6. Ceza Dairesi 2022/1418 E. , 2023/13349 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/876 Esas, 2019/2293 Karar
SUÇ : Nitelikle yağmaya teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2017 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142/2-b, 35/1 ve 86/2, 53, 58 maddeleri gereğince cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.07.2017 tarihli ve 2017/548 E, 2017/472 K. Sayılı kararı ile sanıkların eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirmenin Ağır Ceza Mahkemesince yapılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Görevsizlik kararı üzerine ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2017 tarihli ve 2017/456 E, 2017/414 K. sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli hırsızlığa teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b, 35/2, 53, 58 maddeleri gereğince 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, mükerrir olduklarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2017 tarihli ve 2017/456 E., 2017/414 K. sayılı kararına yönelik sanıklar ve müdafiileri tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonrası 13.11.2019 tarihli ve 2018/876 Esas, 2019/2293 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılmasına ve sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c, 35/2, 53, 58 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrir olduklarına ve hak yoksunluklarına, bozma öncesi kurulan hükümde aleyhe temyiz bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca da sanıklar hakkındaki hapis cezalarının 4 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1- Sanıklar ... ve ...'in Temyiz Sebepleri
Gerekçe belirtmeksizin hükmün bozulması gerektiğine,
2- Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Beraat kararı verilmesine ayrıca suç vasfının değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğuna hırsızlık suçundan alt sınırdan hüküm kurulması hükmün bozulması gerektiğine,
3- Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Suç vasfının değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğuna, yağma kastının bulunmadığına, lehe hükümlerin, TCK 36 ve 62 nci maddelerinin uygulanması gerektiğine, teşebbüsten daha fazla indirim yapılmamasının haksız ve hukuka aykırı olduğuna,
4- Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri,
Sanıkların hırsızlığa teşebbüs suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıkların güvenlik kamera kayıtları içeriğine göre; mağduru arkasından motosiklet ile sokak üzerinde takip ettikleri, mağdurun telefonla görüşme halinde bulunduğu sırada sanık ...'un kullanımındaki motosiklet ile mağdurun yanına yaklaştıkları, motosikletin arkasında oturan sanık ...'in mağdurun elinde ve kulağına tutmuş haldeki telefonu almak amacı ile hamle yaptığı, bu sırada sanığın cep telefonunu alamadığı ve cep telefonunun yere düştüğü, sanığın elinin mağdurun saçına takılması nedeniyle mağdurun yere düşerek yaralandığı anlaşılmış. Sanıkların mağdura yönelik eylemi nedeniyle nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan dosya mahkememize görevsizlikle gönderilmiş ise de; sanıkların savunmalarında mağdurun elindeki cep telefonunu görmeleri üzerine cep telefonunu çalmaya karar verdiklerini beyan etmeleri, mağdurun beyanında saçının çekilmediğini, sanığın cep telefonu almak isterken elinin saçına takılması ve dengesini kaybetmesi nedeniyle yere düştüğünü ve yaralandığını belirtmesi karşında mağdurun yaralanmasının yağma suçunun yasal unsuru olan malın teslimine ilişkin cebir niteliğinde olmadığı, sanıkların kastlarının hırsızlık olduğu, yağma suçunun yasal unsurlarını içeren eylemlerinin dosya kapsamında yer almadığı.. sanıkların eylemlerinin iştirak halinde elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle hırsızlık suçu kapsamında kaldığının, kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Mağdur soruşturma aşamasında alınan ifadesinde özetle, "08.05.2017 günü saat 13.00 sıralarında arkadaşıma gidiyordum.. telefon elimde konuşuyordum birileri saçımı çektim yere düştüm o anda elimde bulunan telefon yere düştü, sonradan öğrendiğime göre şahıslar kapkaç yapmak için bunu yapmışlar" görevsiz mahkemede alınan beyanında, "..olay günü telefonla konuşuyordum her iki şahsın da yüzünü görmedim, motor arkamdan geliyordu, telefonumu almaya çalıştılar, çekiştirince yere düştüm, yere düştüğümde de saçlarımdan çektiler, bu sırada telefonumla çantam yere düşmüştü zaten çevredeki şahıslar koşunca kaçmış olabilirler, o anki panikle hatırlamıyorum, neden telefonu alamadıklarını da bilmiyorum" şeklinde, görevli ilk derece mahkemesinde ki ifadesinde, ".. ben şikayetçi değilim artık bitsin. Ben olay günü telefonla konuşarak yürüyordum telefon kulağımdaydı. Şahıslar arkamdan yaklaştılar. Bir anda telefonu almaya çalıştılar. Telefonu kulağımdan almaya çalışırken elleri saçıma takıldı, o sırada telefon düşünce bende düştüm. Saçımı çekme olayı olmadı. Bir anda elleri saçıma takılınca bende dengemi kaybettim yere düştüm. Yere düştüğüm için yaralandım. Ben telefonla birlikte yere düşünce düştükten sonra sanıklar motorsikletle durmadılar yerdeki telefonu almaya çalışmadılar. Telefonu alamayınca gittiler sonra çocuklar koştular. Telefonu alma sırasında telefonu almaya çalışan şahısla aramızda çekiştirme olmadı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Sanık ...'in kollukta 20.05.2017 tarihli ifadesinde, ".. olay tarihinde ... ile birlikte ...’un sevk ve idaresindeki 01...15 plaka sayılı motosikletle gezerken bir şahsın sokakta telefon ile konuştuğunu gördük ... motosiklet ile şahsın yanına yaklaştı ben de şahıstan telefonu alabilmek için bayanın saçını çektim ancak telefonu alamadık ve olay yerinden kaçtık daha sonra başka bir kapkaç olayı gerçekleştirdik bana gösterilen görüntülerdeki motosikleti süren şahıs ... arkasındaki şahıs ise benim pişmanım" 21.05.2017 tarihli sorgu hakimliğinde "..kolluk ifademi tekrar ederim bana gösterilen ek görüntü izleme tutanağındaki şahıs benim pişmanım.." görevsiz mahkemede alınan beyanında, "Olay günü uyuşturucu krizindeydik bu nedenle olmuştur çok pişmanım, mağduriyet varsa gidermek isteriz, tahliyemi talep ederim .. arkadaşım ... motorsikleti sürüyordu bende arkasında oturuyordum. Ani bir şekilde telefonu elinden almaya çalıştım, telefon düştü kendisi de düştü bizde olay yerinden kaçarak uzaklaştık. Biz uyuşturucu krizindeydik, müştekiyi yolda giderken gördük telefon elindeydi, telefon kulağındaydı konuşarak yolda yürüyordu. Arkasından yaklaştık. Ben telefonu elinde bulunduğu sırada yani kulağında tutmuş konuşur vaziyetteyken telefonu tutup çekip almak istedim. Telefonu tutamadım. Telefon yere düştü. Saçına asılmadım. Telefon ben almaya çalışırken telefonu çekip zorlama gibi bir şey olmadı, müştekinin nasıl düştüğünü bilmiyorum. Biz direk olay yerinden uzaklaştık. Telefonu yerden almaya çalışmadık. Müştekinin saçından sürükleme gibi bir olay olmadı. Biz bayanın düşmesi üzerine doğrudan kaçtık vatandaşların gelmesi üzerine kaçmadık. Müşteki ile aramızda çekiştirme falan olmadı. Saçından çekme olmadı, telefon alma esnasında elim müştekinin saçına değmiş olabilir anca saçını tutup çekme olmadı böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir" şeklinde, Bölge adliye mahkemesince alınan ifadesinde ise ".. olayı tam olarak hatırlamıyorum ama olay günü motosikleti ... kullanıyordu, ben arkada oturuyordum, müştekiyi görünce yavaşladık, müşteki telefon ile konuşuyordu, ben elimi attım müştekinin elindeki telefonu aldım, bu sırada telefon yere düştü, ben telefonu yerden aldım, sonra kaçtık, müştekinin zararını giderdik, aynı gün başka kapkaç yapmadık" şeklinde savunmada bulunmuştur.
4. Sanık ... kollukta 20.05.2017 tarihli ifadesinde, ".. olay tarihinde ... ile birlikte benim sevk ve idaremdeki 01...15 plaka sayılı motosikletle gezerken bir şahsın sokakta telefon ile konuştuğunu gördük ... şahıstan telefonu alabilmek için bayanın saçını çekti ancak telefonu alamadık ve olay yerinden kaçtık daha sonra başka bir kapkaç olayı gerçekleştirdik pişmanım" 21.05.2017 tarihli sorgu hakimliğinde alınan ifadesinde, "..kolluk ifademi tekrar ederim bana gösterilen ek görüntü izleme tutanağındaki şahıs benim pişmanım", görevsiz mahkemede alınan beyanında "Üzerime atılı suçlamayı kabul ederim pişmanım kendisinden özür diliyorum, mağduriyet varsa gidermek isterim.." şeklinde, ilk derece mahkemesince alınan ifadesinde özetle, "..kasıtlı bir şey yapmadık. Arkadaşım kasıtlı bir şey yapmamıştır. O panikle oradan kaçtık. Müştekiyi yolda gördük. Motorsikleti ben kullanıyordum, ... arkamdaydı. Uyuşturucunun etkisiyle telefonu almaya karar verdik. Alıp satacaktık. Motorsikletle arkasından yaklaştım. ... telefonu almak için hamle yaptı başarılı olamadı teşebbüste kaldı, o esnada biz arkadaşla uzaklaştık. Ben motoru kullanıyordum telefon düştü müşteki ile birlikte düştü. Ben tam görmedim müştekinin saçını çektiğni görmedim. Yerde de sürüklemedik, müşteki ile aralarında çekiştirme olmadı müştekiyede sorabilirsiniz. Telefon yere düşünce motorsikletle doğrudan oradan ayrıldık." şeklinde, bölge adliye mahkemesindeki ifadesinde özetle, "olay tarihinde arkadaşım ... ve ben madde bağımlısıydık, madde kullanıyorduk yine böyle bir dönemde krize girdiğimiz için para temin etmek amacıyla hırsızlık yapmaya karar verdik, yolda yürümekte olan mağduru gördük, benim kullandığım motorda ... benim arkamda oturuyordu, mağdura yaklaşıp telefonla konuşmasının verdiği dalgınlıktan da yararlanmak suretiyle telefonunu alıp kaçacaktık, mağdura yaklaştığımızda ... mağdura doğru elini uzattı, ancak eli mağdurun saçına takıldı mağdur ... telefon düştü biz bu noktadan sonra panik yaptık telefonu almak için hiçbir hamlede bulunmadık, olay yerinden hızla uzaklaştık, mağdurla aramızda herhangi bir çekme çekiştirme olayı olmadı." şeklinde savunmada bulunmuştur.
5. Mağdur hakkında düzenlenen adli rapor dava dosyasında mevcuttur.
6. Kolluk tarafından düzenlenen görüntü izleme tutanağı ile tespit ve yakalama tutanaklara dava dosyası içerisindedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonrası 13.11.2019 tarihli ve 2018/876 Esas, 2019/2293 Karar sayılı kararı ile,
"..olayın hemen akabinde kolluk güçlerine başvuran mağdurun arkasında motosikletle gelen şahısların kendisinin saçını çekip yere düşürdüklerini, o anda elindeki telefonun da yere düştüğünü beyan ettiği, sanıkların soruşturma aşamasında telefonu alabilmek için sanık ...'in mağdurun saçını çektiğini kabul ettikleri, olay sırasında mağdurun yere düştüğü ve BTM ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, mağdurun yere düşmesine, elindeki telefonu almak isteyen sanıkların eyleminin sebebiyet verdiği dosya kapsamı ile sabittir. Sanıkların mağdurun elindeki cep telefonunu alabilmek amacıyla mağdura karşı cebir kullandıkları, saçını çektikleri, bunun neticesinde mağdur ile telefonun yere düştüğü, panikleyen sanıkların ise cep telefonunu alamadan olay yerinden kaçtıkları, kullanılan cebirin malın teslimine elverişli nitelikte olduğu, bu itibarla, sanıkların eylemlerinin birden fazla kişi ile yağma suçunu oluşturacağı Dairemizce kabul edilmiş, sanıkların aşamalarda değişen ve kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik olan çelişkili beyanlarına itibar edilmemiştir. Bu itibarla; ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/456 esas, 2017/414 karar sayılı, 26/10/2017 tarihli hükmünün 1. ve 5. fıkraları dışındaki tüm fıkralarının CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca kaldırılmak suretiyle, sanıkların sübut bulan birden fazla kişi tarafından yağma suçundan eylemlerine uyan TCK'nın 149/1-c maddesi gereğince cezalandırmalarına karar verilmiş, suçun işleniş biçimi, sebep ve saikleri ve fiilin diğer özellikleri dikkate alınarak takdiren alt sınırdan ceza tertip olunmuştur. Sanıkların eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı, icra hareketlerinin tamamlanamadığı sabit olmakla, eylem nedeniyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin ulaştığı düzey ve suç yolunda alınan mesafe ve icra hareketlerinin kesildiği aşama dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 35/2. maddesi gereğince cezalarından takdiren 1/2 oranında indirim yapılmasına, sanıkların dosyaya yansıyan geçmişleri, suça eğilimleri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın sanıkların üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak sanıklar hakkında takdiren TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, 5271 sayılı CMK'nın 283. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle, sanık hakkında hükmolunan 5 YIL hapis cezasının 4 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infazına, mükerrir oldukları anlaşılan sanıkların cezalarının infazı durumunda TCK'nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine..."
Gerekçesiyle "Hukuki Süreç" başlığının (3) paragrafında belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suçun İşlenmediği, Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine, Suç Vasfının Değiştirilmesinin Hukuka Aykırı Olduğuna, Yağma Kastının Bulunmadığına, Lehe Hükümlerin, TCK 36 ve 62 Maddelerinin Uygulanması Gerektiğine, Teşebbüsten Daha Fazla İndirim Yapılmamasının Haksız Ve Hukuka Aykırı Olduğuna, Hırsızlığa Teşebbüs Suçundan Karar verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Mağdurun olay sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanları, sanıkların kolluk ve sorgu hakimliğinde ki ifadeleri ve aşamalardaki ikrarları, mağdur hakkında düzenlenen adli rapor, kolluk tarafından düzenlenen görüntü izleme, tespit ve yakalama tutanakları dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ve müdafiilerinin temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Lehe Hükümlerin, TCK 36 Ve 62 Maddelerinin Uygulanması Gerektiğine, Teşebbüsten Daha Fazla İndirim Yapılmamasının Haksız Ve Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak bölge adliye mahkemesinin, "..suçun işleniş biçimi, sebep ve saikleri ve fiilin diğer özellikleri dikkate alınarak takdiren alt sınırdan ceza tertip olunmuştur. Sanıkların eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı, icra hareketlerinin tamamlanamadığı sabit olmakla, eylem nedeniyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, eylemin ulaştığı düzey ve suç yolunda alınan mesafe ve icra hareketlerinin kesildiği aşama dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 35/2. maddesi gereğince cezalarından takdiren 1/2 oranında indirim yapılmasına, sanıkların dosyaya yansıyan geçmişleri, suça eğilimleri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın sanıkların üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak sanıklar hakkında takdiren TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına." ilişkin gerekçesinde isabetsizlik olmadığı, sanıkların kazanılmış hakkının korunduğu ve belirlenen cezanın hukuka uygun olduğu, anlaşıldığından, sanıkların müdafiilerinin diğer temyiz sebepleri yönünden de hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ... 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2016 tarihli ve 2016/652 esas, 2016/843 karar sayılı ilamındaki mahkumiyeti, 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümle maddesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Yasa'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Yasa'nın 106/1.1 cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; aynı sayılı Yasa'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilamın esas alınarak 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilerek bozma sebebi yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarihli ve 2018/876 Esas, 2019/2293 Karar kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ve müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Gerekçe kısmı (B) bölümü ikinci paragrafında belirtilen eleştiri dışında kararda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
12.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!