WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Temmuz 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2021/24533 E.  ,  2023/10616 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Hükmün kaldırılarak yeni hüküm kurulmasına

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesi birinci fıkrasının (a) (c) (d) ve (h) bendleri gereğince cezalandırılması istemiyle 21.08.2017 tarihinde kamu davası açılmıştır.

2. ... 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2018 tarih ve 2017/257 Esas, 2018/19 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesi birinci fıkrasının (a) (c) ve (h) bendi, 62 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2018/1395 Esas, 2019/546 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kaldırılmasına yapılan yargılama sonucu sanığın nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesi birinci fıkrasının (a) (c) ve (h) bendi, 168 inci maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Eksik inceleme ile karar verildiği yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ve beraat kararı verilmesi gerektiğine,
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Etkin pişmanlık ve kısmi iade koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında ceza indiriminin uygulanmasına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdurun suç tarihinde bir otelde resepsiyon görevlisi olarak çalıştığı, aynı otelde müşteri olarak kalmakta olan Tunus uyruklu bir şahsın polis merkezine müracaatı gerektiğinden gece vakti 03.30 sularında polis merkezine gitmek için yola çıktıkları bir müddet sonra sanık ile kimlikleri tespit edilemeyen iki şahsın yollarını kestikleri, bıçak göstermek suretiyle para istedikleri olay sebebiyle korkan mağdur ve Tunus uyruklu şahsın yakında bulunan belediyeye ait sulama aracını görüp koşarak araca bindikleri, sanığın arkadaşının da elinde bıçakla mağdur ve yanındaki şahsın peşinden giderek araca bindiği mağdurun cebinde bulunan 150,00 TL parası ile kimlik kartını aldığı sonrasında kimlik kartını mağdurun cebine tekrar koyup araçtan inerek suç arkadaşlarıyla birlikte olay yerinden uzaklaşmaya başladıkları, mağdurun şikayeti üzerine kaçış istikametleri doğrultusunda araştırma yapan polislerin sanık ve yanındaki iki kişiyi gördükleri kovalamaca sonucu sanığın yakalandığı yanındakilerin kaçtığı kabul edilmiştir.
1.Mağdurun sonradan kısmen değişen soruşturma aşamasındaki tutarlı beyanları ve yine soruşturma aşamasındaki teşhis tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.

2.Sanığın olay gecesi alkol ve uyuşturucu aldığı için polisleri görmesi üzerine kaçtığına yönelik ifadeleri dosyada bulunmaktadır.

3. Olay yerini gösteren güvenlik kamerası görüntülerinin çözümüne dair bilirkişi raporu dosyada bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine yönelik kabul ve hukuki süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta yapılan açıklamalar haricinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık ve müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanık ve kimlikleri tespit edilemeyen suç arkadaşlarının yolda mağdurun önüne geçerek para istemeleri üzerine korkup kaçmak suretiyle yakında bulunan belediyeye ait sulama aracına binen mağdurun yanına giderek cebinde bulunan kimlik kartı ve 150,00 TL parasını aldıkları sonrasında kimlik kartını tekrar mağdurun cebine koyarak uzaklaştıkları olayda: sanığın eylemi hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-h, 168/3, 62 maddeleri kapsamında mahkûmiyet hükmü kurulmuş herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin değer azlığı indirimi de uygulanmamıştır.
5237 sayılı Kanun'un "Daha az cezayı gerektiren hâl" başlıklı 150/2. maddesinde; "Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar inidirilebilir." denilmektedir.
Maddenin gerekçesinde ise: "Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir." açıklamasına yer verilmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 145. maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak "Değer azlığı", hırsızlık suçu bakımından da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir." ibaresi ilâvesiyle- hüküm altına alınmış bir husustur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.12.2009 günlü, 6/242-291 esas ve karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere. 5237 sayılı Kanun'un 145. (veya 150/2) maddelerinde veya gerekçelerinde "Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma" koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir.
5237 sayılı Kanun'un 145 veya 150/2. maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup. suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez. Hâkim indirim oranını 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörüldüğü üzere "İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı" olacak şekilde saptamalıdır.
5237 sayılı Kanun'un 145 ve 150/2. maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. 5271 sayılı Kanun'un 34, 223, 230 ve 289. maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.
Öte yandan hâkim 5237 sayılı Kanun'un 145 veya 150/2. maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır. Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir.
Nitekim Yargıtay Ceza Genel kurulu'nun Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çfkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.'de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır.
Bunun gibi kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, cinsel istismar gibi ağır suçların yağma ile birlikte işlenmesi hallerinde değer azlığı indiriminin yapılmaması hukuka, vicdana ve adalete de uygun olacaktır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, mağdurdan 150,00 TL parayı zorla alan sanık hakkında paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları birlikte değerlendirildiğinde, verilen cezada değer azlığı indiriminin yapılması gerekir.
Açıklanan nedenlerle;
5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesiyle sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılması hususunun gözetilmemesi,
2.Henüz suç işlenmeye devam ettiği sırada para ile birlikte mağdurun cebinden alınan kimlik kartının mağdurun cebine tekrar bırakılıp olay yerinden uzaklaşılması eyleminde bir iadeden bahsedilemeyeceği ancak mağdurun bölge adliye mahkemesi ceza dairesi tarafından yapılan yargılama sırasında "para istemediğini, maddi hak talebinin olmadığını ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olduğunu" beyan etmesi karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesi üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince indirim yapılması yerine yazılı şekilde uygulama yapılarak cezadan fazla indirim yapılması, sebepleriyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2018/1395 Esas, 2019/546 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görüldüğünden hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

10.05.2023 tarihinde karar verildi.