WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/10003 E.  ,  2024/5197 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2240 E., 2021/162 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf talebinin esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, düzeltilerek onama

A. Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünü, sanık müdafilerinin yasal süre içerisinde temyiz ettiği, ancak sanığın gönderdiği 18.03.2021 tarihli dilekçesinde, "Temyizden feragat ediyorum. Temyiz incelemesi yapılmasını istemiyorum. Bu talebimin Yargıtay'ın ilgili dairesine iletilmesini istiyorum. Hakkımdaki kararın kesinleştirilerek gönderilmesini itiyorum... " şeklinde beyanda bulunması karşısında; bu dilekçenin nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden temyizden vazgeçme iradesini taşıdığı kabul edildiğinden temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2019 tarih ve 2018/87873 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 149 ncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bendleri, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü, 58 inci ve 63 ncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Sanık hakkında Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2019 tarihli ve 2019/58 Esas, 2019/326 Karar sayılı kararı ile nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bendleri, 62 inci, 53 üncü, 55 inci, 58 inci ve 63 üncü maddeleri uyarınca neticeten 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02.02.2021 tarihli ve 2019/2240 Esas, 2021/162 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine temyiz yolu açık olarak karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıklar ... ve ...'ın akraba olup, olay tarihinde Osmaniye ilinden Gaziantep iline dilenmeye geldikleri, sanıklar ... ve ...'ın mağdurlar ... ve ...'ın birlikte oturduğu ikamete girerek buradan mağdur ...'nin yatak odasındaki çekmecede bulunan 120,00 TL ile mağdur ...'ın pantolonunun cebinde bulunan 250,00 TL'yi aldıkları, mağdur ...'nin bu sırada ikametinde yalnız olduğu ve mutfakta bulunduğu, gelen sesler üzerine ikametin salonuna gittiğinde sanıklar ... ve ...'yu mağdur ...'ın pantolonunun ceplerini karıştırır vaziyette görmesi üzerine bağırdığı, mağdur ...'nin bağırması üzerine sanıklar ... ve ...'nun mağdur ...'yi darp ettikleri, mağdurun bağırma sesini duyan komşusu A.B. ve oğlu mağdur ...'ın olay yerine gelerek sanıkları yakaladıktan sonra durumu emniyet güçlerine bildirdikleri anlaşılmıştır.

2. Mağdurların aşamalarda değişmeyen birbirleri ile uyumlu beyanlarda bulundukları görülmüştür.

3. Sanıklar savunmalarında, suçlamaları inkar etmişler, binaya zabıtalardan kaçmak için girdiklerini, bir şey çalmadıklarını, mağdura vurmadıklarını beyan etmişlerdir.

4. 08.11.2018 tarihli Araştırma ve Görüntü İnceleme Tutanağında özetle: " Apartmanın giriş kapısını gösteren kamera görüntülerinde üç bayan şahsın bina içerisine girdiğinin görüldüğü, şahısların kimliklerinin şüpheliler ..., ... ve ... olarak tespit edildiği,..." belirtilmiştir.

5. Parmak izi inceleme raporunda; mağdurlara ait ikamet içerisinde yapılan inceleme neticesinde giriş kapısı iç yüzeyinde şüpheli ... ve ...'ın parmak izinin bulunduğu tespit edilmiştir.

6. Tanık A.B.'nin beyanlarının dosya içerisinde mevcut olduğu görülmüştür.

7. 08.11.2018 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporunun dosya içerisinde bulunduğu görülmüştür.

8. Mağdur ...'deki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebileceğine dair adli rapor dosya içerisinde mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından " Dosyanın yapılan incelemesinde; müştekinin 14.12.2018 tarihli hazırlık aşamasında alınan ifadesinden de anlaşılacağı üzere, mağdurun zararının soruşturma aşamasında sanıkların yakınları tarafından karşılandığını ve şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, sanıkların cezalarından etkin pişmanlık hükümleri gereği 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 168/3. maddesi gereği indirim yapılması gerekirken soruşturma sırasında sanıkların üzerinde ele geçen 510,00 TL'nin emanete alınarak el koyma gerekçe gösterilerek ve sanıklardan elde edilen paradan 370,00 TL'sini ise müsaderesine karar verildiği halde bunu gerekçe göstererek sanıkların rızaya dayalı mağdurların zararını gidermediği gerekçe gösterilerek indirim yapılmayarak fazla ceza tayin edilmesi yasaya aykırı;
Sanık ... ile sanıklar müdafilerinin istinaf taleplerinin bu yönüyle kabulüne, ancak; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 303/1 ve 280/1-c maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak;

Mahkeme hükmünün (C) Bendinin 1. Paragrafından sonra gelmek üzere;

"2-Sanıkların etkin pişmanlık göstererek müştekilerin zararlarını karşıladıkları anlaşıldığından cezalarından 5237 sayılı Kanun'un 168/3. maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak sanıkların ayrı ayrı 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,

3-Sanıkların yargılama sırasındaki tutum ve davranışları dikkate alınarak verilen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanıkların ayrı ayrı 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,

4-Sanıklar hakkında başkaca bir artırım veya indirim uygulanmasına yer olmadığına,

5-sanıkların neticeten ayrı ayrı 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına," şeklinde değiştirilip diğer parağraflar buna göre teselsül ederek sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeniyle DÜZELTİLEREK İSTİNAF TALEBİNİN ESASTAN REDDİNE," karar verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma, başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 148 nci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 149 ncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.

Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.

Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.

Cebir veya tehdit, ''yaşam ..., vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı ...'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.

Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamasına elverişli olması gerekir.

Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurların aşamalardaki tutarlı beyanı, tanık beyanı, parmak izi inceleme raporu, olay yeri inceleme raporu ve sanıkların kısmi ikrarı karşısında, suçun kesin delillerle sanık tarafından Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiğinin saptandığı, nitelikli yağmaya teşebbüs suçunun unsurlarının oluştuğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Ancak;
1.Sanık ... hakkındaki hüküm kesinleşen sanık ...'ı evinde yakalayan mağdur ...'ün, sanıkların kaçmasını engellemeye çalıştığı sırada darp edilerek bağırması üzerine mağdur ... ve tanık A.B.'nin gelerek sanıkları evde yakalamaları şeklinde gerçekleşen olayda; mağdurun direncinin kırılmamış olması nedeniyle yağma eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, tamamlanmış yağma suçundan hüküm kurulması,

2. Sanık ... hakkındaki hüküm kesinleşen sanık ...'ın mağdurun evinde yakalandıklarında polis tarafından yapılan üst aramasında suça konu paranın ele geçirilmiş olması ve eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin üçüncü ve birinci fıkraları uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

3. Sanık ... hakkındaki hüküm kesinleşen sanık ...'ın üzerinde ele geçirilerek Adli Emanete alınan yağma suçuna konu 370,00 TL'nin kazanç müsaderesine konu edilemeyeceği, mağdurlara iade edilmesi gerektiği ancak mağdurların tüm zararlarının sanık yakınları tarafından soruşturma aşamasında giderildiğinden, sanıklara iadesine yerine 5237 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi,

4. Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden Yargıtay tarafından mümkün görülen ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı biçimde ‘yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsil edilmesi’ biçiminde karar verilmesi
hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Verilen Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Ön inceleme bölümünün (A) bendinde açıklandığı üzere 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık ... Hakkında Verilen Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02.02.2021 tarihli ve 2019/2240 Esas, 2021/162 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Temyiz edenin sıfatı gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Bozma kararının, diğer sanık ...'a 5271 sayılı Kanun'un 306/1 inci maddesi uyarınca sirayetine,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

29.04.2024 tarihinde karar verildi.