WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAIRESI

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2024/3128 E.  ,  2025/96 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3440 Esas, 2024/42 Karar
DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ...
İHBAR OLUNAN : ...-
KARAR : Taraf vekilleri
İLK DERECE MAHKEMESİ :...3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/161 Esas, 2023/141 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri ile ihbar olunan İl Milli Eğitim Müdürlüğü vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükme karşı kanun yollarına müracaat etme hakkı davada taraf olan kişilere aittir. Kural olarak fer'i müdahilin mahkemece verilen kararı temyiz etme hakkı yoktur; ancak mahkemece usul ve kanuna aykırı olarak fer'i müdahil hakkında hüküm kurulmuşsa, fer'i müdahil hükmün kendisiyle ilgili bölümünü temyiz edebilir. İş bu davada ise davada fer'i müdahil veya asli müdahil sıfatını taşımayan ve hakkında mahkemece hüküm kurulmayan ihbar olunan İl Milli Eğitim Müdürlüğünün mahkemece verilen karara ilişkin olarak temyiz talebinde bulunma hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; ihbar olunanın temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacılardan ... ve ... dışındaki davacıların paylarına düşen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, adı geçen davacılar dışındaki davacılar yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacılar ... ile ...'in payları yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan adı geçen davacılar ve davalı idare vekillerinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu...ili, ...,...ahallesi 3607 ada 1 parsel sayılı taşınmazın uygulama imar planı ile "ilköğretim alanı" olarak kamuya tahsis edildiğini, ancak kamulaştırma yapılmadığından davacıların mülkiyet hakkının kısıtlandığını, bu nedenle taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının, alacağa yasal faiz uygulanması gerektiği yönündeki hüküm fıkrası kaldırılarak, ödenmesine karar verilen bedelin enflasyon etkilerinden arındırılarak güncelleştirilmesi, bedelin tespitinde esas alınan tarih ile ödeme tarihi arasında geçen süredeki hissedilir değer kaybını telafi edecek biçimde faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hukuki el atmaya ilişkin uyuşmazlıklarda idari yargının görevli olduğunu, müvekkil idarenin sorumluluğunun olmadığını, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal kıyaslamasının hatalı olduğunu, okul alanı olarak işaretlenen yerler hususunda, icrai nitelikteki tüm idari işlemleri tesise yetkili kurum Milli Eğitim Bakanlığı olduğunu, davacılar lehine nispi vekâlet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 222 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesine göre, belediye sınırları içerisindeki ilkokulların yapım ve bakım sorumluluğu İl Özel İdaresine ait olduğu; ancak 6 Aralık 2012 tarihli ve 28489 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, İl Özel İdarelerinin tüzel kişiliği kaldırılarak yetki, görev ve sorumlulukları ilgisine göre kamu kurum ve kuruluşlarına devredilmiş olduğundan artık sorumlu idare Milli Eğitim Bakanlığı haline geldiğini, dava konusu taşınmazın uygulama imar planında ilkokul alanında kaldığının anlaşıldığı, buna göre; işlemin hukuki el atma niteliğinde olması sebebi ile davanın adli yargı yerinde görülmesinin, taşınmazın bulunduğu yerin büyükşehir olmaması sebebi ile de davalı ... Özel İdaresine husumet yöneltilmesinin yerinde olduğu, bunun gibi, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer belirlenmesinde ve taşınmazın davacı hissesine isabet eden tapu kayıtlarının iptal edilerek Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, anlaşıldığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf nedenlerini tekrar ederek kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde-1 inci maddesi: “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli ve 2016/181 Esas, 2018/111 Karar sayılı Kararı ile)”

3. 26.11.2020 tarih ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ile 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde1 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle: "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür."

4. 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrası: "Satınalma veya kamulaştırmak, köy okulları için köy tüzel kişiliğine, şehir ve kasaba okulları için özel idareye aittir."

5. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmazın bulunduğu Belediye'nin Büyükşehir Belediyesi olmadığı, bu kapsamda, 6360 sayılı Kanun uyarınca İl Özel İdaresinin tüzel kişiliğinin kaldırılmadığı anlaşılmıştır.

3. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, 31.08.1990 tarihinde onaylanan ve halihazırda yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında dava konusu taşınmazın “İlköğretim Alanı” olarak ayrıldığı, 222 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı ... Özel İdaresi yönünden, davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.

4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılardan ... ile ... ve davalı ... Özel İdaresi vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiş ise de emsal taşınmazın küçük hisseli satış olması nedeniyle rapor inandırıcı görülmemiştir.

6. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.

7. Eldeki davada dava konusu taşınmaz 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ilköğretim alanında kaldığından ve fiili bir el atma bulunmadığından taşınmazda hukuki el atma nedeniyle taşınmazın bedeline hükmedildiğinden Ek Madde 4'ün uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiş ise de; 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ile ; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” hükmü getirildiğinden ve harca esas değer üzerinden belirlenen vekâlet ücretinin de maktu harca tabi davalarda maktu alınması gerektiği halde maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. İhbar Olunan Vekilinin Temyizi Yönünden;
İhbar olunan vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

B. Davacılar ve Davalı İdare Vekillerinin Davacılar...,... ..., ..., ...'a İlişkin Temyizleri Yönünden;
Davacılar ve davalı idare vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE,

C. Davacılar ve Davalı İdare Vekillerinin Davacılar ... ve ...'e İlişkin Temyizleri Yönünden;
1. Adı geçen davacılar ve davalı idare vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Adı geçen davacılar ve davalı idare vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.