WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2024/4581 E.  ,  2024/7978 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/211 Esas, 2023/284 Karar
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı ... vd. ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu İstanbul ili, Eyüp ilçesi, ........., köyü 204 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edilerek taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre ve husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini ileri sürmüştür.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.12.2014 tarihli ve 2013/85 Esas, 2014/483 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve davalı Hazine vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; tapusu iptal edilen taşınmazın arazi niteliğinde olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığından, gerçek zarar tapu iptal kararının kesinleşme günündeki net gelir metoduna göre hesaplanması gerekirken, Mahkemece davanın açıldığı 2013 yılı resmi rakamları esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre hüküm kurulmasının doğru olmadığı, ayrıca davacı vekili tarafından ibraz olunan 14.07.2014 havale tarihli ıslah dilekçesi harçlandırılmadığından, arttırılan kısım yönünden de tazminata hükmedilmesi, kabule göre de; harcı yatırılmadan verilen ıslah talebi kabul edilerek talep miktarının arttırıldığı nazara alınarak davanın arttırılan değeri üzerinden nispî vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken harcı yatırılan 10.000 TL üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 18.01.2018 tarihli ve 2016/20 Esas, 2018/17 Karar sayılı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bozma kararına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, bu nedenle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, davacılar vekillerinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede ise bozmadan önce harçlandırılmayan 14.07.2014 tarihli dilekçe ile davanın ıslah edildiği, bozmadan sonra 29.06.2016 tarihinde ıslah harcının tamamlandığı dikkate alınmadan dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması, kabule göre de 28.07.2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7251 sayılı Kanun’un 18 inci maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 177 nci maddesine eklenen 2 nci fıkrası ile bozmadan sonra ıslah yapılamaz kuralı uygulanmaksızın bozmadan sonra alınan bilirkişi raporuna göre harcı ödenen ve ıslah kapsamında hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 22.02.2022 tarihli ve 2021/396 Esas, 2022/133 Karar sayılı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve davalı Hazine vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 29.06.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile harçlandırılan 5.962.867,61 TL yönünden kabul kararı verilmesi gerekirken 6.365.208,00 TL üzerinden kabul kararı verilmesi doğru görülmediğinden sair hususlar incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vd. ve davalı Hazine vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; tazminat bedeli tapu iptal ve tescil davasının kesinleştiği 24.05.2011 tarihine göre belirlendiği halde faizin dava tarihinden itibaren uygulanmasının hatalı olduğunu, enflasyon nedeniyle uğranılan zarar belirlenerek tazminat alacağının tek başına yasal faiz ile değil, ayrıca enflasyon nedeniyle uğranılan zararla birlikte belirlenen alacak miktarının yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) bedel belirlenmesine dair hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapu kaydına orman şerhinin 28.11.1995 tarihli ve 4876 yevmiye numarası ile konulduğunu, temlik alanlar orman şerhini ve tapu iptal tescil davasının kesinleştiğini bilerek bu tarihlerden sonra temlik aldıklarını, bu durumda temlik alanlar, taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacak nitelikte olduğunu ve orman niteliğiyle tescil edildiğini bilebilecek durumda olduklarını, buna karşın taşınmazı temlik alanların artık bu nedenle Hazineden tazminat isteme hakkının bulunduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağını, davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden davalı Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi ve mahkeme masraflarının da buna göre hesaplanması gerektiğini, Mahkeme kararında ... yönünden ayrı bir hüküm kurularak, adı geçen temlik alan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava ıslah edildiği halde dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası.

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.

4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.

5. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.

6. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vd. ve davalı Hazine vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.