WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2024/3163 E.  ,  2024/7798 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/332 Esas, 2014/298 Karar
DAVA TARİHİ: 01.06.2011
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı idare vekili ile bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili , ...,... Mahallesi, 101 ada 260 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde; 2942 sayılı Kanun'da belirtilen esaslar dahilinde dava konusu taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 20.03.2012 tarihli ve 2011/308 Esas, 2012/449 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 20.03.2012 tarihli ve 2011/308 Esas, 2012/449 Karar sayılı kararı karşı süresi içinde bir kısım davalılar ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 46 ncı maddesinin son fıkrası "ana gayrimenkulün arsası ile birlikte kamulaştırılması halinde, her bağımsız bölümün kamulaştırma bedeli, bağlantılı bulunduğu arsa payı ile eklentileri de göz önünde tutularak ayrı ayrı takdir olunacağı" hükmünü koymuştur. Böyle olunca yapının arsasına 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi göz önünde tutularak kamulaştırma gününden önceki, özel amacı olmayan emsal satışlara göre, üzerindeki yapılara aynı maddenin (h) bendi gereğince, değerlendirme tarihindeki resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesapları gösterilip, yıpranma payı düşülmek suretiyle ve ayrıca (i) bendi hükmü uyarınca bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüler de dikkate alınarak kamulaştırma karşılığının kanuna uygun biçimde belirlenmesi gerekir. Buna göre, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, arsa değeri ve tüm yapının (ortak yerleri içerir biçimde) değeri hesaplandıktan sonra, arsa payına düşen miktarına göre bağımsız bölümün karşılığı tespit edilir. Şayet o bağımsız bölüm yapısında, değeri etkileyecek özellik ve nitelikte ekstra ilaveler varsa, bunların da göz önünde tutulması gerekir. Bu nedenle; belirtilen yönteme uyulmadan binalara bedel belirleyen ve ayrıca emsal kabul edilen taşınmazın satış tarihi de, dava tarihinden sonraki satış olduğundan, emsal olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden düzenlenen geçersiz rapora göre hüküm kurulması doğru değildir. Bu itibarla; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden, yakın zamanda satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için yeniden imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapıların (balıkçı dükkanları vs) yapı bedellerine de hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,dava konusu yapının yaşı ve niteliğine göre yıpranma payı, % 20 olduğu hâlde, idarenin gerekli önlemleri almaması nedeniyle meydana gelen su baskınından dolayı yapılardaki hasarın fazla olduğu kabul edilip, yıpranma payının % 50 alınması suretiyle eksik bedel tespiti, Kabule göre de; dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi olduklarının ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup, değerlendirme tarihi olan 2011 yılında, dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerlerinin, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden getirtilip, bilirkişi kurulunca incelenen ve değer biçmeye esas alınan taşınmazın, bilirkişi raporunda belirtilen tarihteki satışlarına ilişkin alıcı, satıcı, satış tarihi, satış bedeli ve yüzölçümünü gösterir şekilde tapu kaydının Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilip, bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması, tapu kaydındaki haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin davacı idareden alınarak davalılara ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bedelin fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Bir kısım davalılar temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeli depo edilmeden taşınmazın idare adına tescili karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ve 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının ilgili bölümleri.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalıların aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın, 10. maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere Mahkemece uzatılabilir." hükmü karşısında, Mahkemece verilen sürelere rağmen belirlenen fark kamulaştırma bedeli bankaya bloke edilmediği gibi, davacı idare vekilinin bedelin yatırılmayacağı yönündeki beyanı da dikkate alındığında, davanın reddi ile bozma öncesi tespit edilen ve davacı idarece bankaya bloke edilen kamulaştırma bedeli davalı tarafa ödenmiş ise davalılardan tahsili ile davacı idareye verilmesine, ödenmemiş ise idareye iadesine Mahkemece verilen ilk karar ile dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili yapılmış ise idare adına oluşan tapu kaydının iptali ile yeniden davalılar adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesi gerekirken davaya alacak davası olarak devam edildiği belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Bir kısım davalıların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.