WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2021/25447 E.  ,  2023/11074 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1804 E., 2018/3260 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Düzelterek Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın;

Sanıklar ... ve ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildiği,

Sanık ...'ye ilişkin olarak ise; İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2017 tarihli, 2016/3016 Soruşturma No.lu iddianamesiyle sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrası (c) ve (h) bendi, 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2018 tarihli ve 2017/182 Esas, 2018/55 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (c), (d) ve (h) bendi, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 168 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanıklar ... ve ...'ün 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.

3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.12.2018 tarihli ve 2018/1804 Esas, 2018/3260 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine; sanıklar ... ve ...'ün 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (c), (d) ve (h) bendi, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ...'nin Temyiz İstemi, suç vasfının oluşmadığına, dosyanın bozulmasına beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanık ...'ın Temyiz İstemi, cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi, suça iştirak kastı bulunmadığına, maddi manevi unsurları oluşmadığı halde eksik inceleme ile hüküm verildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Sanık ...'ın Temyiz İstemi, olayla alakası olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ...'ın diğer sanıkları önlemeye çalıştıkları yönündeki inkara dayalı savunmalarının, şikâyetçi ...'nin anlatımıyla da desteklenmiş olması, sanıkların olayın başında şikâyetçilere ait eve girmeyip beklerken evden gelen sesler üzerine eve girdiklerinin anlaşılması karşısında, sanıklar ... ve ... ile eylem birliği içerisinde şikâyetçileri yağmalamak kastıyla hareket ettiğini gösterir, üzerlerine atılı suçlardan cezalandırılmalarına yeter ölçüde her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır evrensel ilkesi ışığında beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Olaya ilişkin sanık ve mağdur beyanları tespit edilmiştir.

3. Mağdurlar duruşma aşamasında sanıklar ... ve ... lehine beyan değiştirmişlerdir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, olayların mağdurların ilk anlatımlarındaki gibi gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiği, buna göre, ise sanıkların olay gecesi, olaydan önce sanıklardan ... ile mağdurlardan ... arasında gerçekleşen iletişime dayalı olarak mağdurların evi ve şahsi halleri konusunda edinmiş oldukları bilgiden hareketle eylem ve karar birliği içerisinde harekete geçtikleri, mağdurların evine gittikleri, giriş kapısını küçük bir zorlama ile açıp içeri girdikleri, bu esnada kendilerini fark eden mağdurlardan ...'ü sapıklıkla suçladıkları, mağdura tokat ve yumrukla vurdukları, yaralanmasına neden oldukları, her iki mağdura yönelik tehdit sözleri söyledikleri, ardından evi ararken benzin harcadıklarından bahisle para istedikleri, mağdurların gece vakti rızalarına aykırı olarak girilmiş bulunan konutlarında uygulanan bu cebir ve tehdit nedeniyle 50,00 TL vermeye mecbur kaldıkları, sanıkların bu şekilde birlikte suç işleme kararı altında hareket ettikleri, aralarındaki iş bölümü gereğince suçun kanuni tanımındaki unsurlar bakımından birbirlerini tamamladıkları, eylemin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları, geceleyin birden fazla kişi ile birlikte konutta yağma suçunu işlediklerinin sübut bulduğu, konut dokunulmazlığını bozma eylemlerinin yağma suçunun unsuru olduğu, eylemlerinin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturduğu, sanıkların yağma suçunda özgüledikleri kasıtlarının evi ararken yaktıkları benzin parasından ibaret olması ve mağdurların verdiğinden öte bir talepte bulunmamaları karşısında, suçun konusunu oluşturan malın değerinin az olduğunun kabul edilmesi gerektiği, sanıkların kovuşturma aşamasında bizzat pişmanlık göstererek mağdurların zararını giderdiği anlaşılarak sanıkların cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesine göre, sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak,
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görüldüğü üzere suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı biçimde “eşit şekilde tahsiline” biçiminde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
I. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 26.12.2018 tarihli ve 2018/1804 Esas, 2018/3260 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... ile ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hukuka aykırılığın 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, "Sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına" cümlesi yazılmak suretiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.