6. Ceza Dairesi 2021/25459 E. , 2023/10839 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1959 E., 2019/435 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2017 tarihli, 2017/6259 Soruşturma Nolu iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının d bendi, 35 ve 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/338 Esas, 2018/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, d bendi, 35 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2018/1959 Esas, 2019/435 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın yaralama kastının bulunmadığına, tanığın olayı görmediğini beyan ettiğine, ilk derece mahkemesinin gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi, tanıkların soruşturma aşamasındaki beyanlarında yeminden ve tanıklıktan çekinme haklarının hatırlatılmamasına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ...'in 05.10.2017 tarihinde annesi F. Ş, kardeşi F. Ş. ve babası mağdur ... ile birlikte ortak ikametlerinde bulundukları esnada sanığın, tanık F.Ş'den para istediği, F.Ş'nin yok demesi üzerine tanıkla tartışmaya başladığı, babası olan mağdur ...'den para istediği, mağdurun para vermek istememesi üzerine sanık ...'in kontrolünü kaybettiği, "...bana para vereceksin, seni öldürürüm yoksa.." şeklinde sözler söylediği, mağdurun boğazını sıkarak mağduru adli muayene raporunda belirtildiği şekilde darp ettiği ve hakaret ettiği bu itibarla sanığın üzerine atılı yağmaya teşebbüs suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Mağdurun yaralanmasına ilişkin adli rapor temin edilmiştir.
3. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, gerekçeli karar başlığında; suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/2-c maddelerine aykırı davranılması, mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak değerlendirildiği ve İlk derece mahkemesince sanığın annesi ile kardeşi olan tanıkların olayın sıcağı sıcağına verdikleri hazırlık beyanlarına itibar edilerek hükme esas alındığı, tanıkların soruşturma aşamasındaki beyanlarında yeminden ve tanıklıktan çekilme haklarının hatırlatılmadığı, bu nedenle hazırlık beyanlarına itibar edilemeyeceği anlaşılmış ise de, anılan deliller dışlandığında dosyadaki diğer deliller dikkate alınarak sanığın mahkumiyetine karar verilmesi isabetli olduğundan bu husus eleştiri konusu yapılarak başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın mağdurdan para isterken miktar belirtmediğinin anlaşılması karşısında değer azlığı hükümlerinin uygulanma ihtimali bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
1. Sanığın Yaralama Kastının Bulunmadığına, Tanığın Olayı Görmediğini Beyan Ettiğine İlişkin Temyiz Sebebine Yönelik
Mağdurun beyanı, sanığın savunması, adli rapor karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. İlk Derece Mahkemesinin Gerekçeli Karar Başlığında Suçun İşlendiği Zaman Diliminin Gösterilmemesi, Tanıkların Soruşturma Aşamasındaki Beyanlarında Yeminden Ve Tanıklıktan Çekinme Haklarının Hatırlatılmamasına İlişkin Temyiz Sebebine Yönelik
Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesine göre kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığından bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenleAdana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 21.02.2019 tarihli ve 2018/1959 Esas, 2019/435 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!