6. Ceza Dairesi 2022/13827 E. , 2024/7386 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/373 E., 2021/1961 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur ...'ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan ilk derece mahkemesi tarafından kurulan mahkûmiyet hükmünün, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 20.10.2021 tarihli ve 2019/373 Esas, 2021/1961 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığı ve duruşma açılmak suretiyle yeniden mahkumiyet hükmü kurulduğu, kararın ceza miktarı yönünden kesin olduğu, suça sürüklenen çocuk müdafiinin kararı bütün halinde temyiz etmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi 06.12.2021 tarihli ve 2019/373 Esas, 2021/1961 Karar sayılı ek kararı ile temyiz isteminin reddedildiğinin anlaşıldığı; mağdurlar ... ve ...'nin aşamalardaki beyanlarına göre, suça sürüklenen çocuğun kastını mağdurlardan 300,00 TL civarında para almaya özgülediği ancak 5,00 TL parayı yağmalayarak olay yerinden ayrıldığı, suça sürüklenen çocuğun mağdurların tümüne yönelik gerçekleşen eyleminin bir bütün halinde tek yağma suçunu oluşturması nedeniyle mağdur ...'ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kesin nitelikte verilen mahkumiyete ilişkin kesin nitelikteki karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan ceza miktarı yönünden 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
Suçun işlendiği tarihte 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulmak suretiyle anılan Kanun'a aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir.
Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.
Hâkim indirim oranını aynı sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34, 223, 230 ve 289 uncu maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.
Öte yandan hâkim, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla, kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, olay tarihinde suça sürüklenen çocuk ...'ın silah çekerek mağdurlardan para istediği, mağdur ...'nin yanında para bulunmadığını anlatmak için cüzdanını çıkarıp boş olduğunu gösterdiği, suça sürüklenen çocuğun bağırarak tekrar para istediği, buna rağmen istediğini alamayan suça sürüklenen çocuğun sinirlenerek mağdur ...'ın yakınına doğru tüfekle bir el ateş etmesi üzerine mağdur ...'ın korkarak aracından 5,00 TL para alıp suça sürüklenen çocuğun yakınına bıraktığı, suça sürüklenen çocuğun o tarafa giderek parayı aldığı olayda, suç tarihi olan 28.05.2016 itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan hüküm kurulması sırasında değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5271 sayılı Yasa'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
10.06.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
1.Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdurlara yönelik eylemi sebebiyle nitelikli yağma suçundan cezalandırılması için ilk derece mahkemesine kamu davası açılmıştır. Yargılama sonunda mağdur ...'a yönelik eylemi sebebiyle nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 150 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca neticeten 5 yıl 5 ay hapis, mağdur ...'ye yinelik eylemi sebebiyle nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, aynı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca neticeten 4 yıl hapis cezasına mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2.Mahkûmiyet kararlarına karşı, suça sürüklenen çocuk müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının süresi içerisinde istinaf yasa yoluna başvurmaları üzerine, ilk derece mahkemesi kararının, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 20.10.2021 tarihli ve 2019/373 Esas, 2021/1961 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığı ve duruşma açılmak suretiyle yeniden mahkumiyet hükmü kurulduğu, suça sürüklenen çocuğun mağdur ...'a yönelik eylemi sebebiyle nitelikli yağma suçundan bu defa 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasına, mağdur ...'ye yönelik eylemi sebebiyle ise nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan aynı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldığı, suça sürüklenen çocuğun mağdur ...'ye yönelik eylemi sebebiyle verilen kararın ceza miktarı yönünden kesin olduğu anlaşılmıştır.
3.Daha sonra suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından, Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairesinin kararının bütün halinde temyiz edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 06.12.2021 tarihli ve 2019/373 Esas, 2021/1961 Karar sayılı ek kararı ile, suça sürüklenen çocuk müdafiinin mağdur ...'ye yönelik ... sebebiyle verilen 3 yıl 4 ay hapis cezasına yönelik temyiz isteminin reddedildiğinin anlaşıldığı, kararının temyize tabi olan kısmı olan mağdur ...'a yönelik ... sebebiyle verilen 6 yıl 8 ay hapis cezasına yönelik hükmün, temyiz incelenmesi yönünden dairemize gönderilmiştir.
4.Heyet tarafından yapılan incelemede mağdurlara yönelik eylemlerin bütün halinde tek bir yağma suçunu oluşturacağı kabulü ile mağdur ...'ye karşı işlenen suç nedeniyle verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairesinde kesinleşen hükmünün kaldırılmasına karar verilmiş, bu kabul ile de dava dosyası incelenmiştir.
5.İnceleme sonucu Heyet tarafından varılan bozma kararına katılmakla birlikte Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kesinleşen bir kararın kaldırılması olanaklı değildir. İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemesi dairelerinin kesin olarak verdikleri karara karşı gidilebilecek yollar yasada belirtilmiştir. Bunlar dışında, Yargıtay Dairelerinin kesinleşmiş kararları kaldırarak inceleme yapabileceğine ilişkin yasal bir dayanak yoktur.
6.Burada yapılması gereken, temyiz kapsamında katılanlara yönelik eylemlerin tek bir yağma suçunu oluşturacağı kabulü ile bozma kararı verip kesinleşen kısımla ilgili diğer yasa yollarına gidilmesini sağlamaktır. Kesinleşen veya Yasa'nın başka denetim yolları belirlediği durumlarda yetkisiz yargı makamının bu tür kararları kaldırması yetki aşımı olacaktır.
7.Yukarıdaki açıklamalar kapsamında dairenin, mağdur ...'ye karşı nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairesinin kesin nitelikteki mahkûmiyete ilişkin hükmünü kaldırarak inceleme yapma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!