5. Hukuk Dairesi 2024/836 E. , 2024/6389 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1595 Esas, 2022/2673 Karar
DAVA TARİHİ: 25.06.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ...7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/126 Esas, 2021/113 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ...ili, ..., Eski ...Mahallesi 1110 parsel (... Mahallesi 20389 ada 7 parsel) sayılı taşınmazın “Deniz Deşarj Hattı İrtifak Hakkı” nedeniyle 19.03.1998 tarihinde davacı idare tarafından kamu yararı kararı alındığını, 19.10.1999 tarihinde 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre şerh konulması için tapuya yazı yazıldığını, davacı idare tarafından kıymet takdir komisyonunca takdir edilen bedelin hak sahipleri adına 12.07.1999 tarihinde Vakıfbank Şarampol Şubesine bloke edilerek ödendiğini, kadastro yenilemesi ile ...Mahallesi eski 1110 parselin yeni 20389 ada 7 parsel olduğunu, konu ile ilgili olarak eski 1110 parsel sayılı taşınmazda irtifak hakkı tesisi yapılmadığından 31/b şerhinin devam ettiğini; ancak taşınmaz üzerinde irtifak hakkı kurulduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığını, kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını, ancak yapılan daimi irtifak hakkı kamulaştırmasına ilişkin olarak tapu kaydına irtifak hakkı kamulaştırması şerhi düşülmediğini, daimi irtifak hakkının ...ili, ..., İn Burnu Mevkii ...eski 1110 parsel, yenisi 20389 ada 7 parsel olan dava konusu taşınmazın tapu kaydına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulmuş sermayesinin tamamı devlete ait 4046 sayılı Kanun kapsamına alınmış bir kamu kuruluşu olduğunu, %49 hissesinin 2016 yılında Türkiye Varlık Fonuna devredildiğini, davacı idare tarafından 2942 sayılı Kanun'daki usullere riayet etmeden bu davanın açıldığını, 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesine göre "Kamu tüzel kişilerinin ve kurumlarının sahip oldukları taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakları diğer bir kamu tüzel kişisi veya kurumu tarafından kamulaştırılamaz." hükmü bulunduğunu, davacı idare tarafından taşınmazın değeri tespit edilerek ödeyeceği bedeli belirtip mal sahibi idareye başvurması, mal sahibi idare tarafından devre muvafakat verilmez veya 60 gün içinde cevap verilmez ise Danıştay’ın ilgili dairesine başvurulması gerektiğini, taraflar bedelde anlaşamadıkları takdirde ise davacı idarece mahkemeye başvurularak bedelin tespitinin isteneceğini, bu hükmün özel dava şartı niteliğinde olduğunu, davacı idare tarafından kanun hükümleri yerine getirilmeksizin açılan davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklar ilgili Danıştay Dairesi tarafından çözümleneceğinden davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tescil bildirim formu Kadastro Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş olup bu tescil bildirim formundan da anlaşıldığına göre Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan taşınmazın müvekkili lehine irtifak hakkı açıklamasının düşüldüğünü; ancak Kadastro Müdürlüğü tarafından bu tescil formu ve tescil dosyası Tapu Müdürlüğüne gönderilmediğinden dava konusu tescil işleminin yapılamadığını, daha sonraki yıllarda da dava konusu taşınmaz üzerinde yenileme çalışması yapılarak parsel numarası değişmiş olduğundan bu gerekçe ile de tescil işleminin tapu müdürlüğü tarafından yapılmadığını, Mahkemece sanki yeni bir kamulaştırma işlemi yapılıyormuşçasına değerlendirme yapıldığını, esasen tüm işlemler tamamlanmış olup müvekkili tarafından bedellerin de ödendiğini, kamulaştırma işlemi müvekkili idare tarafından tamamlanıp bedelleri mevzuat gereği davalı adına bankaya bloke edildiğinden bu durumun tespiti ile dava konusu taşınmaz üzerinde kurulan daimi irtifak hakkının ...ili, ..., eski ...Mahallesi 1110 parsel, ... Mahallesi 20389 ada 7 parsel olan dava konusu taşınmazın tapu kaydına tesciline karar verilmesini gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde yapılan değişiklikten hem önce hem de sonrasında, bir idarenin sahip olduğu taşınmaz mal ve buna bağlı hakların diğer bir idare tarafından kamulaştırılamayacağına işaret edilmiş; ancak ihtiyaç duyan idarenin, taşınmaza sahip olan idareye ödeyeceği bedeli de belirterek başvuracağı, kabul görmezse anlaşmazlığın başvuru üzerine Danıştay ilgili idari dairesince çözümleneceği kurala bağlanmış, devir konusunda anlaşma sağlandıktan sonra ödenecek bedelde ortaya çıkacak anlaşmazlığın ise, 3533 sayılı Kanun hükümlerine bağlı olmaksızın Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi esası benimsendiği, kanun metninin gerek değişiklikten önceki gerekse sonraki hükmünden, devir konusundaki anlaşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olmadığı sonucuna ulaşılmakta olduğu, somut olayda her ne kadar davacı vekili kamu yararı kararı alındığını, kıymet takdiri yapılarak bedelin de banka hesabına bloke edildiğini, kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını ileri sürmekte ise de taraflar arasında söz konusu devir (irtifak hakkının tescili) işlemi ile ilgili olarak anlaşma sağlandığına dair muvafakat veya Danıştay ilgili dairesince davacı idare adına taşınmaz veya hakkın devrine dair bir karar bulunmadığı gibi davadaki talebin Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanındaki bedelde anlaşamama durumuna ilişkin de olmadığı, verilen kararda usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı kanaatine varıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeler
2. 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi.
3. 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Ana Kanun’a işlenemeyen, 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi ile eklenen Geçici Madde 1 inci maddesi şöyledir:
“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, kamulaştırma kararı alınmış ancak henüz tebligata çıkarılmamış kamulaştırmalarda bu Kanun hükümleri, diğerlerinde önceki hükümler uygulanır.”
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu ...ili, ..., eski ...Mahallesi 1110 parsel (... Mahallesi 20389 ada 7 parsel) sayılı taşınmazın 19.03.1998 tarihinde atık su deşarj hattı olarak kamulaştırılmasına karar verildiği, davacı idarece düzenlenen kıymet takdir raporu ile 7,00 m² için belirlenen bedelin bankaya bloke edildiği ve ...2. Noterliğinin 03.09.1999 tarihli ve 024152 yevmiye numaralı kamulaştırma evraklarının tebliğine ilişkin evrakın 17.09.1999 tarihinde usulüne uygun olarak davalı Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketinin Hukuk Başmüşavirliğine tebliğ edildiği anlaşıldığından 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesinin şartları oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile kamulaştırma işleminin başlangıcında uygulanacak olan 2942 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
IV. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!