WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/10423 E.  ,  2024/7670 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1454 E., 2021/338K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

I. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;

Oluş ve dosya içeriğine göre, nitelikli yağma suçunun yasal unsurlarının oluştuğu ve sanık hakkında kurulan hükümde, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 01.02.2021 tarihli ve 2020/1454 Esas, 2021/338 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

II. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde;

5271 sayılı Kanun'un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;

Diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmemeleri, tanık ve katılanın olayın hemen ardından alınan kolluk ifadelerinde olay yerinde araçtan yüzü maskeli 3 kişinin indiğini belirtmeleri ve sanıklar ..., ... ve ...'ın teşhis edilmemiş olmaları hususları da dikkate alındığında, olaydan yaklaşık iki ay sonra çalıntı başka bir araçtan ele geçirilen silahın, olayda kullanılan silah olduğunun tespit edilmesi ve tabancanın şarjör kısmındaki parmak izinin sanık ...'a ait olması hususu ile sanıklar ... ve ...'un da tabancanın bulunduğu çalıntı araç üzerinde parmak izlerinin tespit edilmesinin, sanıkların olay günü olay yerinde bulunduklarına ve iştirak halinde atılı suçu işlediklerine yeter nitelikte delil teşkil etmediği, ancak sanıkların birbirlerini tanıdıkları yönündeki savunmalarından hareketle, sanıkların suç tarihinde kullanmakta oldukları hatların tespiti ile suç tarihi öncesi ve sonrasında aralarındaki iletişimin tespiti, yine sanıkların kullandıkları telefon hatlarının olay gününe ait sinyal-baz istasyonu bilgilerinin celp edilip, olay yerinde olup olmadıklarının tespiti yönünden iletişim tespiti raporları getirtilerek sonucuna göre delillerin bütün halinde değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.