WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/11563 E.  ,  2024/6113 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1846 E., 2021/927 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, hakaret
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilerek yapılan incelemede;

I. Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,

II. Sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafinin temyiz istemlerinin, taraflar arasında alacak-borç ilişkisinin bulunduğu, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, dosyada sanığın cezalandırılmasına yeterli somut delil bulunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek, anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ...'nun arkadaşı tanık .... ile katılan arasında adi yazılı şekilde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı hukuki bir ilişki ve ihtilaf bulunduğu, tanık ....'nin de sanığın ölmüş babasına borcunun olduğu, sanık ... ... ile tanık ....'nin aralarında sözlü olarak; katılanın inşaat firmasının tanık ....'ye satmayı vaadettiği 10 tane daireyi tanık ....'nin sanık ...'a temlik ettiği, sanık ...'ın da borcu düştükten sonra geri kalan parayı tanık ....'ye vereceği konusunda anlaştıkları, bu anlaşmadan katılanın haberdar olmadığı, sanık ... ...'nin bahse konu dairelerin kendisine devredilmesi için katılana yönelik telefonda ve gıyabında birden fazla kez "Siz beni tanımıyorsunuz, ben mafyayım, derhal daireleri bana teslim edeceksiniz, bu iş kötüye gider", "Bana daireleri vereceksin, ben mafyayım, seni ve aileni yaşatmam, İstanbul'da barındırmam, kafanı kırarım, öldürürüm seni, canın mı daha değerli malın mı?" gibi sözlerle tehditlerde bulunduğu anlaşılmakla; katılan ile tanık ... arasında adi yazılı şekilde düzenlenen gayrımenkul satış vaadi sözleşmelerine konu dairelerin henüz inşaa edilmemiş olması nedeniyle katılanın cebir, veya tehdit yoluyla devretmek zorunda bırakıldığı somut belirlenebilir bir malın bulunmadığı, sanığın katılanın mal varlığında eksilmeye yol açacak bir senet tanzimi talebinin olmadığı ya da böyle bir girişimde bulunmadığı dikkate alınarak eyleminin bir bütün halinde zincirleme şekilde tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereğince dosyanın gereğinin ifası için İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.