan üçüncü şahıla görevliler arasında kovalamaca yaşandığı, şahısların İstiklal sokak içinde yakalandıkları, şahısların kimlik tespitinin yapılarak ..., ... ve Mustafa Demirbağ olduğunun tespit edildiği, vatandaşların yardımıyla ...'in babası ...'e ulaşıldığı, yalın beyanı sorulduğunda, Yücel ve Mustafa isimli kişiler ile bu kişilerin yanında bulunan ismini ... olarak duyduğu kişinin kendisinin önünü keserek kızını alıkoymak istemeleri üzerine bu kişilere direndiğini, direnmesi sonucunda bu kişilerin kendisini darp ettiğini ve kızını yanından uzaklaştırdıklarını, kendisinin 155 i arayarak yardım istediğini beyan ettiği, ... emniyete intikal ettirildiğinde ise olay anında cüzdanının içindeki belgeler ve 50 tl nakit parası ile birlikte şüpheli şahıslar tarafından alındığını ya da düşürdüğünü iddia ettiği belirtilmiştir.
3. Adli Tıp Kurumunun 02.11.2012 tarihli raporunda ...'İn basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte yaralandığı belirtilmiştir.
4. Katılanlar ... ve ... kovuşturmada birbiriyle örtüşen beyanlarda bulunmuştur.
5. Sanıklar aşamalarda atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ancak gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
7. Adli sicil kayıtları ile nüfus kayıt örnekleri mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Bozma İsteyen Görüş Yönünden
Suç tarihinde sanıkların katılanın babası olan ...'in cüzdanını yağmaladıkları, yağmalanan cüzdan içerisinde katılan ...'e ait kimliğin de bulunduğu, bu nedenle katılan ...'in suçtan zarar gören sıfatının bulunduğu, katılan ...'e yönelik nitelikli yağmadan kurulan hükmü 5271 sayılı Kanunun 260 ıncı maddesi uyarınca temyize hak ve yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanıklar ve Müdafilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanıkların Atılı Suçları İşlediğine Dair Delil Bulunmadığına, Müştekinin Çelişkili Beyanlarına Dayanılarak Karar Verilmesinin Hukuka Aykırılığına,
Katılan ...'in mahkeme beyanları ile katılan ...'in aşamalarda alınan beyanları, sanık savunmaları, adli raporlar, 20.10.2012 tarihli kolluk tutanağı ve Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanıkların eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ve müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan A ve B paragraflarında açıklanan nedenlerle ... 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2021/276 Esas, 2022/323 Karar sayılı kararında sanıklar ve müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ve müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY:
Sanıklar hakkında yağma ve özgürlükten yoksun bırakma suçlarından cezalandırılmaları amacıyla ... 18. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda her iki sanık yönünde tüm suçlar için beraat kararları verilmiştir.
Bu karar, katılan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur.
İlk derece mahkemesi yeniden yapılan yargılama sonrası; bozma kararına uyulması yönünde gerekli işlemleri yaparak sanıklar hakkında tekrar beraat kararları vermiştir.
Bu kararın da katılan ... vekilince temyiz edilmesi üzerine bu kez Dairenin temyiz incelemesi sonucu mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle bozma kararına hükmedilmiştir. Ancak, görüleceği üzere ikinci karar da sadece katılan ...'e karşı özgürlükten yoksun bırakma eylemine karşı verilen beraate yönelik hüküm için yapılmıştır.
Bu durumda, katılan ...'e karşı yağma suçundan verilen beraat kararları kesinleşmiştir.
Buna karşın, Daire yanılgılı değerlendirme ile katılan ... vekilinin temyizini diğer katılan yönünden de kabul ederek karar vermiştir.
İkinci bozma sonrasında ilk derece mahkemesinde yeniden yapılan yargılama sonucunda bozma kararı yönünde sanıklar hakkında katılan ...'e yönelik özgürlükten yoksun kılma ve diğer katılana yönelik yağma suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.
Yeni kararların mahkumiyet olması nedeniyle katılan ... vekili yanında sanıklar müdafileri de temyiz yasa yoluna başvurmuşlardır.
Kendisine karşı yağma suçunun işlendiği kabul edilen ve temyize gelmeyen katılan ... üzerinden diğer katılanın kimlik belgesinin de alındığı kabulüyle katılan ...'in bu nedenle suçtan doğrudan zarar gören olarak kabulüyle inceleme yapılması hukuka aykırı olmuştur.
Katılan ...'e yönelik herhangi bir yağma eylemi gerçekleştirilmemiştir. Yine, katılan ... yargılamanın hiç bir aşamasında yasa yollarına başvurmamıştır. Bu durumda sanıklar hakkında yağma suçundan verilen beraat kararlarının aleyhe temyiz olmaması nedeniyle ... 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2019/238-80 sayılı kararı ile kesinleştiğinin kabulü gerekecektir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesinin bu tarihten sonra yağma suçundan sanıklar hakkında kurduğu hükümler yok hükmünde olup temyiz incelemesine tabi tutulamayacaktır. Bu açık hukuka ve yasalara aykırılık dikkate alınmadan temyiz incelemesi yapılması yoluna giden çoğunluğun görüşüne katılmak olanaklı değildir.
Daire kararı gerekçesi incelendiğinde katılan ...'in temyiz isteğinin yukarıda belirtilen suçtan doğrudan zarar görme olasılığına dayandırıldığı görülmektedir. Oysa, katılan ...'e ait kimlik belgesi bu mağdurdan alınmadığı gibi kimlik belgesinin yağma suçunun yasal unsuru olan faydalanma kastına uygun bir eşya olmadığı görülmektedir. Diğer taraftan kimlik belgesinin başka amaçlarla kullanılması durumunda sahibinin bu konuda şikayet hakkı doğacağı ve doğrudan zararın bu şekilde meydana geleceği de açıktır. Yine, kimlik belgesinin yeniden çıkarılması durumunda ödenebilecek ücretlerin doğrudan zarar değil dolaylı zarar olduğu ve bu zararın özel hukuk hükümlerine göre tahsil edilme yolları bulunduğu da gözetildiğinde ...'in yağma suçuna katılan olarak kabulünün olanaksız olduğu ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda anlatılanlar kapsamında katılan ... vekilinin temyiz isteğinin özgürlükten yoksun kılma suçu yönünden değerlendirilerek inceleme yapılması gerekirken katılan ...'e karşı yağma suçundan da inceleme yapılması ve sanıklar yönünden kesinleşen beraat kararlarının kaldırılması ile mahkumiyetlerine neden olacak şekilde onama kararı verilmesi yönündeki çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!