WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2024/4092 E.  ,  2024/8098 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1083 Esas, 2021/771 Karar
KARAR : Direnme

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya kısmen direnme kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., Büyükbalıklı Mahallesi 918 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, Mahkemece taşınmazın gerçek değerinin tespiti gerektiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2018
tarihli ve 2018/42 Esas, 2018/470 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2018/3962 Esas, 2019/65 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararına esas alınan raporda dava konusu taşınmaz kapama incir bahçesi kabul edildiği halde, bu raporda belirlenen kapama incir bahçesi niteliğine göre objektif ve kapitalizasyon üzerinden bedel tespiti gerekirken kapama zeytin bahçesi kabul edilerek fazla bedel tespiti, Mahkemece verilen ilk karar ile ödenen bedele dava tarihinden dört ay sonrasından itibaren ilk karar tarihine kadar, iade üzerine oluşan fark bedele dava tarihinden dört ay sonrasından itibaren son karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerekirken sadece fark bedele ilk karar tarihinden karar tarihine kadar faiz yürütülmesi doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kapama incir niteliğindeki ..., .........., Mahallesi 918 parsel sayılı taşınmaza net geliri esas alınarak ve taşınmaza uygulanan objektif değer artış oranının % 230 olarak kabulü ile değer biçilmesi yöntem itibarıyla yasa hükümlerine uygun olduğu, ancak dava konusu taşınmazın kuru tarım arazi niteliğinde olması nedeniyle Dairenin genel uygulamaları ve aynı yöreden gelen ve denetiminden geçen dosyalarda gözönünde tutulduğunda kapitalizasyon faizinin % 5 olarak uygulanması gerekirken % 4 olarak kabulü ile metrekare bedelinin fazla tespiti, hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebeye esas alınan ürünün dekara ortalama masrafları resmi verilere uygun ise de, aynı bölgeden Daireye intikal eden ve denetimimizden geçen dosyalarda üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında alınmak suretiyle metrekare birim fiyatlarının belirlendiği gözönüne alındığında dekara ortalama üretim masraflarının resmi verinin 1/3’ü oranında alınması gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı gibi; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı da gözönüne alınarak davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin kapama bahçe niteliğindeki taşınmazlar için yaygın kapitalizasyon faiz oranının kuru/sulu ayrımı yapılmaksızın % 4 olarak uyguladığı, münavebeye esas kuru tarım arazileri için uygulanan % 5 kapitalizasyon faiz oranının kapama bahçe niteliğindeki taşınmazlara uygulanmasının taşınmazın rant getirisi ve bölgenin tarımsal niteliği bakımından adil ve hakkaniyete uygun olmadığı ve üretim masraflarının resmî verilerle uyumlu olduğu, benzer dosyalarda üretim masraflarına ilişkin düzeltme yapılmadığı gerekçesiyle bozma kararının (1) ve (2) numaralı bentleri yönünden eylemli direnme kararı verilmiştir.

C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen direnme kararına karşı taraf vekillerinin temyiz isteminde bulunması üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Dairemizin 15.03.2022 tarihli ve 2021/8731 Esas, 2022/4669 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 06.03.2024 tarihli ve 2022/5-467 Esas, 2024/161 Karar sayılı kararı ile bozma kararının (1) numaralı bendine ilişkin direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına, bozma kararının (2) numaralı bendine ilişkin direnme kararının yerinde olduğu anlaşıldığından onanmasına, bozma kararının uyularak verilen karar bölümü yönünden inceleme yapılması için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; objektif değer artış oranının % 230 olarak alınmasının hatalı olduğunu, taşınmazların kuru tarım arazisi olarak nitelendirildiği hâlde kapitalizasyon faiz oranının % 4 alınmasının doğru olmadığını, müvekkili idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; üretim masraflarının 1/3'ten fazla alınmasına yönelik karara katılmadıklarını, objektif değer artış oranının % 250 olarak uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ve 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kapama incir bahçesi niteliğindeki Bursa ili, ..., Büyükbalıklı Mahallesi 918 parsel sayılı taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tespit edilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir.

4. Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanun'la Değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının dördüncü cümlesinin iptal edildiği nazara alınarak derhal ödemeye ilişkin hüküm kurulması doğrudur.

5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

6. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 06.03.2024 tarihli ve 2022/5-467 Esas, 2024/161 Karar sayılı kararı ile bozma kararının (1) numaralı bendine ilişkin direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi gereğince hükmün bozulmasına karar verildiği gözetilerek, inceleme ve işlem yapılmak üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 06.03.2024 tarihli ve 2022/5-467 Esas, 2024/161 Karar sayılı kararı ile Dairemiz bozma kararında yer alan (1) numaralı bent yönünden direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, karar verildiği gözetilerek, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının gerekleri yerine getirilmek üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.