6. Ceza Dairesi 2022/1430 E. , 2023/13160 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/984 E., 2019/1397 K.
SUÇ : Nitelikli Yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2018 tarihli ve 2018/28132 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2019 tarihli ve 2018/170 Esas, 2019/151 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri , 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 22.04.2019 tarihli ve 2019/984 Esas, 2019/1397 Karar sayılı kararı ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suçun maddi unsurlarının oluşmadığına,
2. Suça konu belgenin borç doğurucu niteliğinin bulunmadığına,
3. Eksik inceleme ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan ile tanık Ş.A. arasında, olay öncesinde gerçekleştirilen bir taşınmaz alım satımına sanık ...'nun aracılık yaptığı, katılanın 80.000,00 TL bedelli ipotek karşılığında, tanık Ş.A.'dan 20.000,00 TL para aldığı ve yine karşılığında 20.000,00 TL bedelli bir bono verdiği, bir süre sonra 20.000,00 TL parayı tanık Ş.A.'ya iletilmek üzere sanığa vererek, vermiş olduğu senedi geri aldığı, bu olayın 2010 yılında gerçekleştiği ancak tanık Ş.A.'nın parayı almaması nedeniyle katılana icra takibi başlatması üzerine katılanın, sanık ...'in yanına giderek kendisine parayı verip, senedi geri aldığına ilişkin belge düzenlemesini istediği, sanığın da 15.09.2010 tarihli "tutanaktır" başlıklı belgeyi düzenleyerek ve imzalayarak katılana verdiği, katılanın bu belgeyi avukatı olan tanık S.G.'ye gösterdiği, avukatının bu belgeyle ancak parayı ödedikten sonra sanıktan tazminat yoluyla geri alabileceğini söylemesi üzerine, katılanın sanığa ileterek durumu düzeltmesini istediği, sanığın ikna olmaması nedeniyle yine birlikte katılanın avukatı olan tanık S.G.'nin yanına gittikleri, sanığın burada da avukattan aynı bilgileri dinlemesi sonrasında sinirlenerek ayağa kalkıp katılanı ittirdiği, ceketinin cebinden çıkardığı tornavidayı katılana göstererek, "Yazıyı bana ver, şişlerim " şeklinde tehditte bulunduğu, aralarında itiş kakış yaşandıktan sonra sanığın katılanın elindeki "tutanaktır" başlıklı belgeyi alarak ofisten ayrıldığı anlaşılmıştır.
2. Katılanın aşamalarda çelişmeyen ve oluşa uygun beyanları mevcuttur.
3. Sanık tevil yollu ikrar içeren savunmalarda bulunmuştur.
4. Tanıklar Ş.A. ve S.G. katılanın beyanlarını doğrular nitelikte beyanda bulunmuşlardır.
5. Sanıkla katılana arasında suça konu tutanaktır başlıklı belgenin fotokopisi, icra takibine ilişkin belge, 20.000 bin TL ve 440.000 TL bedelli senetlerin fotokopisi, katılan ile tanık Ş.A. arasında borç alacak ilişkisine dair protokol fotokopisi dosya arasındadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır.
5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın suç tarihinde sanığın, malvarlığında eksilme meydana getirecek kendisi için borç doğurucu belgeyi tehditle katılandan aldığının katılanın beyanları, sanık (ikrar içeren) savunması, dosya arasında bulunan protokol, icra takibi evrakları ve tutanak fotokopileri ile sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 22.04.2019 tarihli ve 2019/984 Esas, 2019/1397 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!