WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2024/2883 E.  ,  2024/8216 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/968 Esas, 2023/1648 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/418 Esas, 2023/31 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, Tuşba ilçesi, Ziraat Meslek Okulu Mahallesi 116 ada 16 parsel (ifrazen 116 ada 46 parsel) sayılı taşınmazın tapu kaydına, davalı kurum tarafından, 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi uyarınca şerh konulduğunu, bu şerhin davacının mülkiyet hakkını kullanmasını kısıtladığını belirterek dava konusu taşınmaz üzerine davalı kurum tarafından konulan şerhin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare cevap dilekçesinde özetle; açılan kamulaştırma davası nedeniyle dava kesinleşene kadarki süreç içerisinde, taşınmazın el değiştirmesinin ve muhtemel kamu zararının önüne geçmek için taşınmaza 31/b şerhi konulduğunu, kararın kesinleşmesi ile birlikte kararın infazı ve söz konusu şehrin kaldırılması için Van İl Kadastro Müdürlüğüne müracaat edildiğini; ancak herhangi bir işlemin yapılamadığını, idarece şerh koyma tarihinden itibaren altı ay içerisinde tescil işlemi sağlanamadığında şerhin resen kaldırılması gerektiğini, müvekkili idarenin söz konusu şerhin kaldırılmamasından sorumlu olmadığını, idari yargının görevli olduğunu, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şerh terkin edildiğinden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerine konulan 31/b şerhinin davalı idare ve dolayısı ile kamunun menfaatini korumak adına Kanun tarafından idareye tanınan bir hak ve yetki olduğunu, yeni malikin hasım rolü olmadığından husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, kesinleşen mahkeme kararları ile kazanılmış haklarının zayi olmaması, tescil işlemlerinin gerçekleşmesi ve usul ekonomisi gereği, dava konusu yapılan taşınmazın tapu sicillerine bu şerhlerin konulmasının talep edildiğini, şerhin konulduğu tarihten önce dava konusu taşınmaz ile ilgili karar veren mahkeme nezdinde 2942 sayılı Kanun hükümlerine dayanılarak açılmış bir dava bulunduğunu, mahkeme kararı sonucu tescil işlemleri gerçekleştiğinde ilgili şerhin, tapu müdürlüğü tarafından resen kaldırılması gerektiğini, tapu iptal ve tescil talebinde bulunulmasına rağmen gerekli tescil işleminin yapılamadığını, idareye izafe edilecek bir kusur bulunmadığından tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin müvekkili idare üzerinde bırakılmasının usule aykırı olduğunu, davanın husumet yönüyle reddi gerektiğini, dava konusu şerhin konulmasından itibaren geçen sürenin Yargıtay kararında belirtilen sürenin çok altında kaldığını, Covid-19 Pandemisi nedeniyle oluşan mücbir sebebin de sürenin hesabında dikkate alınması gerektiğini, idareye yapılacak basit bir başvuru ile de şerhin kaldırılması mümkün olduğu hâlde, davacı tarafından yapılan işlemler ve açılan iş bu davanın dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, idari yargının görevli olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesini yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu şerhin davalı talebi üzerine tapu kaydına uygulanmasından önce davacının, davalı idare aleyhine kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açtığı, haksız fiilden kaynaklanan bu davada davacıya verilen tazminatın kamulaştırma bedeli değil, haksız el atmanın karşılığı olan tazminat olduğu, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davalarında, 2942 sayılı Kanun'un yalnızca taşınmazlara değer biçilmesine ilişkin hükümlerinin kıyas yoluyla uygulandığı,ancak usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapılması halinde uygulama olanağı olan 31/b maddesinin bu tür davalarda kıyas yoluyla uygulanamayacağı, taşınmazdan kamulaştırma yapılmaksızın geçirilen enerji nakil hattı nedeniyle davalı idare lehine irtifak hakkı tesis edilmesi halinde tesis edilen irtifak hakkının tapuya tescil edilmesi yerine, 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi uyarınca satılamaz şerhinin konulmasının maddenin düzenleme amacına uygun düşmediği, bu nedenle dava konusu şerhin kaldırılması gerektiği, bununla birlikte dava konusu taşınmaz üzerinde davalı talebi ile konulan 31/b şerhinin dava tarihinden sonra kaldırıldığı, dava tarihi itibarıyla davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmış olup dava konusu taşınmazı dava tarihinden sonra satış suretiyle devralan tapu malikinin davacı sıfatıyla davaya katılımı sağlanarak davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde, davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında ve miktarında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaz üzerine davalının talebi ile 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin (b) bendi uyarınca konulan şerhin dava açıldıktan sonra terkinine karar verildiğinden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesinde ve vekâlet ücreti ile yargılama giderinden davalı idarenin sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.