5. Hukuk Dairesi 2024/3006 E. , 2024/7090 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/1684 Esas, 2022/1599 Karar
I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR
A. Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.10.2022 Tarihli ve 2022/740 Esas, 2022/1626 Karar Sayılı Kararı
Dava konusu ana taşınmazın ...adresinde olduğu, ana taşınmazın Balıkesir Sulh Hukuk Mahkemesinin yetki sınırları içerisinde kaldığı, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 33 üncü maddesinde kat maliklerinden birinin borç ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi yüzünden zarar gören kat malikinin (yöneticinin) ana gayrimenkulün bulunduğu yerin Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak hakimin müdahalesini isteyebileceği şeklinde özel düzenleme ve kesin yetki kuralı bulunduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
B. Ayvalık Sulh Hukuk Mahkemesinin 01.12.2022 Tarihli ve 2022/1684 Esas, 2022/1599 Karar Sayılı Kararı
Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği, davanın dayanağı icra takibinin konusunun para alacağı olup, talep edilen borcun götürülecek borçlardan olduğu, davada ise davacının yerleşim yerinin ...olduğu, götürülecek borç olması nedeni ile davacı alacaklının seçimlik hakkını kullanarak Ankara İcra Dairesinde takip yapmasında ve dolayısıyla davanın Ankara Mahkemelerinde görülmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. İlgili Hukuk
1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.
2. 634 sayılı Kanun’un 22 nci, 33 üncü, 66 ncı ve devamı maddeleri
3. 6100 sayılı Kanun’un 6 ncı, 10 uncu, 19 uncu ve 115 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50 nci maddesi
C. Değerlendirme
1. İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi 2004 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin yollaması ile 6100 sayılı Kanun'un genel hükümlerine göre belirlenecektir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Yine aynı Kanun’un 16 ncı maddesine göre ise haksız fiilden doğan uyuşmazlıklarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi icra dairesi de yetkilidir. Aynı Kanun’un 10 uncu maddesine göre ise sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir.
2. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Davalı tarafça süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmazsa davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.
3. Dosya kapsamı ve yapılan kolluk araştırması sonucunda davacı işletme kooperatifinin 686 ada 23 parselde kurulu olduğu, davalının ise 721 ada 1 parselde malik olduğu, dolayısıyla dava konusu sitenin birden fazla ada ve parsel üzerinde kurulu olup, 634 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile 66 ncı ve devamı maddelerinde düzenlenen toplu yapılara ilişkin özel hükümler uyarınca sitede henüz toplu yapı yönetimine geçilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığa 634 sayılı Kanun hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerektiğinden Kanun'un 33 üncü maddesinde düzenlenen ana taşınmazın bulunduğu yer icra dairelerinde takip başlatılması ve dava açılması konusunda kesin yetki söz konusu değildir.
4. Somut olayda, davacının alacağının tahsili için Ankara 4. İcra Dairesinde takip başlatıldığı, davalının sadece borca itiraz ettiği, böylelikle icra dairesinin yetkisinin kesinleştiği anlaşılmaktadır. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesinin o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali yönünden yetkili hale getirmezse de, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta kesin yetki kuralının bulunmadığı ve davalı tarafça yetki itirazında bulunulmadığı ve uyuşmazlıkta genel hükümlerin uygulanması gerektiği anlaşılmakla, uyuşmazlığın Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir.
III. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!