6. Ceza Dairesi 2022/12575 E. , 2024/7419 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2760 E., 2021/3025 K.
SUÇ : Konutta veya eklentilerinde yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında yağma suçuna yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği ... olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin ... şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir." Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) anlaşılmıştır.
Somut olayımızda, sanık ile mağdurun eş oldukları, mağdurun ilk sıcağı sıcağına alınan beyanında eşinin kendisini darp ettiğini, yakınlarını aramak istediği için elinden telefonunu aldığını beyan ettiği, sonraki beyanlarında ise, eşinin kendisini darp ettiği ancak telefon ve parasını almadığını söylediği, sanığın tüm aşamalarda eşiyle tartıştıklarını ancak para ve telefonunu almadığını söylediği, mağdurun alındığını beyan ettiği telefonun tespitinden sonra 3. bir şahıs tarafından ... olduğunun tespit edildiği ve dolayısıyla sanığın almadım ve satmadım beyanını çürütecek herhangi bir delil bulunmadığı, dolayısıyla aralarında husumet bulunan ve beyanı çelişkiler içeren ve sonradan vazgeçilen mağdur beyanından başka atılı yağma suçunun işlendiği yönünde herhangi bir delil ve emare bulunmadığı, şüphenin söz konusu olduğu, şüpheden sanığın yararlanması gerekeceği, eylemin mevcut haliyle iddia ve savunmayı destekleyen doktor raporuyla da birlikte kül halinde eşe karşı yaralama suçunu oluşturduğu, yağma suçunun sübut bulmadığı gözetilmeden sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyet hükmü verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 29.11.2021 tarihli ve 2021/2760 Esas, 2021/3025 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
23.05.2024 tarihinde karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/115 Esas, 2021/590 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-d, 62. ve 58. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 2021/2760 Esas, 2021/3025 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek dosyanın dairemize geldiği ve sayın çoğunluk tarafından yağma suçunun ispat edilemediği bu sebeple suçun sübut bulmadığından beraatine karar verilmiş ise de,
Dosyanın incelenmesinde mağdurun her aşamadaki birbirini teyit eden beyanları, sanık anlatımları ve doktor raporları da birlikte değerlendirildiğinde mağdurun kolluk beyanında da sıcağı sıcağına ifade ettiği şekilde sanığın kendisini darp ederek cep telefonunu aldığı buna göre suçun ... olduığu anlaşıldığından istinaf kararı onanması kanaatinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!