5. Hukuk Dairesi 2024/13838 E. , 2025/4790 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/942 Esas, 2024/832 Karar
I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR
A. Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.06.2024 Tarihli ve 2024/225 Esas, 2024/292 Karar Sayılı Kararı
Davacının Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nde hükümlü olduğu, bu durumda davacının Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu adresinin Eskişehir olduğu davada Eskişehir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olup, uyuşmazlığın; Eskişehir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
B. Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.11.2024 Tarihli ve 2024/942 Esas, 2024/832 Karar Sayılı Kararı
Davacı tarafından menfi tespit talepli dava açıldığı, davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı gibi süresinde ve usulüne uygun yapılmış herhangi bir yetki itirazının da bulunmadığı, bu durumda davanın açıldığı mahkeme yetkili olmasa dahi yetki itirazının bulunmaması sebebiyle yetkili hale geleceği, cevap dilekçesi sunulmaması ve yetki itirazı bulunmaması sebebiyle Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen yetkisizlik kararının usule uygun olmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. İlgili Hukuk
1. Farklı Bölge Adliye Mahkemelerinin yargı çevresinde kalan İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) “Menfi tesbit ve istirdat davaları” başlıklı 72 nci maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir:
“Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.”
3. 6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”
4. 6100 sayılı Kanun'un “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19 uncu maddesi şöyledir:
“(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.
(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.”
C. Değerlendirme
1. Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilerek genel yetkili mahkemelerin yetkisi düzenlenmiş olup menfi tespit davalarında yetki kesin değildir. Bu davalarda kesin yetki kuralı bulunmadığından 6100 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez.
2. Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla genel ve özel yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı davasını, bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir.
3. Somut olayda, yerleşim yeri Merkez/Eskişehir olan davacının, Sakarya 4. İcra Dairesinin 2011/2256 Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine karşı açtığı menfi tespit davasında takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olması ve davacının seçimlik hakkını icra
takibinin açıldığı yer mahkemesi olarak kullandığı anlaşıldığından; uyuşmazlığın Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir.
III. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!