WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2024/855 E.  ,  2024/6657 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/26 Esas, 2019/130 Karar
DAVA TARİHİ : 16.12.2015
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;... Mahallesi 2181 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.06.2016 tarihli ve 2015/284 Esas, 2016/287 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın üstün ve eksik yönleri karşılaştırılırken puanlama tablosunda emsale ait kısımda kat oranının farklı yazılması doğru olmadığı gibi dava konusu taşınmaz ile emsale ait emlak vergisine esas m² rayiç değerleri ve sözü edilen taşınmazların imar uygulaması sonucu oluşan parseller olup olmadığı araştırılıp bu hususlara ilişkin yazı cevapları getirtilmediğinden denetlenemeyen raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne kamulaştırma bedelinin tespitine, taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı sonrasında yapılan yeniden yargılama ile sadece 3.904,02 TL fark bedele hükmedildiğini, Mahkemece hükme esas alınan raporda kullanılan emsal taşınmazın uygun olmadığını, benzer kamulaştırmalarda daha yüksek bedele hükmedildiğini, kamulaştırma işlemi sonrası fen raporunda da görüldüğü üzere A ve C harfi ile gösterilen kısımların arta kaldığını, özellikle A ile gösterilen parçanın çok küçük olup bu sebeple de arta kalan alanda hiç değer azalışı verilmesinin hatalı olduğunu, yine kalan C ile gösterilen arta kalan alanda değer azalışı olup olmadığının tespiti bakımından gerekli inceleme yapılmadığını, hal böyle iken hükümde ve hükme esas alınan raporda arta kalan alanda değer azalışı olup olmayacağı hususunda değerlendirme yapılmadan soyut şekilde değer azalışı olmayacağının ifade edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Davanın ... ve ... adına açıldığı, karar başlığında da bu şekilde belirtildiği halde hüküm kısmında bedelinin sehven ... yerine davada yer almayan ... Yayla'ya ödenmesine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

4. Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanun'la Değişik 2942 sayılı Kanun'un 10/8 inci fıkrasının dördüncü cümlesi; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak ilk karar ile tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele el koyma bedeli mahsup edildikten sonra kalan bedele ilk karar tarihine, fark bedele Dairemiz karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi ve derhal ödenmesi gerekmektedir.

5. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının;
a) 4 üncü paragrafında yer alan "Acele el koyma dosyasında ödenen ve mahkememizin 2015/284 E. 2016/287 K. sayılı kararında belirtilen fark bedel olan 39.337,78 TL’nin" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "İlk karar ile tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele el koyma kararı ile tespit edilen bedel mahsup edildikten sonra kalan 39.337,78 TL’nin" ibaresinin yazılması,

b) 4 üncü paragrafında yer alan “7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanunu’nun 10/8 hükmü gereğince bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar 3’er aylık vadeli hesaba dönüştürülerek nemalandırılmasına ve kesinleşen karara göre nemasıyla birlikte ilk kararı temyiz eden davalılar ... Yayla ve ...’ya ödenmesine” ibaresinin çıkartılması, yerine “fark bedel olan 3.904,02 TL’nin ilk kararı temyiz eden davalılar ... ve ...’ya ödenmesine,” ibaresinin yazılması,

c) 5 inci paragrafında yer alan “başlayarak son karar tarihi olan 19.07.2019 tarihine kadar yasal faiz işletilerek ilk kararı temyiz eden davalılar ... Yayla ve ...'ya ödenmesine ” cümlesinin çıkartılması, yerine “ Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin karar tarihi olan 29.05.2024 tarihine kadar yasal faiz işletilerek davalılar Mustafa ve ...'ya ödenmesine” cümlesinin yazılması,

d) 9 uncu paragrafın çıkartılması,

e) Mahkemenin gerekçeli kararının 10 uncu ve 12 nci paragraflarında yer alan "..." isminin yerine "... yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.