WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/10481 E.  ,  2024/3053 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/34 E., 2021/1195 K.
SUÇ : Nitlikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, gerekçeye göre, sanıklar müdafiilerinin sanıkların suç işlemedikleri ve beraatlerine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;

Ancak,
1. Mağdurun olaydan sonra polise verdiği ifadeye, mahkemedeki anlatımına, dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; birlikte hareket eden sanıkların mağdurdan para alabilmek için gerçekleştirdikleri eylemlerinin, yağma suçunun unsuru olan bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak işlenen nitelikte bir eylem olmadığı, somut olayda gerçekleştirilen eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 107/2 nci maddesinde tanımlanan şantaj suçunu oluşturduğu düşünülmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Kabul ve uygulamaya göre de;
2. Sanıkların eylemlerinin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu kabul edildiğine göre, suçun konut içinde işlendiği dikkate alınarak haklarında 5237 sayılı Kanun'un 149/1 inci madde ve fıkrasının (c) bendinin yanı sıra (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin güzetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.04.2021 tarihli ve 2021/34 Esas, 2021/1195 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

05.03.2024 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Sanık ...'ın yaklaşık 3- 4 ay önce mağdur ... ile tanıştığı, tanıştıkları sırada kendisini ... olarak tanıttığı, olay günü mağdurla para karşılığında cinsel ilişkiye girmek üzere anlaştıkları, bu amaçla mağduru evine çağırdığı sanık ... ve mağdur ...'in elbiselerini bir kısmını çıkardıkları yarı çıplak vaziyette oldukları, cinsel ilişki öncesinde diğer sanık ...'ın anahtarla evin kapısını açarak içeri girdiği, sanık ...'ya bir kaç tokat attığı, ...'nın lavaboya gittiği, sanık ... ile mağdur ...'in baş başa kaldıkları, sanık ...'in mağdur'a hitaben "Eşinin ve senin telefon numaranı vereceksin, eşini telefonla arayacağım böyle böyle yaptı diye anlatacağım" şeklinde sözler sarf etmesi üzerine mağdurun telefon numaralarını sanığa verdiği, sanık ...'in mağdur ...'i sıkıştırarak "Nasıl anlaşacaz" dediği, mağdur ...'in sanık ...'in söz ve hareketlerinden korkması nedeniyle "Nasıl istersen öyle anlaşırız" şeklinde cevap verdiği, sanık ...'in "10.000,00 TL para vereceksin" dediği, mağdurun da kabul ettiği, ayrıca sanık ...'in cep telefonu ile mağdur yarı çıplak vaziyette iken yanında diğer sanık ... bulunduğu halde fotoğrafını çektiği, mağdurun bu yaşananlardan sonra evden ayrıldığı, ertesi gün 10.000,00 TL parayı hazırladığı, sanığın telefon etmesi üzerine buluşarak 10.000,00 TL'yi elden sanık ...'e verdiği, mağdurun bu aşamada şikâyetçi olmadığı, 5-10 gün geçtikten sonra sanık ...'in mağduru telefonla aradığında mağdurun korktuğundan dolayı telefonu dahi açamadığı, sanık ...'in mağdura "Emin telefonu aç, eşini mi arayayım ya da evine mi geleyim" ve "Yarına kadar beni ara yoksa evine gelirim insan gibi ara" şeklinde iki ayrı mesaj gönderdiği, bir kaç gün sonra mağdurun kolluk güçlerine müracaat ettiğinin anlaşılması karşısında, dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanık ... ve ...'nın olayı en baştan kurguladıkları, sanık ...'in sarfettiği söz ve davranışları değerlendirildiğinde fiilen tehditkâr bir tavır içerisinde olduğu, mağdura gönderdiği mesaj içeriklerinin de bu durumu desteklediği, bununla birlikte mağdurun içinde bulunduğu ortam ve yaşadığı olaylar nazara alındığında, somut olayda yağma suçunun unsuru olan tehdit niteliğindeki eylemlerin de gerçekleştiği, bu nedenle yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan Sayın çoğunluğun eylemin şantaj suçunu oluşturduğuna dair görüşüne katılmıyorum.