WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/14005 E.  ,  2024/7662 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/310 E., 2021/1017K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Yerel mahkeme kararları kaldırılarak yeniden kurulan mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçelerinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.10.2019 tarihli, 2158-4577 Esas ve sayılı; 26.01.2016 tarihli, 2015/6-709 Esas ve 2016/33 sayılı; 18.11.2014 tarihli, 810-501 Esas ve sayılı; 20.05.2014 tarihli, 617-271 Esas ve sayılı; 25.02.2014 tarihli, 678-98 Esas ve sayılı; yine 05.07.2013 tarihli, 1548-346 Esas ve sayılı kararlarında da belirtildiği üzere ve özetle;
“5237 sayılı TCK'nın 148. maddesinin 1. fıkrasında yağma suçunun ... şekli, 2. fıkrasında senedin yağması, 3. fıkrasında cebir karinesine yer verilmiş, 149. maddesinde nitelikli yağma, 150. maddesinde ise kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla yağma suçunu işlemesi ile yağmada değer azlığı düzenlenmiştir.
Yağmanın ... şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nun 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir.
Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır.
765 sayılı TCK döneminde “gasp” olarak ta adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilâve unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır.
Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır.
Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuksal değerlerdir.”
“Hırsızlık (ve yağma) suçlarında failin faydalanma amacıyla hareket etmesi yeterlidir, ayrıca çaldığı (veya yağmaladığı) maldan faydalanmış olması aranmaz, bu nedenle bu hususun araştırılmasına gerek yoktur...
Fayda kavramı izafidir; kişiden kişiye, olaydan olaya değişebilir. Faydalanma amacı maddi nitelikte olabileceği gibi, manevi nitelikte de olabilir. Faydalanma kastından maksat, çalınan (veya yağmalanan) malda malikinin sahip bulunduğu bütün olanakları kullanma istek ve iradesidir. Bu nedenle avantaj sağlama, kendini tatmin etme, kullanma, kaprisini yerine getirme vs. maksatları faydalanma kastını oluşturacaktır.
Yarar sağlamak kavramıyla, sadece malvarlığındaki artışları anlamamak gerekir. Failin elde etmeyi umduğu her türlü tatmin ve haz yarar kavramının içinde düşünülmesi gerekir. Örneğin, bir kimsenin nişanlısına hediye etmek için bir yüzük, bir bahçeden gül çalması da yarar kapsamında değerlendirilmelidir.
Failin amaçladığı yarar kendisine olabileceği gibi, başkasına da yönelik olabilir (... ... GÖKCAN – ... ARTUÇ, Yorumlu/Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi – 4. Cilt, sahife 5005–5006).”
“Cebir ve tehdit, malvarlığına karşı işlenen suçta araç olduğundan, yağma suçuna malvarlığına karşı işlenen suçlar bölümünde yer verilmiştir (... ... GÖKCAN–... ARTUÇ, Yorumlu/Uygulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi -4. Cilt, sahife 5242–5343).”

Bu açıklamalardan sonra somut olay ve fiil, yağma suçunun maddi unsuru yönünde değerlendirildiğinde;
Katılanın ve mağdurun beyanları ve sanıkların savunmaları doğrultusunda suç tarihinde mağdurun yolda yürümekte iken yolunu kesen sanık ... ile sanık ...'in mağdurdan cep telefonunu istedikleri, mağdurun vermek istememesi üzerine sanıkların 'verecek misin, zorla mı alalım' demesi üzerine mağdurun korkarak cep telefonunu sanıklara verdiği, sanıkların cep telefonunu alarak kaçtıkları anlaşılmakla, sanıklarca sarf ettikleri iddia olunan sözlerin yağma suçunun unsuru olarak betimlenen tehdit boyutuna ulaşmadığı, malın teslimi sırasında yağma suçunda aranan nitelikteki ciddi, korkutucu seviyede cebir/tehdit içeren söz veya hareket bulunmadığı, mağdurun geçmişten gelen algı ya da tasavvuru ya da psikolojik durumu ve/veya ürkek kişiliği ile yarattığı düşünceye de bu şekilde bir anlam yüklenemeyeceği, salt mağdurun kendi iç dünyasındaki korku ve endişesiyle malın teslimine yöneldiğinin anlaşılması karşısında, mağdura yönelik herhangi bir tehdit ve cebir uygulamayan sanıkların eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141 inci maddesinde yer alan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Yasa'nın 304/2-a maddesi gereğince dosyanın gereğinin ifası için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 24.06.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y

Her ne kadar çoğunluk tarafından sanıklar hakkında yağma suçundan cezalandırılmasına dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesince verilen 2019/310 Esas, 2021/1017 sayılı kararın dairemize gelmesi üzerine;

Bu suçun hırsızlık suçunu oluşturduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiş ise de, dosyanın incelemesinde müşteki mağdurun bütün aşamalardaki birbirini teyit eden beyanları, sanık savunmaları birlikte değerlendirildiğinde mağdur yolda ilerlediği sırada sanıkların motosikletle mağdurun önünü kestikleri "dakikan var mı" diye sorduklarını mağdurun tedirgin olduğunu motosikletin arkasında oturan Savaş'ın "verecek misin yoksa zorla mı alalım" dediğini mağdurun kaçmayı düşündüğünü ancak kendisini iki kişinin döveceğini düşünerek bu tehdit ve korku sonucu cep telefonunu sanıklara verdiğini daha sonra bu sanıkların piyasa değeri 800,00 TL civarında olan cep telefonunu 160,00 TL'ye sattıklarını, sanıkların sabıkalı kişilikleri ve olayın özellikleri birlikte değerlendirildiğinde motosikletli iki kişinin mağdurun önünü keserek döveceğini belirterek cep telefonunu almaları eyleminde tehditin söz konusu olduğu buna göre tehditle mağdurdan cep telefonunu alan sabıkalı sanıkların yağma suçunu işledikleri tüm dosya münderecatı ile anlaşıldığından sanıkların hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu ve istinaf kararının onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.