WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2024/3535 E.  ,  2024/7949 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3667 Esas, 2024/366 Karar
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aksaray ili, ..., Alayhan köyü, 2527 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.11.2020 tarihli ve 2019/183 Esas, 2020/215 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.05.2021 tarihli ve 2020/1687 Esas, 2021/798 Karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 10uncu maddesinin sekizinci fıkrasının dördüncü cümlesi iptal edilmiş olup bedelin hak sahiplerine karar ile birlikte derhal ödenmesine ve karar tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi gerektiğinden davacı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin bu yönde yaptığı istinaf başvurusunun kabulü ile yapılan hatanın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 21.05.2021 tarihli ve 2020/1687 Esas, 2021/798 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi raporlarında belirtilen özellikleri dikkate alınarak, belirlenen m² birim fiyatı üzerinden objektif değer artışı uygulanması gerekirken, objektif değer artışı uygulanmayarak aza hükmedilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğundan, tescil hükmü yönünden yeniden hüküm tesis edilmesi gerekirken infazda tereddüte sebebiyet verecek şekilde karar verilmesi nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli ve 2022/1467 Esas, 2022/3355 Karar sayılı kararı ile davanın reddine ve davalıya İlk Derece Mahkemesince ödenmesine karar verilen 85.861,73 TL'nin davalıya ödendiği takdirde davalıdan alınarak davacı idareye iadesine, davalıya ödenmemiş ise davacı idareye iadesine ve davacı idare tarafından istinaf aşamasında depo edilen kamulaştırma fark bedeli olan 62.175,73 TL'nin davacı idareye iadesine, fark bedelinin iadesi için ilgili banka şubesine müzekkere yazılmasına, İlk Derece Mahkemesince tescil yönünden kesin karar verildiğinden dava konusu Aksaray ili, ..., ........... köyü 2527 parsel sayılı taşınmazın davacı idare adına olan tapu kaydının iptali ile davalı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli ve 2022/1467 Esas, 2022/3355 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden sonra 22.12.2022 tarihinde depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, usul ekonomisi gözetilerek davalı tarafın işin esasısına girilerek karar verilmesini isteyip istemediği yönünde beyanı da alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu Aksaray ili, ..., ..........köyü 2527 parsel sayılı taşınmazın davacı idare adına olan tapu kaydının iptali ile davalı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline %150 objektif değer artış oranı uygulanarak fazla bedel tespit edildiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava açılış tarihinden 4 ay sonrasından itibaren karar tarihine kadar yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, zira dava 2019 yılında açılmış olup o yıldaki hukuki düzenlemenin bu şekilde olduğunu, aleyhe istinaf başvuru harcına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, idarenin harçtan muaf olup kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda dava tarihinden 4 ay sonrasından itibaren faiz işletilmesine karar verildiğini, oysa iş bu davanın açıldığı tarih 06.08.2019 olup, karar ile hükmedilen faizin başlangıç tarihinde hata yapıldığını, Dairece belirlenen kamulaştırma bedeline hüküm tarihindeki TÜİK endeksi ile dava tarihindeki TÜİK endeksi uygulanmak suretiyle aradaki farkın faiz olarak ödenmesine hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu konuma göre uygulanan objektif değer artış oranının az olduğunu, arta kalan alana değer azalışı verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ve 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun7un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelir metoduna göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı ile arta kalan alana değer azalışı uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir.

6. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekmektedir.

7. Bu nedenle; hüküm altına alınan bedele dava tarihinden 4 ay sonrası olan 07.12.2019 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği hâlde dava tarihi olan 07.12.2019 tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesi ve davacı idare harçtan muaf olduğu halde istinaf başvuru harcının alınması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının

a) (3) numaralı bendinde yer alan "dava tarihi olan " ibarelerinin çıkarılarak yerlerine "dava tarihinden 4 ay sonrası olan" ibarelerinin yazılması,

b) (3) numaralı bendinde yer alan ve “ kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesine, (Anayasa mahkemesinin kamulaştırma kanunun 10. maddesinde düzenlenen faize ilişkin fıkrasının iptal edilmesi nedeni ile )” cümlesinin çıkarılarak yerine "yasal faiz işletilmesine" yazılması,

c) (7) numaralı bendinin çıkarılarak yerine, "davacı idare harçtan muaf olduğundan davalı tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf başvuru harcının talep halinde davalıya iadesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.