5. Hukuk Dairesi 2024/4091 E. , 2024/7979 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1082 Esas, 2021/773 Karar
KARAR : Esastan ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Gebze-Orhangazi-İzmir otoyolu projesi kapsamında Bursa ili, Nilüfer ilçesi, Konaklı Mahallesi 1463 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi gereğince tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, Mahkemece taşınmazın gerçek değerinin tespitini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2018 tarihli ve 2018/40 Esas, 2018/473 Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin 371.250,00 TL olarak tespitine, İlk Derece Mahkemesinin 2016/658 Esas sayılı dosyası ile daha önce ödenen 212.925,00 TL'nin mahsubu sonrası bakiye 158.325,00 TL'ye ilk karar tarihi olan 14.04.2017 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine ve 158.325,00 TL'nin davalıya ödenmesi için müzekkere yazılmasına, dava konusu 1463 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2018/3961 Esas, 2019/64 Karar sayılı kararıyla Mahkemece verilen ilk karar ile ödenen bedele ilk karar tarihine kadar, iade üzerine oluşan fark bedele son karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerekirken, sadece fark bedele ilk karar tarihinden karar tarihine kadar faiz yürütülmesi doğru değil ise de; bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin 371.250,00 TL olarak tespitine, ilk karar ile ödenen 212.925,00 TL için 22.01.2017 tarihinden ilk karar tarihi olan 14.04.2017 tarihine kadar, fark bedel olan 158.325,00 TL'ye 22.01.2017 tarihinden 27.04.2018 tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine, kamulaştırma bedelinin nemalarıyla derhâl davalıya ödenmesi için müzekkere yazılmasına, dava konusu 1463 parsel sayılı taşınmazın tamamının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kapama zeytinlik niteliğindeki Nilüfer ilçesi, Konaklı Mahallesi 1463 parsel sayılı taşınmaza net geliri esas alınarak ve taşınmaza uygulanan objektif değer artış oranının % 230 olarak kabulü ile değer biçilmesi yöntem itibarıyla yasa hükümlerine uygundur. Ancak dava konusu taşınmazın kuru tarım arazi niteliğinde olması nedeniyle Dairemiz genel uygulamaları ve aynı yöreden gelen ve Dairemiz denetiminden geçen dosyalar da gözönünde tutulduğunda kapitalizasyon faizinin % 5 olarak uygulanması gerekirken % 4 olarak kabulü ile metrekare bedelinin fazla tespiti doğru olmadığı gibi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararı da gözönüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2020/1082 Esas, 2021/773 Karar sayılı kararı ile Bursa ilinin sofralık zeytin yetiştiriciliğinde önemli merkezlerden biri olduğu, bölgesel olarak zeytin yetiştiriciliği bakımından yeterli derecede yağış aldığı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin kapama bahçe niteliğindeki taşınmazlar için yaygın kapitalizasyon faiz oranının kuru/sulu ayrımı yapılmaksızın % 4 olarak uyguladığı, münavebeye esas kuru tarım arazileri için uygulanan % 5 kapitalizasyon faiz oranının kapama zeytinlik niteliğindeki taşınmazlara uygulanmasının taşınmazın rant getirisi ve bölgenin tarımsal niteliği bakımından adil ve hakkaniyete uygun olmadığı gerekçesiyle bozma kararının (1) numaralı bendi yönünden eylemli direnme kararı verilmiştir.
C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2020/1082 Esas, 2021/773 Karar sayılı direnme kararına karşı davacı idare vekilinin temyiz isteminde bulunması sonucu, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Dairemizin 15.03.2022 tarihli ve 2021/8742 Esas, 2022/4667 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 06.03.2024 tarihli ve 2022/5-393 Esas, 2024/158 Karar sayılı kararı ile bozma kararının (1) numaralı bendine ilişkin direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına, bozma kararının uyulan (2) numaralı bendine yönelik inceleme yapılması için dosyanın Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, objektif değer artışı oranının yüksek olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ve 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kapama zeytin bahçesi niteliğindeki Bursa ili, Nilüfer ilçesi, Konaklı Mahallesi 1463 parsel sayılı taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tespit edilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 06.03.2024 tarihli ve 2022/5-393 Esas, 2024/158 Karar sayılı kararı ile bozma kararının (1) numaralı bendine ilişkin direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi gereğince hükmün bozulmasına karar verildiği gözetilerek, inceleme ve işlem yapılmak üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 06.03.2024 tarihli ve 2022/5-393 Esas, 2024/158 Karar sayılı kararı ile Dairemiz bozma kararında yer alan taşınmazın kuru tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 5 olması gerektiğine ilişkin (1) numaralı bendi yönünden direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, karar verildiği gözetilerek, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının gerekleri yerine getirilmek üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!