WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/12547 E.  ,  2024/7093 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1176 E., 2021/2898 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek,

Sanık ... ve ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan ceza miktarı yönünden 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

Olay tarihinde mağdurlar ... ve ...'un gece 00.30 sularında Taksim istikametine yürürlerken sanıklar ile karşılaştıkları, önce aralarında tartışma başladığı akabinde sanıklardan Masum'un mağdurlara hitaben "çıkarın paraları" dediği, akabinde ...'dan bıçağı istediği, mağdurların korkması üzerine, mağdur ...'ın 105,00 TL, mağdur ...'un ise sanıklara 50,00 TL verdiği, ayrıca mağdurlardan telefonlarını istedikleri, mağdurların fırsattan istifade ederek olay yerinden kaçıp kolluğa şikayette bulunmaları üzerine sanıkların yakalandığı şeklinde gelişen olayda, mağdur ... ...'ın mahkemede verdiği ifadede "benim zararım giderilmemiştir, giderilmesini talep ediyorum" şeklindeki beyanı ile diğer mağdur ...'nun mahkemede "polisler sanıklardan alarak bize vermişlerdir zararım giderilmiştir" şeklindeki beyanı ve kolluk tarafından tutulan "Salıverme Tutanağı" isimli tutanakta sanıkların üst aramasında çıkan paraların sanıklara iade ediliğinin belirtilmesi karşısında, bu husus mağdurlar ve sanıklardan ayrıntılı şekilde sorulmadan ve tutanak mümziileri tanık olarak dinlenmeden eksik araştırma ile 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin değerlendirme dışı bırakılması hukuka aykırı bulunmuştur.

Kabule göre de,

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir.

Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.

Hâkim indirim oranını aynı sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.

5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34, 223, 230 ve 289 uncu maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.

Öte yandan hâkim, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla, kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır.

Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, sanıkların mağdur ...'dan 105,00 TL, mağdur ...'dan ise 50,00 TL yağmaladığı olayda suç tarihi olan 28.06.2019 itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar hakkında yağma suçundan hüküm kurulması sırasında değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5271 sayılı Yasa'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.