6. Ceza Dairesi 2021/25769 E. , 2023/10760 K.
"İçtihat Metni"
İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/504 E., 2017/783 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan kabulü ile hükmün kaldırılarak yeni hüküm kurulması
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu silahla tehdit suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine, yağma suçuna ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.08.2015 tarihli 2015/21118 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) (d) ve (h) bentleri, 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca sanık ... için aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2016 tarihli ve 2015/246 Esas, 2016/391 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) (h) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi, sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58 inci maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci ve ikinci maddesi, üçüncü fıkrasının (b) bendi , 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarıına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilmiştir.
3. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2016 tarihli ve 2015/246 Esas, 2016/391 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Ceza Dairesinin, 04.05.2017 tarihli ve 2017/504 Esas, 2017/783 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece mahkemesince yağma suçundan kurulan hükmün kaldırılarak, sanıkların 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c-d-h, 168/1-3, 62 inci maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, haklarında hak yoksunluklarına ve sanık ...'in cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafilerinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanıklar ile katılan arasında alacak verecek ilişkisi olduğu ve sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin uygulanması gerektiğine,
2. Katılanın alkollü olduğuna ve beyanlarına itibar edilemeyeceğine,
3. Lehe hükümlerin sanıklar hakkında uygulanmadığına,
4. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin uygulanması sırasında daha fazla indirim yapılması gerektiğine,
5. Tüm tanıkların bilgisine başvurulmadığına,
6. Mağdur şikayetinden vazgeçtiğini, hırs ile senedi işlemi koyduğunu söylemesine rağmen beyanının dikkate alınmadığına,
7. Sanıklar hakkında alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,
8. Sanık ... bakımından suçun atfı cürüm niteliğinde olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanın, 23.12.2014 tarihinde akşam 22.30 sıralarında eğlenmek için sanık ...'in babasına ait olan ve sanık ... tarafından işletilen diğer sanıkların ise müzisyen ve personel olarak çalıştığı alkollü gazinoya gittiği, katılanın beyanlarına göre bir tane 35'lik rakı ve bir adet bira içip 60,00 TL tutarında harcama yaptığı fakat 3.000,00 TL tutarında hesap geldiği, bu miktarda parası olmadığını söylemesi üzerine garson olan sanıklar ... ve ...'in iş yerinden çıkmasını engelledikleri, jandarmayı aramak istediğinde telefonunu aldıklarını, kendisini zorla evine götürerek para aradıklarını ancak bulamayınca tekrar gazinoya götürdüklerini, ikinci kata çıkararak dövdüklerini, cebindeki 500,00 TL tutarında parayı aldıklarını, zorla 9.000,00 TL tutarında senet imzalattıkları maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Sanık ...'in dosyaya sunduğu sipariş formu doğrultusunda, sanıklar, katılanın gazinoda bulunduğu sırada eğlence mekanında çalışan kadınları çağırarak onlara sürekli içki ısmarladığını, hesabın artması üzerine katılanı belirli aralıklarla uyardıklarını iddia ettikleri, gece sonunda katılanın hesabının 3.000,00 TL üzerinde olduğunu ve katılanın parası olmaması üzerine rızası ile senedi imzalayıp verdiğine dair beyanda bulunmamışlardır.
3. Katılanın raporlarında, travmaya bağlı darp izlerinin tespit edildiği, yüzünde çeşitli lezyon ve ekimozlar görüldüğü belirlenmiştir.
4. Sanık ...'in kovuşturma aşamasındaki beyanlarında, bir ara katılan ile sanık ...'in birlikte katılanın rızası ile katılanın evine gittiklerini söylediği anlaşılmıştır.
5. Katılan, sanıkları teşhis etmiş ve soruşturma beyanlarında sanıkların hep birlikte kendisinden senet aldıklarını söylemiştir.
6. Olayın gazinonun kapanış saati olan 04.00 saatinde olması sebebiyle tanığın bulunmadığının katılan ve sanık beyanları ile sabit olduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, senedin ise soruşturma aşamasında sanık ... tarafından savcılığa teslim edilmesi sebebiyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca sanıkların cezasından indirim yapılarak yeniden hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanıklar İle Katılan Arasında Alacak Verecek İlişkisi Olduğuna ve Sanıklar Hakkında 5237 Sayılı Kanun'un 150 nci Maddesinin Uygulanması Gerektiğine, İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Katılana sunulan hizmet bedelinin 3.000,00 TL tutarında olduğu, katılandan tahsil edilmek için imzalatılan senet bedelinin ise 9.500,00 TL tutarında olduğunun istikrarlı katılan beyanları, sanıklar beyanları ve adli emanete alınan senet ile anlaşılması karşısında, iki bedel arasında nispetsizlik bulunduğu anlaşılmakla ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Katılanın Alkollü Olduğuna ve Beyanlarına İtibar Edilemeyeceğine Dair Temyiz Sebebi Yönünden;
Katılanın alınan adli rapor ile darp edildiğinin belirlenmesi, soruşturma aşaması ve kovuşturma aşamasında da devam eden istikrarlı ve tutarlı beyanları karşısından ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Lehe Hükümlerin Sanıklar Hakkında Uygulanmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; "Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır." Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde;
“İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise ...” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 6 yıl hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Sanıklar Hakkında Etkin Pişmanlık Hükümleri Uygulanırken Cezalarından Daha Fazla İndirim Yapılması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yağma suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin düzenlendiği ve birinci fıkraya ilişkin hallerde cezanın yarısına kadar indirilebileceğinin belirlendiği, sanıklar hakkında yarı oranda indirim yapılması karşısında ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Tüm Tanıkların Bilgisine Başvurulmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Katılan ve sanıklar beyanlarına göre gazino saat 04.00 sıralarında kapandığı için olaya şahit kimsenin bulunmadığının anlaşılması karşısında ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
6. Mağdurun istinaf aşamasındaki beyanlarının dikkate alınmadığına ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Sanıklar hakkında iftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen katılanın olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanı, katılanın ilk beyanı ile örtüşen teşhis tutanağı, sanıkların katılan ile uyumlu beyanları, adli emanete alınan senet ile adli raporlar karşısında, katılanın ilk beyanına önceliklik tanınarak sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
7. Sanıklar Hakkında Alt Sınırdan Ceza Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Sanıkların kastı, suçun işleme şekli, suçun işlediği yer ve zaman, suç sonrası oluşan zarar ve suçun nitelikli hallerinin işlendiği göz önüne alındığında, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
8. Sanık ...'e İsnat Edilen Suçun Atfı Cürüm Niteliği Taşıdığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Kovuşturma aşamasında sanık ...'in katılana gösterildiği ve katılanın sanık ...'in kendisini darp etmediğini fakat senet alanlar arasında olduğunu beyan etmesi ve sanık ... ile katılan arasında husumet bulunmaması karşısında ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunda, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 04.05.2017 tarihli ve 2017/504 Esas, 2017/783 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!