WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/1185 E.  ,  2023/12292 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1759 E., 2019/1429 K.
SUÇ : Nitelikli Yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2013 tarih 2013/13838 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b), bendi, 143, 116 ncı maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2. ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2014 tarihli ve 2013/893 Esas, 2013/361 Karar sayılı kararı ile sanığa atılı suçun 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bentinde düzenlenen gece vakti yağma suçunu oluşturma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.

3. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2017 tarihli ve 2014/347 Esas, 2017/346 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.07.2019 tarihli ve 2019/1022 Esas, 2019/1725 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) benti, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle
1. Suç vasfının tayininde hayata düşüldüğüne,
2. Değer azlığına ilişkin hükmün uygulanması gerektiğine
3.Cezanın orantılı olmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihinde sanık ile katılanın komşu oldukları, olay günü penceresi açık vaziyette uyumakta olan katılanın evde bir tıkırtı olduğunu duyup uyanması üzerine birini salonda dolaşırken gördüğü, önce yeğeni olduğunu zannettiği, evdeki şahsın bilgisayarını sarıp aldığını görünce hırsız olduğunu anlayıp müdahale etmesi üzerine şahsın alt komşusu sanık ... olduğunu anlayıp bağuşmaya başladıkları, boğuşma sırasında sanığın üzerinde bulunan bilgisayar, cüzdan ve bazı eşyaların düştüğü, sanığın katılana vurup etkisiz hale getirdikten sonra üzerinde bulunan yüzük, pasaport ve bazı özel eşyalarla birlikte balkondan atlamak suretiyle kaçtığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, nitelikli yağma suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.

2. Mağdurun olay nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığına dair hastane ve adli tıp kurumu raporları dosya içerisinde mevcuttur.

3. Mağdurun aşamalarda istikrarlı beyanlarda bulunmuş, eylemi gerçekleştirenin alt komşusu olan sanık olduğunu ifade etmiştir.
4. Sanık savunmalarında suç tarihinde ... ilinde otelde çalıştığını, katılan ile 2012 yılında aynı apartmanda ikamet ettiklerini söylediği görülmüştür.

5. Sanık ile katılanın suç tarihinde aynı apartmanda ikamet ettiklerinin bildirildiği polis memurlarınca düzenlenen 11.01.2019 tarihli rapor başlıklı belge dosya içerisinde yer almaktadır.

6. Sanığın savunmasında belirttiği adreste olimpos isimli otelin bulunmadığının bildirildiği 18.05.2019 tarihli tutanak dosya içerisinde yer almaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış ancak duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bentinin uygulanamayacağı belirlenerek İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılmış Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen mahkumiyet hükmünün kurulduğu belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Suç Vasfının Tayininde Hayata Düşüldüğüne Yönelik;
5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesindeki düzenlemeye göre mal alma işlemi tamamlanıncaya kadar uygulanan cebir veya tehdit eylemi yağmaya dönüştürmektedir. Malını hırsızlık suçunun tamamlanmasından sonra geri almak isteyen kişiye (mağdura) karşı başvurulan cebir veya tehdit, yağma suçunu oluşturmaz. Bu husus madde gerekçesinde de Mal, zilyedin tasarruf olanağı ortadan kalktığı anda alınmış olacağından, bu ana kadar yapılan cebir veya tehdit, hırsızlığı yağmaya dönüştürür. Örneğin evin içindeki eşyayı alıp kapıdan çıkarken mal sahibi ile karşılaşan hırsız, ona karşı cebir veya tehdit kullanacak olursa, yağma suçu oluşur.
Mal alındıktan yani hırsızlık suçu tamamlandıktan sonra, bunu geri almak isteyen kişiye karşı cebir veya tehdide başvurulması hâlinde, artık yağma suçundan söz edilemez. Hırsızlık suçuna konu malın geri alınmasını önlemek amacına yönelik olarak kullanılan cebir veya tehdit ayrı suçların oluşmasına neden olur. Bu durumda gerçek içtima hükümlerinin uygulanması gerekir" şeklinde açıkça gösterilmiştir.
Kısaca özetleyecek olursak; malın alınması veya geri alınmasının engellenmesi amacıyla cebir veya tehdit uygulanması gerekir.Hırsızlık eyleminin tamamlanmasından sonra eşyanın veya paranın geri alınması sırasında uygulanan cebir veya tehdit eylemi yağmaya dönüştürmez.
Hırsızlık açısından, doktrinde kabul edilen ve Yargıtay uygulamalarında da dayanılan "sahip olma teorisi" nin savunduğu gibi Mağdurun hakimiyet alanından çıkıp failin veya üçüncü kişilerin hakimiyet alanına girmesi ile eylem tamamlanır. Hakimiyet alanıda fiziki sınırlardır. Fiziki sınırları belli olan dairenin veya binanın dışına sıcak takip olmaksızın çıkılması ile hırsızlık tamamlanacaktır.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; Olay ve olgular başlığı altında (1) numaralı paragrafta anlatıldığı şekilde gerçekleşen eylemde; sanığın evin içerisinden aldığı katılana ait eşyayı henüz katılanın hakimiyet alanından çıkaramadan üzerinde katılanan ait suça konu eşya bulunduğu halde katılana cebir uyguladığı anlaşılmakla sanığın hırsızlıkla başlayan eylemi yağmaya dönüştüğünden ilk derece mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Değer Azlığı Hükmünün Uygulanması Gerektiğine Yönelik;
Duruşmada, katılanın, zararının 600,00-800,00 TL arasında olduğuna dair beyanı karşısında bu miktarın suç tarihinde az kabulemeyeceği, bununla birlikte katılanın bir kısım eşyasının ise kendi müdahalesi ile sanık tarafından götürülememiş olması ve nihayet yağma suçuna konu eşyadan birinin katılana ait pasaportlar olması dikkate alındığında ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai gözetildiğinde değer azlığı indirimi uygulamayan ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının yerinde olduğu görülerek sanık müdafiinin bu husustaki temyiz itirazları reddedilmiştir.

3. Cezanın Orantılı Olmadığına Yönelik;
Konutta yağma suçu işlediği anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kasıtın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alındığında; istinaf mahkemesince alt sınırdan belirlenen cezanın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.07.2019 tarihli ve 2018/1759 Esas, 2019/1429 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

13.09.2023 tarihinde karar verildi.