WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAIRESI

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2024/3368 E.  ,  2025/94 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/871 Esas, 2024/39 Karar
DAVA TARİHİ: 09.11.2016
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... 813 (yeni 2118 ada 26), 904 (yeni 2117 ada 79) ve 1675 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2020 tarihli ve 2019/60 Esas, 2020/221 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen bedelin davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2021 tarihli ve 2020/946 Esas, 2021/307 Karar sayılı kararı ile arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak zeminine; yaş, cins ve verim durumuna göre de ağaçlara değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, ancak dava konusu 1675 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan bölümünün yüzölçümü ve geometrik durumuna göre kalan kısımda değer azalışı hesaplayan rapora göre karar verilmesi gerektiği ve davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiğinden yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2021 tarihli ve 2020/946 Esas, 2021/307 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu 1675 parsel yönünden değer azalışı hesaplayan bilirkişi raporuna göre imar planında belirtilen yapılaşma olanakları nedeniyle %90 oranında değer düşüklüğü oluşacağı belirtildiğinden bedeline hükmedildiği anlaşılmaktadır. Arta kalan kısımlardaki değer kaybının %50 oranını geçmesi halinde, davalıya %50 oranında değer kaybı ile yetinip yetinemeyeceği sorularak, yetindiği takdirde bu miktara göre hüküm kurulması, yetinmediği takdirde davacı idareye arta kalan kısmın bedelinin tamamını ödemek suretiyle bu kısmın da mülkiyet hakkını kazanma imkanı sağlanması ve talebi halinde bedelinin tamamına hükmedilmesi, aksi halde bilirkişi kurullarınca belirlenen değer azalış oranına göre karar verilmesi gerektiği gözetilerek, taraflara yukarıda açıklanan hususlarda beyanda bulunmaları için mehil verilip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında dava konusu 813 ve 904 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırılan kısımlarının fen raporunda gösterilen kısımlardan farklı gösterildiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yenileme çalışmaları yapıldığından taşınmazların yenileme çalışmaları sonucu oluşan yeni tapu kayıtları dosyaya getirtilip fen bilirkişisinden tespit edilen yeni yüzölçümüne göre kamulaştırılan alana ilişkin koordinatları gösterir ek rapor alınmış, bilirkişi raporuna göre, 813 parselin 2118 ada 26 parsel olduğu ve 126,53 m²sinin kamulaştırma alanında kaldığı, 904 parselin 217 ada 79 parsel olduğu ve kamulaştırma alanında kalmadığı,1675 parsel sayılı taşınmazın Karayollarının kamulaştırılan alandan sonra kalan kısmı 3402 sayılı Kanun'un 22/a çalışmaları sonrası 2141 ada 1 parsel olduğu sınırlarında ve kamulaştırılan alandaki kısımda değişiklik olmadığının anlaşıldığı, 1675 parselin kamulaştırmadan arta kalan kısmının davalı tarafından 3. kişiye satıldığı anlaşılmakla arta kalan kısım için %90 değer azalışı verilmesi gerekmiş, diğer parseller yönünden de yeni oluşan duruma göre dava konusu 2118 ada 26 (eski 813) ve 1675 parsel yönünden davanın kabulüne, 2117 ada 79 (eski 904) parsel sayılı taşınmazda kamulaştırılan kısım bulunmadığından bu parsel yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle kamulaştırma bedel tespiti ve tescil davalarında kamulaştırma bedeline faiz işletilmesinin yasal dayanağı kalmadığından faiz hükmünün karardan çıkartılması gerektiğini, dava konusu taşınmazların tarım arazisi vasfında olduğunu, emsal kıyaslamasının yerinde olmadığını, arta kalan kısım yönünden değer azalışı verilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların bedelinin düşük belirlendiğini, kamulaştırma bedelinin günümüz ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 ve 12 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozma gereklerine uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.