6. Ceza Dairesi 2022/10471 E. , 2024/3163 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1037 E., 2021/961 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama ve hakaret
HÜKÜMLER : İlk derece mahkeme kararlarının kaldırılması suretiyle mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, iade, bozma
A. İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı;
B. Katılan vekilinin temyiz isteminin kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarını da kapsadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 12 nci fıkrası uyarınca itiraz yasa yoluna gidilebileceği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 2021/47 değişik iş sayılı dosyası ile itirazın incelenerek kesin olarak reddedildiği gözetildiğinde, anılan kararların incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince sanıklar haklarında mala zarar verme suçundan beraat kararları verildiği, sanığın istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanıkların mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151/1, 62 nci maddeleri uyarınca sanık ...'ın doğrudan 2.500,00 TL adli para cezası, sanık ...'nun doğrudan 1.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği; 5271 sayılı Kanun'un 272/3-a maddesi uyarınca, hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup temyizi mümkün olmadığından katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince istem gibi reddine karar verilmesi gerekmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alaşehir Batı Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2019 tarihli ve 2019/149 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2019/29 Esas, 2020/129 Karar sayılı kararı ile; sanıklar haklarında nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 323 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/1037 Esas, 2021/961 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılması ile, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın atılı suça iştirak ettiğine dair katılanın asılsız beyanlarından başka delil bulunmayıp atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine,
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın atılı suçu işlediğine dair somut, kesin ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine,
2. Sanığın katılanın annesi hakkında ileri sürdüğü asılsız ithamlar nedeniyle haksız tahrik etkisi altında yaralama eyleminden ibaret olup, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
3. Katılan olay yerine giderken alkollü olduğundan beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine,
C. Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanıklar haklarında yağma suçundan alt hadden ceza verilmesi ve lehe hükümlerin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanıkların üzerlerine atılı yağma suçunun unsurları oluştuğu ve haksız tahrik iddiaları gerçekleri yansıtmadığı dikkate alınarak üst hadden cezalandırılmaları gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıkların iştirak halinde demir sopa ile katılanı darp etmek suretiyle üzerinde bulunan 95,00 TL para, sigara ve çakmağını aldıkları iddiası ile açılan kamu davasında, sanıklar savunmaları, katılan beyanı, adli rapor form içeriği ile tüm dosya kapsamından, sanıkların atılı suçları işlediklerine dair soyut iddia dışında şüpheden uzak, mahkûmiyetlerine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararları verilmiştir.
2. Katılanın aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanıkların, üzerilerine atılı suçlamayı inkar ettikleri anlaşılmıştır.
4. Kolluk güçleri tarafından tanzim olunan, 27.06.2018 tarihli Araştırma Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
5. Dosya içerisinde bulunan 06.12.2018 tarihli katılana ait Adli Tıp Kurumu muayene raporuna göre, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve orta (3) derecede kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerin kaldırılarak, iddia, sanık ve katılan beyanları ile tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sanıkların katılanın, sanık ...'in annesi hakkında müstehcen içerikli sözler söylediğini duymaları üzerine olay tarihinde gündüz vakti sayılan zaman diliminde katılandan bu durumun hesabını sormak için bir araya geldikleri, sanık ...'in çağırması üzerine katılan ile üzüm alım merkezinin bulunduğu bölgede buluştukları, her iki sanığın katılanı demir sopa ile vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek vücudunda kemik kırılması oluşacak şekilde nitelikli olarak yaraladıkları ve katılanın üzerinde bulunan 95,00 TL parası, sigarası ve çakmağını alarak yağmaladıklarının sabit olduğu ve sanıklar haklarında değer azlığı hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabulü ile sanıklar haklarında Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükümlerin kurulduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir."
Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanık Hasan Deniz'in aşamalarda alınan birbiriyle uyumlu ve istikrarlı savunmalarında üzerine atılı yağma suçuna ilişkin suçlamayı ısrarla kabul etmemesi, sanığın yağma suçuna konu para ve eşyalar haricinde ve söz konusu para ve eşyalardan daha fazla maddi değeri bulunan katılana ait cep telefonunu da alma imkanı var iken almamış olması, sanık ile katılan arasında katılanın, sanığın annesi ile ilgili müstehcen söylemleri nedeniyle olay öncesinden kaynaklanan bir husumet bulunması, katılanın soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasında kendi içerisinde çelişen beyanlarda bulunması gözetildiğinde; katılanın soyut beyanları dışında, sanığın hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak, sanığın nitelikli yağma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
2. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, hükümden sonra 25.06.2022 tarihinde öldüğünün, UYAP sisteminden alınan sanığa ait nüfus kaydından anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 64/1 inci maddesi gereğince değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
1. Sanıklar ... ve ... Haklarında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Ön inceleme bölümünün (C) numaralı paragrafında açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Sanıklar ... ve ... Haklarında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Ön inceleme bölümünün (B) numaralı paragrafında açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemine ilişkin olarak; Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
3. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/1037 Esas, 2021/961 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
4. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/1037 Esas, 2021/961 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!