WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/13842 E.  ,  2023/14923 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/365 E., 2022/156 K.
SUÇ : Hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/97 Esas, 2015/454 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; mağdur ...'a yönelik hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdur ...'a yönelik hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/97 Esas, 2015/454 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 18.10.2021 tarihli ve 2020/3033 Esas, 2021/15778 Karar sayılı kararı ile,
"Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın müşteki/sanık ...’i ve müşteki ...’i, tanık Barışcan’dan olan alacağını tahsil etmek amacıyla değişik zamanlarda birden fazla kez tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında; müşteki/sanık ... ve müşteki ...'a yönelik sanık ...'a yüklenen eylemlerin, aynı kasıt altında tek bir tehdit suçunu oluşturduğu, 5237 sayılı Kanun'un 43/1-2. maddesinde yer alan zincirleme suç hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden, eylemin iki ayrı suç oluşturduğu belirtilerek sanığın ayrı ayrı iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi,''
Nedeniyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2022 tarihli ve 2021/365 Esas, 2022/156 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Sanığın dava dışı Barışcan'a yönelik sarfettiği sözlerin, mağdurlara yönelik tehdit unsuru taşımadığından beraatine,
2. Aksi takdirde tehdit suçunun silahla işlenmediğine,
3. Sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın tanık B.'den olan alacağını tahsil etmek amacıyla, tanık B.'nin babası ve abisi olan mağdurları değişik zamanlarda birden fazla kez silahla tehdit ettiğinin, kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Mağdurlar ve tanık B.'nin beyanları, dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanığın savunmasında özetle, alacağını istediğini ancak tehdit etmediğini beyan ettiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un “Zincirleme Suç” başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.” denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir.
Sanığın, birden fazla mağdura yönelik, birden fazla ve farklı zamanlarda eylemlerini gerçekleştirmesi durumunda, sanığın bu eylemleri, aynı kast altında tek bir suç olarak kabul edilerek, 5237 sayılı Kanun'un ilgili maddesi uyarınca belirlenecek temel ceza, zincirleme suç hükümleri gereği aynı sayılı Kanun'un 43/2. maddesine göre artırıldıktan sonra, yine temel ceza üzerinden anılan Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılarak bulunacak miktarın, önceki cezaya ilavesiyle sonuç cezanın saptanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Olay ve Olgular başlığı altında yer alan (1) numaralı bentte belirtildiği şekilde gerçekleşen olayda, mağdurların ve tanığın beyanları, sanığın savunması ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri bakımından kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/97 Esas, 2015/454 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, Gerekçe bölümü ilk paragrafında belirtilen eleştiri dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

04.12.2023 tarihinde karar verildi.