5. Hukuk Dairesi 2024/3283 E. , 2024/7271 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2268 Esas, 2024/214 Karar
DAVA TARİHİ: 02.05.2019
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ:... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/163 Esas, 2022/454 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Hüküm altına alınan ve temyize konu edilen ecrimisil bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, ecrimisil yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin... ili, ..., ... Mahallesi,...Mevkiine kain 181 ada 205 parsel sayılı 5.048,00 m²lik taşınmazın maliki olduğunu, söz konusu taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırılmadan ceza infaz kurumu yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL kamulaştırma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 38 inci maddesine göre davanın 20 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, kamulaştırma ve ecrimisil taleplerinin de zamanaşımına uğradığını, müvekkili tarafından taşınmaza fiili olarak el atılıp atılmadığının yöntemince araştırılması gerektiğini, ayrıca davacı vekilinin dava tarihi itibarıyla taşınmazın niteliklerinin tespit edilmesini talep ettiğini, ancak kamulaştırmasız el atma iddiasını kabul etmemekle birlikte el atma tarihindeki niteliklerinin esas alınarak değerinin belirlenmesi gerektiğini, ecrimisilin kabul edilebilmesi için dava konusu taşınmazın fiilen kullanımının gerektiğini, ancak böyle bir durumun da bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyadaki bilirkişi raporlarının incelenmesinde harita mühendisi tarafından düzenlenen 31.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın imar uygulaması görmediğini ve imar planında resmi kurum alanında kaldığını, dava konusu taşınmaza emsal alınan 3151 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 7 katlı betonarme ev ve arsası vasıflı olması ve şehir merkezine yakın daha yakın olmasından dolayı emsal olamayacağını, ecrimisil bedellerine ilişkin emsal sayılı ...Mahallesinde bulunan 118 ada 8 parsel numaralı ve 19.912,71 m² yüzölçümlü taşınmazın 5.000,00 m² alanın kiraya verildiği ve bu alan üzerinde ticari faaliyetlerin yürütüldüğünü; ancak dava konusu taşınmazın kısmen 798,20 m²lik kısmının otopark, kalan kısmın ise ağaçlandırma yapılmasından dolayı emsalin uygun olmadığını yine dava safahatında ilk defa alınan 30.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın m² birim değeri 113,92 TL iken 25.04.2022 tarihli raporda m² birim bedelinin yaklaşık 4 kat artırılarak 476,31 TLye yükseltildiğini, bilirkişilerce fahiş hata yapıldığını, bedelin bu kadar fahiş oranda artmasının kabulünün mümkün olmadığını, usul ve kanuna aykırı raporların hükme esas alınarak karar verilmesinin isabetli olmadığını, bunlardan ayrı davacı tarafından idari yargıda imar planına karşı iptal davası açmaları bundan sonuç alamamaları gibi bir durum halinde el atma davası açmaları gerekirken imar planı ya da plan tadilatı konusunda herhangi bir dava açılmadan doğrudan el atma davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, dosya kapsamında alınan raporlarda dava konusu taşınmazın el atıldığı iddia edilen tarihte tapu kütüğünde tarla vasfında olduğu belirtildiğini, bu tarihte imar planı içerisinde olması tek başına taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü için yeterli olmadığını, hava fotoğraflarına ilişkin raporda 1975 tarihli hava fotoğrafında el atmanın olmadığı, 1986 tarihli hava fotoğrafında ceza evinin bir kısmının bulunduğu, bir kısmının inşaat halinde olduğu belirtildiğini, mahkemece 46.460,83 TL üzerinden ecrimisil hesaplandığını, bu kararın da hatalı olduğunu, ecrimisilin kabul edilebilmesi için dava konusu taşınmazın fiilen kullanımı gerekmekte olup böyle bir durum da bulunmadığını, vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerekirken nispi vekâlet ücreti takdir edilmesinin de doğru olmadığını, ıslahla artırılan bedel yönünden ancak ıslah tarihinden itibaren faiz işletilebilmekte olup bedelinin tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu... ili, Merkezi ilçesi, ... Mahallesi 181 ada 205 parsel sayılı taşınmazın... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 10.05.2019 tarihli ve 5776 sayılı yazısında resmi kurum cezaevi alanında kaldığı anlaşıldığından arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ecrimisil yönünden ise emsal kira sözleşmeleri tespit edilerek ecrimisil hesaplanmasında ve ecrimisile hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek ve harcın maktu alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmaz imar planında cezaevi alanında kaldığı gibi kısmen cezaevi duvarı ile çevrilmek kısmen de ağaçlandırılmak suretiyle fiilen de el atıldığından bedelinin tespit edilerek idareden tahsiline, taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Değerlendirme dava tarihi itibarıyla yapıldığından, bedelin tamamının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Buna karşın kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken davalı idare adına tesciline karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı İdarenin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı İdarenin Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;
1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden resen yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurursunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan '' T.C Adalet Bakanlığı'' ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine ''Hazine'' kelimesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!